1. 1991 yapımı film. Ana karakter filme ismini veriyor. Tiyatro yazarı olan fink oyunlarının büyük beğeni almasıyla birtakım işverenler arasında ünleniyor, amacı gerçek bir hikaye yaratıp tiyatroyu ait olduğu yere taşımak fakat money talks, işlerini kendi halletmek için paraya ihtiyacı olan Fink bir aracıyla Hollywood'a gidiyor ve dönemin sevilen işlerinden birtane daha yazmak için bir şirketle anlaşıyor ve olaylar başlıyor.

    Film somuttan soyuta doğru ilerliyor karakterin yaşadıkları, kurgulaşıyor ve içinde kayboluyor. Yine filmde geçen sahnelerden birinde ".. en azından yarın ne yapacağını biliyorsun, yazarlık... Yazarlık sondaj gibidir kafanın içinde ne çıkacağını bilmediğin şeyleri çıkartmak gibi ve insan beyninin bir haritası yok..." Karakterin filmin ilerleyen bölümlerinde hikayeyi yaratmak için kendi somut dünyasından koparak ve acı çekerek nasıl kazdığına şahitlik ediyoruz. Aslında filmin daha en başında bu yaşanacakların sadece bir gösteriden ibaret olduğunu sonrasında kameranın plajdaki kadın resmine zoomlamasıyla soyut birşey göstereceğine göz kırpıyor. Zamanın sıkıcı aksiyon filmlerine atıfta bulunarak eleştirildiği hitler ve holy bible göndermelerinin olduğu, yazarın yazarken yaşadığı bir film. Tek mekanda geçmesede çoğunlukla aynı mekanda geçiyor biryere kadar durağan ilerlesede sonlara doğru ekrana kilitliyor kendini. 90larda kaybolmuş underrated bir başyapıt diyebilirim.

    Edit: hassiktir dalgınlığıma gelmiş ana karakterimiz the big leblowskinin ve Jesus rollsda karşımıza çıkan John turturro, filme son iki filmi izlemeden önce başlamıştım yeni bitirebildim gözüm biryerden ıstırıyor diyorum bende hahahaha viskiyi fazla kaçırdım sanırım.
    #261878 isthatnotokey | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0eser karakteri, film 
  2. filmi.
    filmi bu sıcak havalarda hatırlamamak lazım.
    #261907 lily mars | 4 yıl önce
    0film