1. Sait faik abasıyanık'ın "menekşeli vadi" adlı hikayesinden esinlenilerek oluşturulmuş film.

    1968'de çekilen filmin başrollerinde türkan şoray ve izzet günay yer almaktadır.

    *****

    "Sevmek de yetmiyormuş. çok eskiden rastlaşacaktık..."

    #2091 kesret | 8 yıl önce
    0film 
  2. "murat kalaycıoğlu" tarafından bestelenen orhan veli şiirleridir. şarkı, orhan veli'nin "tahattur" ve "gelirli şiir" şiirlerinden bestelenmiştir. şiirlerden bestelenen şarkıya "vesikalı yarim" adı verilmiş, bestelenen şarkı, edip akbayram'ın yorumuyla can bulmuştur. şarkı, edip akbayram'ın 1985 yılında yayımlanan "edip akbayram dostlar 1985" ve 1998 yılında yayımlanan "dün ve bugün" albümlerinde yer almıştır.

    şarkı linki


    alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden
    tabakam senin yadigarın
    iki elin kanda olsa gel diyor telgrafın
    ben seni nasıl unuturum vesikalı yârim

    istanbul'dan ayva gelir nar gelir
    döndüm baktım bir edalı yar gelir
    gelir dersen dar gelir
    gün aşırı alacaklılar gelir
    anam dayanamam bu iş bana zor gelir


    şarkının bestelendiği şiirler için,

    (bkz: )
    (bkz: )
    #2098 ma icari | 8 yıl önce (  6 yıl önce)
    0şarkı 
  3. Saik Faik'in Menekşeli vadi ve Orhan Veli’nin Tahattur'undan esinlenilmiş muazzam Safa Önal senaryosudur. Yönetmenliğini Lütfi Akad yapmıştır. Döneminin müthiş varoluşudur. Film akıl karıştırmak yerine akıl yarıştırır.

    Çok tuhaf çok tanıdık diye bir çözüleme kitabı da vardır. Nilgün Abisel, Umut Tümay Arslan, Pembe Behçetoğulları, Ali Karadoğan, Semire Ruken Öztürk, Nejat Ulusay el birliği ile hazırlanmıştır. Filmin çözümlemesi yapılmış hatta özel röpottajlara yer verilmiştir. Misal beni çok etkileyen Safa Önel'a ait minik bir kısmını paylaşacağım.

    ''Lütfi ağabey gayet rahat, müthiş bir keyfin, tadın içinde. Var mı vaktin? Vaktim yok ama sizin için bulurum, yaratırım dedim. Öğleden sonra o zaman bana, eve gel dedi. Başka bir şey söylemedi. Tekrar el sıkıştık. Çok terbiyeli adamdı. Yalnız setlerde kükrerdi, öyle şakası yok. O set bir mabet bir anlamda. Orada biraz cıvıttınız mı lafı yemelisiniz. Öğleden sonra müthiş bir sevinç yaşadım. Öğleden sonra gittim Mecidiyeköy’deki evine. Önde büyükçe bir bahçe, alçacık duvar ve bir de köpecikleri var. Öyle bir yerde oturdu. Ben bir film yapacağım, seni istiyorum dedi. İyi. Türkan Şoray ve İzzet Günay’la çalışacağım, dedi. Evet dedim. Nasıl bir şey istiyorsunuz? Bir Marlon Brando filmi gördüm, dedi. Atını çaldılar Marlon’un. Gitti, aradı, taradı, atını buldu, getirdi dedi. Yazılıdır. Evet dedim ben. Bu dedi. Efendim? Bu. Ne kadar zamanda bir şey hazırlarsın? Ben laf edemedim. Ne kadar zamanda, atını çaldılar, Türkan Şoray filmi, aradı, buldu, geri döndü... Omuzları biraz inmiş bir Safa Önal çıktı oradan. Eve geldim. Karım kapıyı açtı, yaslandım kapıya. Anladı. Olmadı, olmadı dedim. Yürümez burada. Bulamam bir Türkan filmi. Tanımıyorum Türkan’ı da. Yüzünü görmemişim. Bir gün sürdü o yeniklik duygusu.''
    #134723 ethicaysa spinoza | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    4film 
  4. 29 mart 2019 15:30 vefa sahnesinde film gösterimi
    29 mart 2019 17:30 zeyrek sahnesinde söyleşisi olacaktır. konuk sanatçısı filmin senaristi safa önal'dır.
    detaylar için;
    www.tsa.org.tr/...
    #135488 ethicaysa spinoza | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    0film 
  5. “- her birimiz yolumuza gitsek
    - yolumuz?
    - öyle
    - birleşti biliyorum
    - yok birleşecek gibi değil
    - benim yolum başka... seni tanıdıktan sonra anladım bunu. senle beraber olduktan sonra… sevgi de yetmiyormuş. Çok eskiden rastlaşacaktık”

    (Vesikalı Yarim filminden / 1968)

    youtu.be/...
    #293989 ma icari | 2 ay önce (  2 ay önce)
    3film