1. 'nun yıllardır başında olduğu büyükşehir belediyesinin ulaşıma bakış açısı berbatlaşmış, "tramvay yaptık, otobüsleri kaldırıyoruz, ki tramvayı kullanın" mantığı sebebiyle izmir'in en eski otobüs hatlarının birkaçının tamamen kaldırılması sonrası doğrultusunda - arasındaki toplu taşıma hattı 2 vagonluk, saatte 2 km hızla giden, 100-200 kişi anca taşıyabilen, 10 dakikada 1 seferi olan, turist çekmekten başka hiçbir yaraya merhem olmayacak, sikimsonik tramvaya endekslenmiş canım şehir. çok sinirliyim. özellikle bunca köklü değişiklik hayatını zerre etkilemiyormuş gibi gözlerini, kulaklarını kapatmış olanlara karşı çok sinirliyim.

    10 yıl kadar önce aktarma merkezleri peydahlandığındaki sefer sıklığı 12 dakikada 1 olan izban, halâ aynı sefer sıklığında. bu kadar süre boyunca elektronik tabelaları bile doğru göstermeyi başaramadı. "tramvay da olsun bari" diyen belediyedeki akıllı bir anda -göztepe arasındaki sahil hattında inşaat çalışmaları başlattı. benim gördüğüm 2 büyük kaza oldu, görmediğim birinde de 2 kişi hayatını kaybetti. bu ölümlerin davaları takipsizlikle sonuçlandı. kazaya sebep olan belediyeydi çünkü 1 buçuk kilometrelik sahil hattında karşıdan karşıya çekmek için trafik lambasını bırak, elektrik direği bırakmamış; söz konusu bölgeyi şantiyeye çevirmişti. yayalara çarpan araç sürücüsü arabadan çıkıp koşarak uzaklaştı, 2 ay sonra anca ortaya çıktı. belediye bunlar hakkında tek bir kelime açıklama yapmadı. penguen basının ege eklerinde bu cinayeti okuyanlar da tepkisizleşti, unuttu, gitti.

    şu tramvay mevzusu ise her şeyin üzerine tüy dikmiş durumda. 1 yıldır devam eden mithatpaşa alt geçit'i trafiğe açıldı ama çevre düzenlemesinin daha 1 yılı daha olduğu konuşuluyor. yahu, tramvay (edit: çalışması) olduğu için iptal edilen mithatpaşa'daki otobüs durağı bile geçen ay yerine kondu. kışa kadar bu çevre düzenlemesi bitirilmezse, sabahın köründe balçık içinde şantiye alanından geçip öyle tramvay bekleyecek bu insanlar. 3 dilekçe yazdım ben belediyeye. hiçbirine cevap alamadım bu konuyla alakalı. oturduğum mahalledeki cam şişe kumbaraları kaldırıldığında yazdığım şikayete anında geri dönüş sağlamışlardı. inşaatçı ile belediye arasındaki ilişkiyi de araştıracağım.

    tramvay dünden beri ücretli oldu ve aynı gün mustafa kemal sahil bulvarı'ndan alsancak yönüne giden bütün otobüsler kaldırıldı. inönü caddesi'nden konak'a ek seferler ve hatlar açmış paşam. yahu, benim yaşım fazla değil ama ben bile izmir metro açılmadan önce tamamı trafiğe kapatılan hatay esnafının neler çektiğini yakından gözlemledim, biliyorum. hemen hemen hepsi kepenk kapatmıştı inönü caddesi trafiğe 2 yıl boyunca kapatıldığı için. trafiğe açıldığında bir şeylerin değişeceğini bekledim ben ama bunun yerine yolu rahatlatmak için hiçbir şey yapılmadı. hatay'daki akşam trafiği halen benim çocukluğumdaki berbat halinde. sahil yolundaki otobüsleri kaldırıp inönü caddesi'ne konak hatları yerleştirmek neyi çözecek; gerçekten aklım almıyor benim.

    tramvayın alsancak trafiğine ekleyeceği yük, sadece arabası olanları etkilemeyecek ve onlara tahminen 10-20 dakikalık zaman kazandıracak. zaten arabası olmayıp toplu taşıma ile işine, gücüne gitmek zorunda olanlar kimsenin aklında değil. "alsancak trafiğini rahatlatacağız" diyerek yürürlüğe gökten zembille indirilerek sokulan tramvayın çankaya'da trafiğin ortasından geçtiği ve 'nın girişinde durağının olduğunu da kimse umursamıyor. iş çıkışlarında zeplinle evlerine gidenler yukarıdan bize el sallıyordur, eminim. geri kalan kitle içinse bu zulüm, tramvayın yepyeni koltuklarına yorgunluktan çökmüş gözlerle bakmaktan daha fazla şey ifade ediyor.

    benim izmir'in toplu taşımayı kullanan insanlarından zerre umudum kalmadı. dünkü sistemin yürürlüğe gireceği daha önceden açıklanmıştı. bir önceki hafta sonu konak'ta yürüyüş oldu, ben de katıldım. bir avuç insandık. herkes "aman, bana ne, ucu bana dokunmuyorsa, kılımı kıpırdatmam" mantığına büründüğünde elinizde bir izmir olmayacak. anca suriyelilere ve doğudan gelen göçe kafayı takıp boş muhabbet döndürürsünüz kendi aranızda artık.

    ekleyeyim: beni zerre etkilemiyor bu son değişiklik. işe metro ile gidiyorum, alsancak'ta işim olduğunda da işten çıkıp metro+izban yapıp alsancak'a geçiyorum. sahile çıkıp 15 yıldır yaptığım piizi de kulüp binasının orada yapıyorum. gerekirse 'dan oraya yürürüm. nasıl oldu, böyle iyi mi? böyle anlatınca, ben de "kılımı kıpırdatmam, sesimi yükseltmem" kitlesine dahil olma hakkımı kazandım mı?

    son: özellikle kışın tramvaylarda çekeceğiniz dertleri bile özümseyeceğiniz, kanıksayıp tek kelime tepki gösteremeyeceğiniz günler henüz gelmedi. o günler gelmiş gibi davranmak sizin elinizde tabii. o günlere kadar böyle davranmaya devam ederseniz, her şey boka battığı zaman, tepki göstermek istediğinizde kimseyi yanınızda bulamayacaksınız.
    #99235 lake of the hell | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    3şehir