Gençliğimizin baharında; dost meclislerindeki muhabbetimizin aşk üzerine, ufak tefek serserilikler üzerine, çocukluk anılarına dair olacağı yaşlarımızda; içki masasında bile konumuz ülkenin dertlerinden öteye gidemiyor.
Tüm dostlarımda kişisel emeğin bu denli itibarsızlaşmasının sebep olduğu yılgınlık var artık. Geleceğe dair parlak düşüncelerimize ket vurulmuş sanki.
Kavramların içinin bu denli boşaltıldığı, insan olma onurunun artık az rastlanır bir değer olduğu, fikirlerin bu denli pusturulduğu yıllarda yaşamak da bizim şanssızlığımızmış demek ki.
Umut mu? "Umut bu diyarlardan gideli çok oldu."
Ama yine de; umudumuzu söküp alanlara karşı oynayacak son bir kozumuz daha var. Ne kadar umudum kalmasa da, inancımı yitirsem de içimde bir parçam hala umut ediyor. "Umut kaybolsa da yolunu bulur."