temsil eder. Yedi katın her birini tanıyan, tanrıya ulaşır.
Rivayete göre tanrıya ulaşmak için inşa edilmiştir. Fakat son katın inşasına gelindiğinde tanrı insanlardan korkar ve dillerini değiştirir. Sabah uyandıklarında her insan farklı bir dili konuşur. Aralarında anlaşamazlar ve kulenin inşaatı durur.
ibrani kaynaklara göre: Tevrat, tekvin 11, 1-9:
"Başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova buldular ve oraya yerleştiler.
Birbirlerine, "Gelin tuğla yapıp iyice pişirelim" dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
Sonra, "Kendimize bir kent kuralım" dediler, "Göklere erişecek bir kule dikip ün salalım. Böylece yeryüzüne dağılmayız."
RAB insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağıya indi
ve şöyle dedi: "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar.
Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki birbirlerini anlamasınlar."
Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.
Bu nedenle kente babil (kargaşa) adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların dilini orada karıştırdı ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıttı."
İslami kaynaklara göre:
kasas suresi, 38. ayet: firavun dedi: "ey seçkinler topluluğu! ben sizin için benden başka bir tanrı tanımıyorum. ey hâmân! benim için çamurun üzerinde ocağı yakıp bana bir kule yap ki mûsa'nın tanrısına ulaşayım. aslında ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum."