1. en son geçen sene gittiğimde biraz olsun düşüncelerimdeki olumsuzluğun kaybolduğu ama ilk gördüğüm dönemlerden kalan (yağan karın üzerini kaplayan ve rengini griye çeviren is tabakasıyla 80'li yılların hava kirliliği ile boğuşan ankarası) etkilerin bir çoğunun ortadan kalkmasını sağlamayan, bana oldum olası her şeyiyle mesafeli, samimilik, (kim bilir belkide siyasetin merkezi olması ve benim neredeyse ülkedeki siyasetin bu ülkeye hiç bir şey kazandırabilecek seviyede olmadığını hatta olamayacağına dair yerleşik görüşlerimden dolayı) içtenlik hissi uyandırmayan, yapılan yatırımlarla çehresi mimari açıdan değişim yaşadığı fark edilse de, sanki yaşanmışlık barındırmayan, yapay ve uyumsuz oluşturulmuş bir mekan havası uyandıran şehir.

    yaşayanların bazılarının kullandıkları "ankara bebesi", "vay gardaşım" v.b gibi hitapları hiç samimi bulamadığım, bir çok kelimede kullandıkları "k" harfi yerine "g" harfi, genelde (benim karşılaştığım bir çok yerde) sağa sola aldırmadan yüksek sesle konuşmaları gibi bir çok sebeple hiç sevemediğim bir şehir.

    bundan da öte doğu zihniyetini hala damarlarına kadar taşıyıp, yaşayıp batı kültürünün bir parçası olan alışveriş merkezlerine akın akın gitmelerini ve oradaki umarsız halleri, hareketleri de bana yine uyumsuzluğu çağrıştıran ve gözüme batan çelişkili durumlardan biri.
    #83176 okuryazamaz | 7 yıl önce
    0şehir