orda, o perili köşkte
senin şiirlerinle emily
işlemeli yüksek tavan, upuzun altı pencere
kar yağıyor durmamacasına
haşin çınarlara yumuşak çamlara
arkada, çifte minareli camiin yarım silueti
gökyüzü şaşkın bir griliğin tekelinde
tül perde eski saat kulesinin
esmer gölgesiyle üst üste
utangaç, itilip kakılan
yeni üretilmiş şeyler ortasında
çarşılar, yaban giysiler, maceracı mallar
depolar sonunda dışa dönük rıhtım
gürleyen coşkulu aceleci rıhtım
nesi varsa kente boşaltmaya hazır
ve liman, gemiler uzak ülkelerden
yakın ülkelerden acı bandıralı
orda, o perili köşkte
senin şiirlerinle emily
'bir saat beklemek uzundur
eğer sevgi hemen ardındaysa'
eğer sevgi hemen içindeyse
onu, ansıdığın en eski zamandan
taşıyıp getirdinse
orda o perili köşkte
kara bırak, sise, gölgelere
aşınmış düşlere bırak
kayıp gitmesinin günüdür sonsuza