istanbuldan yolu kısaltmak için deniz otobüsü ile bursaya, oradan da eskişehire karadan geçerim diye düşünmüştüm. bindim deniz otobüsüne, 500 koltuklu araçta yanıma tam benim yaşımda tatlı bir hatun denk geldi. böyle ufak gülümsemeler, iyi yolculuklar dilemeceler falan derken güzel bir elektrik oluştu.
daha sonra camdan dışarıyı izliyordu kulaklıkla müzik dinlerken. telefonu kestim, pearl jam dinliyordu. aha lan dedim, hatuna bak efsane denk geldi. hep böyle içimde kalmıştır, yolculukta bi kadınla tanışmacalar, laflamacalar falan. bi yandan hayal kuruyorum, lan ileride arkadaşlara anlatırız gemide tanıştık falan diye.
öyleydi böyleydi cesaretlendirdim kendimi, dedim bu sefer yapıcam. zaten iyi de elektrik var aramızda. audioslave dinliyordum ben de, kesin sever diye telefonundan kulaklığını çıkarıp kendi telefonuma taktım, dayadım müziği.
hatun bir carlamaya başladı. hiç beklediğim gibi olmadı. allahtan çok sesini falan yükseltmedi de güvenlikle falan sıkıntı yaşamadım. halbu ki çok da masum düşünmüştüm. sadece ön ve arka sıradaki insanlara rezil oldum. ama yerin dibine girdim bildiğin.