Takasını istemesi ve takaslanması son derece doğal karşılanması gereken basketbolcudur. 2011'de ilk sıradan draft edildiğinde Lebron'un bıraktığı organizasyonun geleceği olarak tanıtılmıştı. Lebron geri döndüğünde şampiyonluk potasına girdiğinde Kyrie'nin çok mutlu olacağını düşünmüşlerdi ama unutulan bir detay vardı: Lebron'un aşırı liderliği.
Kimi zaman koçu kovdurdu (bkz: david blatt) kimi zaman arkadaşını ilk 5e aldırdı (bkz: dwyane wade). Lebron'un bu tavırları doğal olarak profosyonel bir yönetim kadar kesin ve tutarlı değildi. Ve bu da takımın geleceğinde birçok belirsizlik barınmasına sebep oluyordu. Üstelik Lebron'un işler istediği gibi gitmediğin de gemiyi terk etme lüksü bulunuyordu. Tıpkı 2010'daki gibi...
Sonuç olarak Kyrie'nin asıl derdinin lider olma, öne çıkma gibi sebepler olmadığına inanıyorum. Çünkü brad stevens gibi bir koçun olduğu takımda her zaman istediğiniz role bürünemezsiniz. jaylen brown , jayson tatum gibi yeteneklerin olduğu kadroda bir numaralı opsiyon olacağınızın garantisi yoktur. Tüm bu etkenler göz önüne alındığında Kyrie'nin boston celtics seçimi profosyonel bir yönetim ve danny ainge gibi mantığıyla hareket eden bir gm'in olmasıyla açıklanabilir.