bu başlık kişiye özel bir başlıktır
  1. sanırım bir süre buralara uğrayamayacağım.

    önümüzdeki hafta uzun süredir görüşemediğim bir arkadaşımın evinde kalmak üzere yurtdışında olacağım bir süre. bunun yanında aklımda olan bazı projeler var. bu projeler bana bir getiri sağlar mı bilemeyeceğim ama bu yaz bazı japonya'daki mekanlarda sahne almayı planlıyorum. işin kötü yanı bana teklif sunan mekanlar beni japon zannediyor. adamlara da söylemedim "ben japon değilim" diye. bu sebeple bu işleri garantiye almam gerekiyor biraz. malum orada yabancılar pek sevilmez.

    yabancılar sevilmez deyince aklıma bu geldi.

    haliyle caz müziğe biraz daha ağırlık vermek istiyorum ama ülkedeki kaynak sıkıntısı sağolsun çaykaşığı ile tünel kazıyorum resmen. ama son günlerde gitar günlüğü tutmaya başladım. belki bir kitap çıkar oradan da. çünkü ülkemin dandik müziklerle kuşatılması hoşuma gitmiyor. bizden de hayvan gibi gitaristler çıksın artık. varsın benden daha iyi olsunlar, benden daha çok para kazansınlar. ama yeter ki bir gün bir türk de müzik alanında sağlam bir yer edinsin. ben de buna uğraşıyorum zaten. azıcık milliyetçi olmaktan kimse ölmez. elin japonu millete kendinden söz ettiriyorsa bizim de söz ettirmemiz lazım. ama benim gibi düşünenler de çok az bu ülkede. sırf hristiyan olduğum için "sen türk değilsin" diyenler de oldu bana. halbuki soyumun bir tarafı tatar bir tarafı türkmen. nasıl türk değilsem artık? işte bizi karanlığa çeken hep bu türden gereksiz detaylara takılmamız. adamlar "devrim yapacağız" diyor sonra 57547457484 çeşit fraksiyona bölünüyorlar. hepsi devrimci ama hepsi başka yoldan devrim yapmak isteyince ortada devrim falan kalmıyor tabii. bak atatürk ne güzel demiş "ne mutlu türk'üm diyene" diye. "ben türk'üm" diyorsa bir adam dininin ne önemi var? politik görüşünün ne önemi var?

    amerika'da "ben meksikalıyım", "ben almanım" diye gezen adamların hepsi "biz amerikalıyız" demeyi de biliyorlar.

    neyse konu yine çok saptı...

    biraz tatil yapacağım kulzos'daki değerli takipçilerim. hepinizle iyi zamanlarım kötü zamanlarım oldu. uçağım falan düşerse "iyi ki gebermiş pislik" demeyin diye böyle bir veda yazısı yazayım dedim. hayırlısıyla şu konserleri de atlatırsam aranızdan şanslı üyelere japon yemeği yaparım.

    japon yemeği demişken bir de bu yaz şu konser işlerini halledersem fugu balığı pişirme lisansı almak istiyorum hazır japonya'dayken. türkiye'ye dönünce belki nusr-et gibi bir japon yemeği restoranı açarım kimbilir...

    gerçi çoğu kişi benim akademisyen olmam konusunda ısrar ediyor ama türkiye'de olmaz bu işler onu anladım. türkiye'de olsaydı bu işler fizik bölümünü bırakmazdım. bir şekilde kendimi serbest pazar ekonomisine kabul ettirmem gerekiyor sanırım. yoksa ben de o arşiv senin bu arşiv benim gezmek isterim orası ayrı. müstakbel olma olasılığı bulunan yengeniz öyle yapıyor mesela. bu sebeple çok kıskanıyorum kendisini. yaşı büyük biraz benden evet.

    sonuç olarak hepimiz hayvan gibi çalışmalıyız sevgili romalılar. nutuk atınca işler düzelmiyor ki türkiye'de insanların kaçırdığı nokta da bu aslında. sen çalışmazsan hiçbir şey olmaz. tanrı senin kölen değil ki sen "tanrım para" dediğinde para, "tanrım yemek" dediğinde sana yemek getirsin. insansın sen. konumunu bil. çalışmadan bir şey olmuyor bu dünyada. sadece paganini gibi doğaüstü bir insansanız çalışmanıza pek gerek kalmıyor ama öyle olmanız milyarda bir ihtimal inanın. ne ben, ne o, ne siz o adam gibi olabilirsiniz.

    umarım seyahatlerimde bir problem çıkmaz. çünkü yaşadığım şehirden de uzaklaşmak istiyorum artık. yeteri kadar gördüm ankara'yı. her sokağını ezbere biliyorum. biraz unutayım bu şehri.

    bu arada kulzos başlığında 1000 girdiye ulaşınca dedim ama daha erken de olabilir tatile çıkmam.
    #71526 touma seguchi | 7 yıl önce
    0kişiye özel