1. 284
    hazır kafam da eski anılarla, ölümlerle, yitirilmişliklerle, içimdeki küçüklü büyüklü milyonlarca boşlukla "doluyken", gündemindeki birkaç olayla ilgili, gördüklerimi 2 yaşında çocuk gibi "bana bunu bunu didilir" diyen, henüz olgunlaşmadığını düşündüğüm biri gibi değil; bazı hassasiyetleri de göz önünde bulundurmaya çalışan biri olarak yazacağım sözlük.

    ben buraya youreads'ten geldim. oradaki türlü türlü sorunlardan bunaldığım ve açıkçası bu sorunları ilettiğimde de muhattap bulamadığım için geldim. hatta buraya gelmemde en önemli etken de buydu: #48330. halâ haklı olduğumu düşündüğüm ama üslubumu kıvama getirmeden püskürttüğüm için vicdan azabı yaşamıştım. sonra da alıştım buraya. başka bir sözlükte de yazamam artık, sıkıldım.

    son bu "sen bana hakaret ettin/küfrettin, ben de şu şu moderatörlere söyledim, onlar da adam kayırdı" mevzuları 2005 civarında ekşi sözlük'te olan mevzular. kopyalarını üretmeye hem gerek yok hem de -tanımda belirttiğim gibi- 2 yaşında değiliz hiçbirimiz. sivri fikirleri olan ve bunu yazmaktan gocunmayan, ikinci kere okumadan bütün köşeleriyle o girdiyi "gönder" butonuna basarak girdinin yayınlanmasını sağlayan yazar, gelecek tepkileri de içselleştirmeli. gırla insanla takıştım ben burada, halâ da birkaçının benden nefret ettiğini hissediyorum. kendime uyarlayarak devam edeyim bundan sonrasını.

    ben eğer böyle (#71435) bir girdi yazsaydım, gelebilecek tepkilerden birinin "kardeş sen bunları götünden mi uydurdun?" olabileceğini düşünürdüm. böyle bir tepkiye karşılık verince de, olayın bambaşka yerlere gideceğini, kalbimin kırılacağını, kızıp moderasyona saldıracağımı, "adam mı kayırıyorsunuz ulan" diyerek yeri göğü inletebileceğimi öngörebilirdim. çünkü yazdığım girdiyi, ne kadar uzun ya da kısa olursa olsun, göndermeden önce en az 4-5 kere okuyorum ben. gönderdikten sonra da gelebilecek tepkileri girdiyi baştan sonra tekrar okuyup aklımda canlandırıyorum. sözüm meclisten dışarı; eğer bunları yapmayan biriysen, kusura bakma ama ekşi çöplüğü "ahashjdgfsh çok komik yaae" diye entry girenlerle dolu olduğu için orada yazabilirsin. her sert fikrin tam zıttı olan ve eşlenik bir sertliğe sahip olan fikir karşılığı var bu dünya'da. "ben buna inanıyorum" diye değil, bu var.

    sivri bir fikri savunmak istediğimde, bunu karşı taraf için düşünüp öyle yazmaya başlıyorum önce. ardından kendi savunduğum tarafa geçip yazdıklarıma bakıyorum. eğer en başta tutarsız gördüğüm bu ters fikir bana halâ tutarsız geliyorsa, yazdıklarımı silip savunmaya başlıyorum. böylece fikrime karşı söylenebilecek olan şeylerin ufak bir dökümü oluyor elimde, aklımda. karşı fikri savunanların bana nereden vurabileceklerini bilmiş oluyorum. evet, en azından hazırlıklıyım artık.

    madem "o öyle dedi, ben de böyle yaptım" açıklığında suçlamalar var; ben de şunu yazayım: aylar önce buraya ilk geldiğimde, moderasyon ekibinin diğer yazarlara göre birbirleriyle daha iyi anlaştıklarını, daha fazla samimiyet kurduklarını gördüğümde canım sıkıldı. "bunlar kendi aralarında böyleyse, bize karşı da kendilerini körü körüne savunacaklardır" da dedim. ama yazdığım sivri girdilerden sonra (çoğunlukla göztepe ile ilgili olanlar) tahmin ettiğim mantığı bana karşı öne sürmediklerini gördüm. yani, bu adam kayırma mevzusu gerçekten olsaydı, bunu deneyimleyenlerden biri de ben olurdum şimdiye kadar. "hacı, sen de çok sivri yazıyon, deli gibi eleştiriliyorsun. ama seni yem etmeyeceğiz bu eleştirilenlere" anlamına gelen hiçbir şey ne duydum ne gördüm. evet moderasyon kendi içinde birbirleriyle oldukça yakın, evet kendi aralarındaki iletişim yazarlarla olan iletişime göre kat kat daha hızlı. bunlar doğru. ama "adam kayırıyorlar" gözlemi hem yanlış hem de art niyetli bence.

    eğer eleştirilmek istemiyorsan, sert tepkiler almaktan çekiniyorsan, tck'daki hakaret tanımının içinde bulunmayan ama senin öyle sandığın laflar yedikten sonra "bunu sözlükten atın yaae" diyeceksen yazdıklarını göndermeden önce tekrar okuyacaksın. "eğer" kısmını yer değiştir, sonuçları da daha net bir şekilde göreceksin, eminim. 14 maddelik, kapı gibi sözlük kuralları var. önce bunları okuman lazım ki, yazdığının kendi fikrin mi, yoksa ciddi şekilde tepki çekebilecek ve suç unsuru olarak görülebilecek genel tanımlardan mı oluştuğunu görebilesin. yoksa "bu bana bunları didi" demekle haklılığını hiçbir yerde ve hiçbir şekilde savunamazsın ve üzgünüm ki bundan sonra da savunamayacaksın.

    ben seviyorum burayı. 2 yazarla hiç iletişime geçmiyorum, karşı karşıya gelmemeye özen gösteriyorum, onların hassasiyetlerini gözlemleyip yazdıklarıma dikkat ediyorum ve hiçbir sorun yaşamıyorum. buna karşın, yazacağım fikrileri de kesip biçmiyorum. gelecek tepkilerin en azından bir kısmına hazırlıklı olmaya çalışıyorum. değil kulzos'ta; hayatın neresinde olursanız olun, bir fikrinizi savunacaksanız böyle davranmanızı öneririm genç neslin olgunlaşan bireyleri. böyle "bu bana bunları dedi; bak link; sonra ben de bunları yazdım; bak link;" şeklinde hiçbir şeyi kanıtlamış olmuyorsunuz. işaret ediyorsunuz sadece.

    son not: iki kişi arasında konuşulmuş bir şeylerin uluorta, herkese anlatılmasını da hem yersiz hem de patavatsızlık işareti olarak görüyorum. derdin kiminle ve neyleyse, gidersin onunla ve onun da içinde olacağı, karar alma yetkisine sahip insanların da bulunacağı yerde bunları tartışırsın. durumla hiçbir alakası olmayan insanların gözüne bu derdini sokup da çığlık çığlığa bağırman seni haklı yapmaz. yapsa yapsa itici, hoppa, ilgi çekmeye çalışan, pire için yorgan yakan biri yapar.

    edit: linklerde sorun vardı, onları düzelttim.
    #71505 lake of the hell | 2 yıl önce (  2 yıl önce)
     
  2. tümünü göster