1. bu başlığı açmamın sebebi, izmir'de ulaşıma gelecek ödeme değişikliğine (ekonomi bakanı gibi kıvırmazsak, zammın) dair yazmak. aynı konuya , 'de değinmiş zaten, ama anlatacağım konu 'na dair olmadığı için bu başlıkta yazmak istiyorum.

    ilgililer habere dair linki ve ayrıntıyı no'lu girdideki linkten bulabilirler. benim değinmek istediğim kısım, 'a gelecek olan modeli.

    yanlış anlamadıysam, her izban kullanışınızda, şu anda belirlenen rakama göre 6.48 lira ücret alınacak. 25 kilometreden sonraki her kilometre başına kuruş bazında ücret alınacak (bahsedilen girdideki haberden görebilirsiniz).

    burada 6.48 ilk ücret bir sorun olsa da, benim için asıl sorun bu ücretin iade edileceği sisteme okutma kısmında. bunun insani kısmı (herkesin yetişmesi gereken bir işi var mesela) bir yana, teknolojik ve sosyolojik sorunları olacaktır.

    23 senedir, yani doğduğumdan beri türkiye'de yaşıyorum. bizim kültürel bir anlayışımız ve teknolojiye yönelik toplumsal bir bakış açımız var. öncelikle, bu sisteme okutma kısmında bürokratik soruna değinelim.



    ücretin alınması için kartı okutacağımız bir sistem olacak ve izban'dan indikten sonra onu okutacağız. ben, 23 senedir bu ülkede yaşıyorsam, bildiğim bir şey var ki belediye ya da bir kurum olarak izban, masraflarını en aza indirmek için bu platformlardan olabildiğince az yapacaktır. ne demek bu? yani bir durakta bir izban'dan 500 kişi iniyorsa (varsayalım ki öyle), bu sistemden sadece iki ya da üç tane olur, adım gibi eminim. yani her çıkışta makine başına 150-250 kişilik bir kuyruk olacaktır.

    her kişinin kartını okutmasının 1 saniye alacağını düşünürsek, kuyruğun en sonundaki kişinin 3 ila 5 dakika bir süre beklemesi gerekecek. ayrıca bu psikoloji yalnızca binerken insanların izban için yarışması değil, inerken de yarışması, hatta stratejik olarak binenlerin özellikle çıkışa yakın vagonları tercih etmesi demek. (sizi bilmiyorum, ben gelen trende kaç set vagon olduğunu, hangi vagonun gittiğim istasyonun hangi çıkışına denk geldiğini hesaplıyorum.)



    bu makineler bozulduğunda olası çözümler şu demektir:

    (i) makinayı kapat/aç
    (ii) makinanın servisini çağır

    birinci seçeneğin sık sık kullanılacağını biliyoruz, ama oldu da ikinci seçeneğe ihtiyaç olursa aklıma şu geliyor:

    **ilgili sisteme okutan makinalardan sorumlu servis her bir istasyonda nöbetçi yetkili mi bırakacaktır?**
    eğer az buçuk bu ülkeyi biliyorsam, hayır, kesinlikle öyle olmayacaktır. makina bozulduğunda muhtemelen onlarca kilometre uzaktaki servis aranıp yetkili talep edilecektir. yani yetkilinin görmesi gereken bozuk bir makinenin tamiri 20-40 dakika alacaktır. bu arada da diğer sistemlere yöneltilecektir.

    eğer her makina bozuksa yolculara sr çekilip akşam okutulması güvenlik tarafından söylenecektir.

    ***

    bizim çağdaş sistemlerle kültürel bir sorunumuz var. bunu, isterseniz türkiye'nin en çağdaş yerlerine uygulayın, sırıtır, gitmez. izban'daki ve belediyedeki yetkililerin "az makina alalım, az giderimiz olsun." diye düşüneceğini, bu tür sorunları hiç hesaba katmayacağını adım gibi biliyorum.
    #67260 skeptix | 7 yıl önce
    2genel terim