1. "şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum.. ayağını bir cam parçasıyla kesmek veya eczanede dikiş artırmak değildi bu... acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi... kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi..."


    "şeker portakalı", tek başına "klasik" olan kitabı. kitap, çocuk kitabıdır ama kitabı okuyup bilen büyükler, ihtimal ki çocukların şeker portakalı'nı erken yaşlarda okuyup okumaması konusunda emin olamamaktadır. "şeker portakalı" çocukları erken yaşta büyütebilecek duyarlılıkta çok yoğun bir kitap. çocukların kitabı okuyup da ağlayacağını düşünmek pek iç açıcı değil; o yüzden kitap en azından lise çağlarında okunsa daha uygun olur diye düşünüyorum. kitap, beş yaşındaki zeze'nin hikayesini anlatıyor. zeze, pek yaşıtları gibi bir çocuk değil ve kitap okunduktan sonra zeze, çoğu okurun iç sesi haline geliyor. onun adı hatıra geldikçe çocukluk hayallerine dönülüyor, okur içsel olarak zeze oluyor bir bakıma.


    şeker portakalı, baskısı çok yapılan ve çok satan kitaplardan biridir. bu iyi bir şey. ben de çok kez kitabı alıp hediye etmişimdir kitabı bilmeyenlere, kitabı okumamış olanlara. önemli bir kitaptır.

    ayrıca, (bkz: )
    #6527 ma icari | 8 yıl önce
    0roman