1. 4
    İlginç bir gün oldu. Kılıçdaroğlu ayakkabı kutusunda kürsüye getirdiği belgelerlerle erdoğan ailesinin milyonlarca doları yurt dışına kaçırdığını iddia etti. Daha önce panama papers ile ortaya çıkan 1000ali ve vergi kaçakçılığı hikayesinin bir benzeri yani...

    İktidar cephesinden ilk yalanlama "bunlar yurt dışında çıkan değil, ticaret nedeniyle ülkeye giren para" şeklinde oldu, Sonrasında ise reisin avukatı "belgeler sahte" açıklamasını yaptı. Yani gördükki ilk anda iktidar kanadı birbirini yalanladı. Ancak Anlaşılıyorki strateji belgelerin sahte olması üzerinden yürüyecek, sosyal medyadaki çalışmalar da şimdilik öyle gözüküyor.

    Elbetteki bütün tepkileri ölçme imkanı yok, ama benim görebildiğim kadarıyla pek istenen etkiyi yaratmadı kılıçdaroğlu'nun şovu iktidarın seçmen kitlesi üzerinde. Kitle, belgelerin sahte olduğuna şimdiden inanmış durumda. Twitterda bununla ilgili süper yorumlar var ki en güzeli; peçeteye yazılmış notu belge diye savunmuş kitleye devlet bankası evrakının gerçek olduğunu anlatamayacağınız üzerine...
    Rönesans tablosu gibi yemin ediyorum...

    Misal, hüseyin gülerce denen müptezel'in ilk (muhtemelen tek) yorumu konu ile ilgili, kılıçdaroğlu' nun belgeleri içine koyduğu kutunun kurdelesinin haç şekilde olduğu! Şimdi bu kafaya ne anlatılabilir acaba...

    Yıllar önce, Kılıçdaroğlu'nun partide 2 numara olduğu dönemde gene böyle belgelerle çıkıp melih gökçek'i falan gömdüğü zamanlar vardı. O dönem dersine iyi çalışır, muhatabının karşı çıkamayacağı belgelerle ekran başına geçerdi. Bu yüzden, elindeki belgelerin doğruluğundan emin olmadan böyle bir konuda, heleki erdoğan ve ailesi ile ilgili olarak bu tip bir çıkış yapacağını düşünmüyorum, düşünmek istemiyorum.

    Kılıçdaroğlu'nun yıldızı bu tip belgelerle parladı demiştim. O parlama genel başkanlık yolunu açtı kılıçdaroğlu'na. Gene belge melge ortaya çıkınca, zarab davası da falan derken Komplo teorisi üretmeye çok müsait konular olmaya başladı. Yakında bir kaset daha patlarsa, şaşırmam. (Kaset demişken, Sanırım zarab davasında 17-25 aralık dönemine ortaya çıkan kasetlerin gerçekliği ile ilgili de bilirkişi falan dinlenecek)

    Bakalım yayın yasağı ne zaman gelecek konu ve belgelerle ilgili, birde bu var..

    Bu arada melih gökçek dedim, bu belgelerin kaynağı gökçek olabilir mi diye düşünmeden de edemiyor insan, bu da başka bir ayrıntı.

    Belgelerde gözüken türk bankası halk bank bu arada. Şu ayakkabı kutusu mevzusu vardı biliyorsunuz bir ara. O dönem ayakkabı kutusuyla yakalanan halk bank eski müdürü süleyman aslan idi. Bugün amerikada görülen reza zarrab davasında, hakim karşısına çıkan halk bank genel müdür yardımcılarından hakan atilla, süleyman aslan için "reza zarrab'dan rüşvet aldı" diye ifade vermiş. Yani o paralar imam hatip için olmayabilir... Lan bi dakka, kılıçdaroğlu' nun bugün açıkladığı o paralar da man adasında yapılacak imam hatip için toplanmış olmasın sakın?

    Yine twitterda denk geldim. Kaynak freud deniyor, ne kadar doğru bilmiyorum ama günün anlam ve önemine uygun. Şöyleki:

    "Kitleler asla gerçeğin peşinde koşmamıştır. Yanılsamalar isterler ve yanılsamasız yapamazlar. Gerçek olmayanı gerçeklerin üstünde tutarlar; gerçeklerden çok gerçek olmayanın etkisinde kalırlar. Bu ikisi arasında ayrım yapmama eğilimi oldukça yüksektir"
    #64294 bhzxlkdt | 1 yıl önce - düzeltme: 1 yıl önce
     
  2. tümünü göster