kabaca çimento ile karıştırılmış sudur. santimetrekübünün metrik ton altındaki basınca dayanıklılığına göre c-10, c-20, c-30 şeklinde sınıflandırılır. sayı arttıkça dayanıklılığı artar.
ülkemizde 17 ağustos depreminden sonra inşaatlarda kullanılacak minimum standart yükseltilmiştir. bunun için neden depremi beklediğimiz merak konusudur (aslında değildir, ancak 40000 kişi ölünce aklımız geçici olarak başımıza geliyor işte)
Betonun baskıya dayanımı oldukça yüksektir. üzerine tonlarca ağırlık bindirebilirsiniz ancak çekme kuvvetine karşı zayıftır. yani yandan bir itme olursa, bu itmenin yukarı "çeken" etkisiyle kırılır. bu yüzden inşaatlarda bu gerilimi düzgün dağıtacak çekilde, metal kafeslerin (bkz: inşaat demiri) etrafına dökülür. yine aynı sebeple, belli bir yüksekten sonra beton sütunlar binayı taşıyamaz. çelik iskeletler gerekir. (bkz: gökdelen)
beton tammiyle oksidedir. yanmaz. ancak yüksek ısıya maruz kaldıkça soğurduğu nemi aniden kaybederse dayanımı düşer. buna betonarmenin içine gömülü metalin ısıyla dayanımını kaybetmesi de eklenince yapı, yanmamasına rağmen çöker.
geri dönüşümü sınırlıdır. artığından kurtulması zordur, masraflıdır. izni çıkmış inşaat sahası dışına dökülmesinin cezası ağırdır.
beton aynı plastik gibi çevre düşmanı olarak algılanan, lafa gelince sevilmeyen ancak katiyen vazgeçilemeyen bir üründür. onsuz köprü de olmaz, baraj da. artan nüfusa ve standartlara bağlı olarak yerküreyi kaplamaya devam edecektir.