Müzik duygu ve düşünceleri tek sesli veya çok sesli olarak anlatma sanatıdır.
Müzik çok geniş bir alana sahiptir. Dili, dini, ırkı yoktur saf müziğin. Zaten bu yüzden kaliteli müzisyenler dünya genelinde tanınır ve sevilir. (bkz: michael jackson) * Bir insan aynı anda birden çok müzik tarzını sevebilir veya sadece birine bağlı kalabilir. Bunlar tamamen kişiye özgüdür. Bazen insanlar müziği tarzına göre değil, (kimse müzik tarzlarına bağlı kalmak zorunda değil) kişide verdiği hislere göre seçer. Bu o kişinin müzik zevkini kötü kılmaz, sadece diğerleri gibi düşünmüyordur, o an içinden ne geliyorsa ona göre hareket edip ona göre seçip ona göre seviyordur. İnsanlar içinde bulundukları duruma uyum sağlamak için (adaptasyon), Duygularını daha derin yaşamak için müziği kullanabilirler. Yani mutsuz olduğunuz bir anda pop müzik dinlemek istemezsiniz, bunun yerine slow tercih eder ve o yaşadığınız duyguyu daha derinden hissedersiniz, ağlarsınız bile. Yada tam tersi, mutlu olduğunuzda daha canlı müzikler dinleyip daha da çok mutlu olursunuz.
Kısaca söylemeye çalıştığım, zaten birbirimizi yeterince kutuplaştırmadık mı? Metal dinleyen biri pop dinleyemez mi? Yada insan illa sadece bir tarzda müzik dinlemek zorunda mı? Bence değil. Yani kendi adıma söylemek gerekirse, hem josh turner dinlerim hem alex clare hem adamlar, yeri geldiğinde tarkan* hem amy guess hem de laura pergolizzi aka lp. Kulağıma hoş gelmesi yeterli. Tınısını sevdiysem müziğin, tarzını önemsemem. Sizde öyle yapın. Tabularınızı yıkın.