2016'nın son günlerinde vizyona giren, benedict cumberbatch'in süper kahraman rolünde de gayet iyi olduğunu yüzümüze çarpan hollywood filmi.
hem film bittikten sonra gösterilen 2 sürprizli sahne* hem de filmin özellikle ilk yarısı mükemmel olmuş bana göre. deadpool'dan sonra en iyi çizgi roman uyarlaması olarak stephen strange beyimizi görüyorum artık ben. the jungle book'un görsel efektlerine aldanıp oscar vermek, bu filmin görsel efektlerini unutmak büyük ayıp.
filmi yer yer synecdoche new york , yer yer de dark city atmosferine girerek izledim ben. "inception'dan araklanmış bu konu yaae" diyenleri okudum çoğu yerde. herhalde akıl yaşları pek az kalmış ya da popülerliğin dibine gömülmüşler, nefes almayı unutmuşlar diye düşündüm. filmin özellikle ikinci yarısında aksiyonun dozunun fazlaca artırılması hikayenin anlatımını yavanlaştırmış. tek eleştiri bu olabilir benden yana. böylece yan karakterlerin önemi, izleyici gözünde dibe vurdurulmuş. çizgi roman kültürü işte tam da bu yüzden çok önemli aslında. çizgi roman okurları bilgileriyle filmdeki boşlukları doldurabilir, yanlışlıkları silebilirler ama yalnızca filmle birlikte strange'i tanımış olanların böyle bir şansı yok.
büyük ihtimalle en az 2 film olacak bu seri ve 2. doctor strange filmini ise 2019'dan önce göremeyeceğiz. bunun nedeni de strange'in hem avengers'ın yeni filminde* hem de thor'un yeni filminde* yer alacak olması. gişesi iyi olsa da, strange'i uzun bir süre daha tek başına sinemada göremeyeceğiz bence.
cloak of levitation'ın*spawn 'ın pelerininden etkilenilerek üretildiğini yazmazsam olmaz. ikisi de müthiş tabii, orası ayrı.