abartmadan şunları yazabilirim hakkında: şu ana kadar yapılmış en iyi çizgi roman uyarlaması (eleştirilere göre bunu yazıyorum), şu ana kadar yapılmış en gerçekçi paralel evren içeren senaryoya sahip film, şu ana kadar yapılmış en iyi bilim kurgu filmi (üzgünüm interstellar'cılar ama fantastik kurguyu da, bilim kurgu'yu da kapsıyor bu filmin konusu), şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik kurgu filmi, şu ana kadar yapılmış en iyi açılış sahnesine sahip film ve elbette ki, şu ana kadar yapılmış en iyi film müziklerine sahip filmdir. abarttığımı düşünebilirsiniz ama bu doğru değil. abartsaydım "yapılabilecek" derdim. gelecekte daha iyi çizgi roman uyarlamaları yapılabileceğine dair umudumu koruyorum.
geniş geniş bir değerlendirme yazısı ve henüz bilmeyenler için merak uyandıracak bir şeyler yazmak istemiyorum. birkaç link verip biraz da kamera arkasından bahsedeceğim ve gideceğim.
- filmi izlemeden önce kesinlikle çizgi romanı hakkında fikir sahibi olmalısınız. evet, kesinlikle. şuradan çizgi romanlarını orijinal dili olan ingilizce haliyle okuyabilirsiniz. böylece hem filmin konusunun sizi sıkıp sıkmayacağını anlarsınız hem siyasi fantastik kurgunun ebatlarını görürsünüz hem de alan moore'un hayal gücünü tadarsınız.
- "yok abi, ben çizgi roman okuyamıyorum, sıkılıyorum" diyorsanız, onun da çözümü var. şurada "motion comics" denilen nanesi var bu çizgi romanın. bu, "hareketlendirilmiş çizgi roman" demek aslında ama siz bunu "çizgi romanın animasyona çevrilmiş hali" olarak da algılayabilirsiniz. 12 bölüm de var burada. çizgi romanını okumayı pas geçiyorsanız, bunu izleyebilirsiniz.
- filmin 3 ya da 4 versiyonu var. ilk hali sinemalarda gösterilmiş olan "vizyon" hali; 2 buçuk saat kadar sürüyor. ikinci hali "director's cut" hali; 3 saate yakın sürüyor ve kesilmiş birkaç sahneyi de içinde barındırıyor. "ultimate cut" hali; 3 buçuk saati biraz geçkin sürüyor ve sahne geçişleri yumuşatılmamış olarak izleyebiliyorsunuz. elbette kesilmiş sahneler de içinde oluyor. bir de "theatrical cut" denen nane var. bu, ultimate cut ile aynı şey olabilir, bilmiyorum. bu yüzden 3 ya da 4 diye yazdım zaten. ultimate cut hali ile director's cut hali arasındaki karşılaştırmayı, filmi izledikten sonra şuradan yapabilirsiniz. izlemeden tıklamayın buna. zack snyder'ın bu iki versiyon hakkındaki görüşü de burada . buna da filmi izlemeden tıklamayın.
filmle ilgili anekdotları imdb'nin trivia sayfasından okuyabilirsiniz. o da burada . ingilizcesinin yeterli olmadığını düşünenler için birkaç anekdotu kendimce çevirerek paylaşayım. en azından merakınız oluşur belki (yorumun başlarındaki "geniş geniş bir değerlendirme ve henüz bilmeyenler için merak uyandıracak bir şeyler yazmak istemiyorum" kısmını yazmamışım gibi farz edebilirsiniz artık, ipin ucunu kaçırdım gibi). spoiler olmayanlardan seçip yazmaya başlayayım en iyisi ama illa ki spoiler olacak şeyler de olacaktır. dikkatli okumanızı tavsiye ederim.
- filmin mükemmel açılış sahnesindeki (bob dylan'ın the times are a changin' şarkısının büyük bölümüne sahip olan kısım) hemşireyi öpen silhouette bölümünde, ikinci dünya savaşı'nın bittiğini müjdeleyen şu efsane fotoğrafın remake'i yapılmış. arka plandaki denizciyi oynayan figüran, fotoğraftaki denizciyle aynı kişi değil ama çok benzeriymiş.
- gene aynı açılış sahnesinde ilk silk spectre'nin "happy retirement" afişli bölümü, da vinci'nin ünlü son akşam yemeği tablosunun remake'iymiş. eh, 13 kişi yok sanırım filmdeki sahnede ama tabloyla bu sahneyi yan yana koyduğunuzda, fazlaca benzerlik görebiliyorsunuz.
- flower power 'ın remake'ini zaten çözmüşsünüzdür, yine de belirteyim istedim. gene aynı açılış sahnesinde yer alıyor.
- aynı açılış sahnesinde ozymandias'ın kameralara poz verip konser salonu gibi bir yere girme bölümünde, sahnenin sol tarafında bir arabaya dayanmış muhabbet eden iki kişi var: bunların biri david bowie'nin hayali karakteri ziggy stardust, diğeri de mick jagger. elbette ikisini de figüranlar canlandırmış.
- vietnam savaşı kazanıldığı için, filmin birkaç yerinde 51. eyalet ve 51 yıldızlı amerika bayrağı yer alıyor. evet, 51. eyaletin vietnam olduğunu anlıyoruz buradan da.
- bu çok güzel be: bahsettiğim açılış sahnesinin başlarında ilk nite owl'un bir hırsızı elindeki para kesesiyle birlikte yakaladığı ve flaşlara böyle poz verdiği bir bölüm var. bunun üzerine öyle muhabbetler döndürülmüş ki, büyük keyif aldım okurken. çünkü bu bölümde arka plandaki bir sokak arasında batman posteri var =) buradan çıkarımla şu yazılıp çizilmiş çoğu forumda: nite owl'un yakaladığı hırsız, bruce wayne'in anne ve babasını öldürecek olan hırsızdı deniyor. böylece bruce wayne'in batman olması gerçekleşmiyor.
- the dark knight'ın galasında gösterilmiş watchmen'in ilk fragmanı. bunun etkisi o kadar devasa olmuş ki; çizgi roman en çok satanlar listesinde ilk sıraya tırmanmış, yayınevleri baskı yetiştirememiş bir süre.
- comedian'ı canlandıran jeffrey dean morgan film için kendisine gelen senaryonun ilk 3 sayfasını okuduktan sonra "ben cameo olmam, oynamıyorum" demiş (cameo'nun anlamı: ünlü bir oyuncunun çok az bir süre ekranda gösterilip adeta harcanması. gişeye etkisi olsun diye tarantino bunu çok yapıyormuş). menajerinin ısrarı üzerine senaryonun tamamını okuyunca ikna olmuş.
- bu da müthiş bir ayrıntı: gene aynı açılış sahnesinde neil armstrong aya çıktığında kaskından dr. manhattan görünüyor. armstong'un "Good luck, Mr. Gorsky" dediğini duyuyoruz ama anlamıyoruz. bu yazacağım açıklamayı armstrong inkar etmiş daha sonradan ama ben gene de yazayım: küçük bir çocukken, armstrong'un oynadığı beyzbol topu kaybolmuş. yan komşunun bahçesinde topunu ararken, açık yatak odası penceresinden bir kadın sesi duymuş: "oral seks mi istiyorsun? yan komşunun çocuğu ayda yürürse, sana o zaman oral seks yaparım". süper, di' mi?
- hem the sound of silence 'la hem de kennedy suikastıyla ilgili bu yazacağım da. sondan başlayayım: gene açılış sahnesinde comedian'ın kennedy'yi vurduğu sahneyi görürüz ve comedian purosundan duman üfler. gerçekte, suikast sonrasında 3 kişi bulunmuş ama "biz sadece yedek ekiptik" demişlerdi. zamanın teknolojik imkanları da sadece bir duman görülmesine izin vermişti kırsal alanda. bu puro dumanı, bu dumanın remake'i oluyormuş. ayrıca comedian'ın suikastte giydiği kıyafet de bu 3 kişinin kıyafetlerinin aynısıymış. şarkıyla ilgili: comedian'ın cenazesinde bu şarkının çalması, suikast açıklamamın üzerine cuk oturacak çünkü bu şarkıyı amerikan halkı kennedy'nin öldürülmesiyle bağdaştırmış ve her çaldığında akıllarına kennedy geliyormuş.
- bunu yazmam çok önemli değil ama bilmeyenler olabilir, yazayım: çizgi romanın yaratıcısı alan moore isimli aksi bir adam. baya da popülerdir ve yarattığı karakterlerin (the league of extraordinary gentlemen'dakilerin hepsi mesela) sinemadaki hallerini hiç beğenmez. zack snyder'e filmin galasından sonra soruyorlar "moore nasıl buldu, çok küfür etti mi?" diye. o da "en kötü senaryo şu olabilir: londra'daki evinde izlediğini ve çok berbat bulmadığını söylemesi" diye cevap veriyor. daha sonra moore'a filmi nasıl bulduğunu sorduklarında sıçıyor ağzına synder'in: "bu muymuş en kötü senaryo, ha ha. londra'da olmayan evimdeki dvd çalarımda izlemem gibi bir ihtimal yok çünkü benim londra'da yaşamadığımı herkes bilir. bu siktiğimin şeyini hiç izlemeyeceğim." birebir çevirdim, küfür bana ait değil, moore'a ait. synder ise, halâ moore'un bir gün filmi izleyip beğenebileceğini düşünüyormuş.
- çizgi romandaki karakterlerin yaşıyla filmdekilerin örtüşmemesi durumu var. diğerleri çok önemli değil de (carlo gugino ilk silk spectre'yi canlandırmıştı mesela ve 37 yaşındaydı film çekilirken. ikinci silk spectre'nin annesi rolünde de 64 yaşında görünüyordu), rorschach'in çizgi romanda 45 olan yaşı filmde 35 olarak gösterilmiş. bu biraz garip tabii.
- rorschach'in maskesindeki şeklin (genellikle görünen sanırım) kitty genovese'in öldürülürken giydiği elbisenin şekline göre dizayn edilmiş olması var bir de. bu, film için değil, çizgi roman için böyleymiş.
- dr. manhattan'ın alnındaki simge hidrojen simgesiymiş. hidrojen de kainatta en çok bulunan ve temel elementmiş.
- bu da süper bir ayrıntı: bilgisayar efekti destekli karakterlere cgi karakterler deniyor. bunların çekimi de her sahne için iki çekim gerektiriyor: ilkinde aktör ya da aktris sahneyi oynuyor, sonra cgi karakteri sahnenin içine yerleştirebilmek için mekanı çekiyorlar. hep böyle oluyormuş bu durum. bu filmde bu durum yok. "dr. manhattan'ın sahneleri o kadar çok ki, altından kalkamayız böyle bir maliyetin biz" demişler ve billy crudup'a mavi ışıklı bir giysi giydirip her sahnesini tek çekimde halletmişler. sonra da bilgisayarda cgi'a dönüştürmüşler sanırım, orasını anlayamadım. filmdeki mavi hare (dr. manhattan'ın kendisinden çıkan değil, kendi çevresinde olan hare) billy crudup'un haresi oluyor yani. gereksiz bilgi ama olsun, öğrenmiş olalım.
- filmde hiç küfretmeyen ya da bela okumayan iki karakter varmış sadece: dr. manhattan (belli zaten) ve rorschach (dikkatinizi çekmedi hiç, di' mi?)
- matthew goode hayatında hiç çizgi roman okumamış. senaryo önüne geldiğinde de, çizgi roman hastası bir arkadaşına sormuş "nasıl bu, oynayayım mı?" diye. arkadaşı "tereddüt edersen, arkadaşlığımızı bitiririm" deyince hem senaryoyu hem de çizgi romanı okumuş ve rolü hemen kabul etmediğine pişman olmuş.
- dr. manhattan'ın insan figüründeki kaslı yapısı, vücut geliştirmeci olarak popüler olmuş greg plitt'ten alınmış. plitt ise, 2015'te arkadaşlarıyla tren yolunda video çekerken, gelen yük trenin altında kalarak hayatını kaybetmiş.
- film bazı ülkelerde "old heroes never die" (yaşlı kahramanlar ölmez) mottosuyla birlikte vizyona girmiş.
- filmde kendilerine açık açık watchmen diyen kahramanlar, çizgi romanda "crimebusters" (suç avcıları) diyorlarmış.
- film zack snyder'e gelmeden önce 2 yönetmene gitmiş, oyuncu seçimleri bile başlamış. zack snyder ise, kendisinden önceki yönetmenlerin seçimlerini değerlendirmemiş. şuradan daha önceki yönetmenlerin oyuncu tercihlerine de bakabilirsiniz.
- gerard butler'ın aslında filmde hiçbir rol almayacağının anekdotuyla da bitireyim. geri kalanını okumak isterseniz en başta verdiğim imdb linkinden ingilizce haline bakabilirsiniz: snyder, butler'ın 300'deki oyunculuğunu çok beğendiği için watchmen'de de kendisini oynatmak istemiş ama bütün roller dağıtıldığı için butler açıkta kalmış. filmin vizyon versiyonunda yer almayan, sadece dvd ya da blu-ray gibi versiyonlarında yer alan "Tales of the Black Freighter" kısmında seslendirme görevini vermek zorunda kalmış kendisine.
kendimce yazayım istedim ama biraz wikipedia gibi oldu. yapmalıydım bunu çünkü bu ayrıntıların türkçe hali hiçbir yerde yok (evet, ekşi sözlük'te bile yok). en azından merak edenler için, bir kısmını yazmış olsam da, türkçe kamera arkası bilgiler vereyim istedim.
çok uzun sürdü yazıp kontrol etmem. hatam olduysa uyarın, düzelteyim.