yok böyle bir şey. ya da ben görmedim. ilk bakışta çarpan bir güzelliğe sahip olmamak çirkin olmakla eş tutuluyor günümüzde. güzellikle ilgili olarak ise modanın, kozmetik sektörünün, plastik cerrahinin, reklam piyasasının dikte ettiği çok katı normlar var. bu yargılar gün boyu medya ve etkisindeki çevre tarafından sürekli empoze ediliyor bize. bu nedenle dikte edilenin dışında kalan her biçim, güzel normuna uymadığı için çirkin olarak değerlendiriliyor. daha da kötüsü insanlar kendilerini yargılayarak çirkin olduklarına karar veriyorlar. kimi bu durumuna karşı bir savaş başlatıp acımasızca bedenine eziyet ediyor, kimi savaşa girmeyip ruhuna eziyet ediyor.
bize dikte edilen normlar dışında kalan güzellikleri görmek ise zaman istiyor çoğunlukla. kendimizi ve birbirimizi yargılarken ilk görüşteki izlenimlerden öteye gidemiyor oluşumuz insanın güzelliğini görmemizi engelliyor.
halbuki ilk görüşte hiç güzel görünmeyen, tanıştığımda fiziksel özellikleri ile öne çıkmayan pek çok insan tanıdıkça güzelleşiyor gözümde. güzel olmanın koşulu aslında insan olmak çünkü. bu nedenle kimi insan gülerken, kimi insan dalmış düşünürken, kimi çetrefilli bir işe yoğunlaşmış yüzü gözü dağılmışken, kimi sevinç kimi üzüntü içinde iken, birden özel bir ışık düşer gibi oluyor yüzüne. o ışık altında birden parlayan bir detay bir ifade dikkatimi çekiyor, ne kadar güzelmiş bu arkadaşım diyorum kendi kendime. ve artık o insana güzelliğini bilerek bakıyorum. gerçekten çirkin olmak ise gerçekten karşılaşmadığım bir durum. tanıdığım, bir süre vakit geçirdiğim hiç bir insan için çirkin sözcüğünü kullanmama imkan yok.