günümüzde su içmek kadar gerekli(!)(?) bir hale gelmiş olan iletişim aracı. bu hale nasıl gelindiği konusunda psikolojik, sosyolojik yüzlerce çıkarım yapılabilir ancak şahsi gözlemim sonucunda fark ettim ki, 2 saatlik teknik bakım nedeniyle internet kesilmesi sırasında 60 küsür yaşındaki annem ve babamın sıkıntıdan kafayı sıyıracak boyutlara gelmeleri durumun vehametini gözler önüne seriyor. bağımlıyız (ben dahil) orası kesin ama bunun bir yaş sınırlamasının olmaması; günümüz teknolojisinin her yaştan, her kesimden insana hitab edebiliyor olması beni her geçen gün daha fazla şaşırtıyor.
---fonda daktilo sesi--- babam, 64 yaşında. aktif bir instagram kullanıcısı. her gittiği yemekte, piknikte, hatta evde otururken çektiği (vitrin, televizyon, vitrinin üzerinde duran fotoğrafın fotoğrafı, sürahi ve çeşitli natürmort çalışmaları) her çeşit fotoğrafı konum ekleyerek paylaşmaktan hoşlanan, telefonunda sürekli olarak bundle haber servisini kullanan, facebookta akşama kadar köşe yazıları ve yalan yanlış hazırlanan bilimum photoshoplu fotoğraf paylaşan bir deli. henüz twitter'ı keşfetmedi, sürekli olarak ekşi sözlük okuyor. candy crush oyununda an itibariyle 900 küsürüncü seviyede olduğunu gördüğümde şok olmuştum ama ardından söylediği cümle daha da ilginçti: "bu oyun 2000 levele kadar gidiyormuş, ona uğraşıyorum..." ayrıca need for speed: porsche unleashed oynarken 60 km/h ile gidip her kırmızı ışıkta durup yarışı sonuncu bitirdiğinde, "ne güzel böyle yavaş yavaş gidiyorum, birinci olup ne yapacağım ki!" gibi felsefik çıkarımları ile bizi yerlere yatırmıştır.
annem, 62 yaşında. internet öncesi dönemde evdeki playstation'ı paylaşamadığımızdan sık kavgalar ederdik. ben okuldayken oyunlarımın üzerine oyun kaydettiğinde günlerce papaz olmuştuk kendisiyle. eve internet geldiğinden bu yana bilgisayarın (artık laptopı var) başından hiç kalkmadı. hidden object, tarla ekip biçme ve çeşitli simülasyon oyunlarının yanı sıra çılgın bir okey oyuncusu. hatta geçen yıl bir okey odasında ağır küfürler ettiği gerekçesiyle hesabının kapatılmasına da şahit oldum ne yazık ki. ameliyat nedeniyle hastanede olduğu dönemde (ayıp olur diye hastaneye laptopı götürmedi, neye ayıp olacaksa) günlük bonuslarını kaçırmamak adına beni eve gönderip oyunların bonuslarını toplattığı olmuştur. tam bir old fashion gamer. tablet kullanımına alışamadığını, mouse ve klavye olmadan oyun oynanmayacağını dile getiriyor. okeyden tanıştığı arkadaşlarıyla buluşup börek günü düzenliyor.
kızmıyorum, kızamıyorum zira oyun oynamak ve bunun yanında internette vakit geçirmek bir çoğumuzun düşündüğünün aksine beynin farklı yönlerini çalıştırmamızı sağlıyor. bu yaşta hala el-göz koordinasyonlarının bozulmaması, problem çözme yeteneklerinin eskisinden daha da iyi halde olması, unuttukları yabancı dili yeniden hatırlamaya başlamaları, sosyalleşmeleri, gündemi yakından takip etmeleri ve birçok konu hakkında fikir sahibi olmaları gizliden gizliye hoşuma gidiyor.