1. 1
    Önceleri örneğin bacakları pek hoş olmayan bir kadın mini etek ya da biraz kilolu biri vücut hatlarını ortaya çıkaran giysiler giydiğinde yani giydiklerinin kendisine yakışmadığını düşündüğümde kişileri kadın / erkek farketmeksizin acımasızca eleştirirdim ve şu klişe ve hadsiz cümleyi kurardım: "ama bizim göz zevkimizi bozmaya hakkı var mı?"

    sonra bir gün bir kadın gördüm sokakta. 45'li yaşlarda, kilolu ve genel geçer güzellik tanımlarına pek uymayan. o kalın bacaklarını gözümüze sokan mini bir etek, yağlı göbeğini ortaya çıkaran bir bluz giymişti ve sarı saçlarıyla yarış halindeki ağır makyajlı yüzüyle gülücükler dağıtıyordu etrafına. baştan aşağı süzdüm o kadını ve çok çirkin göründüğünü söyledim yanımdaki arkadaşıma. olmamıştı, yakışmamıştı ve böyle giyindiği için komik görünüyordu.

    sonra o kadını aynı sokakta (aslında bir çarşı burası) bir kez daha gördüm. yine
    saçma sapan giyinmişti ve yine gülümsüyordu. sonra yine gördüm onu ve yine. dış görünüşü hep komikti ama o hep gülümsüyordu. ve sonra farkettim ki o çirkin (!) kadın mutluydu. gerçekten mutluydu, hep mutluydu. belli ki kendisini de hayatı da seviyordu ve o eteği, o ayakkabıları başkalarına kendisini beğendirmek için değil kendisi için giyiyordu, kendisini o şekilde iyi hissettiği için. o, çoğumuzun yaptığı gibi kendine "etiketlerden, markalardan, modadan, başkaları ne der"den bir kılıf uydurmamış, aslında olduğu gibi görünen, son derece doğal ve özgüvenli bir kadındı. işte o zaman aydınlandım sanırım. kendi kendime "sen kim oluyorsun da hakkında hiçbir şey bilmediğin bu kadını, dış görünüşüyle yargılıyor, hakkında ahkam kesiyor ve onu çirkin buluyorsun? kim oluyorsun da giydiklerinin yakışmadığını, bacaklarının kalın, göbeğinin yağlı olduğunu düşünüyorsun?" diye sordum. o kadın benim göz zevkime, ötekinin güzellik anlayışına, berikinin bilmem ne anlayışına hitap etmek, bizi memnun etmek zorunda değildi. kimse değil. hiçbirimiz değiliz. beni de beğenmeyen onlarca insan vardır. ben onlar için tarzımı, kendimi, hayatımı değiştiriyor muyum?

    uzun lafın kısası o kadını daha sonraları da pek çok kez gördüm. üstelik artık oldukça sempatik geliyor bana ve onu her gördüğümde içten bir gülümseme yerleşiyor yüzüme. ve artık gerçekten haddimi biliyorum insanlara karşı.

    kim kendini nasıl iyi hissediyorsa öyle yaşamalı. estetik kaygılarla boğuşmak istemiyorsa boğuşmaz. Sen beğenmedin mi? bakmazsın, görmezsin, uzak durursun olur biter. kendisini güzel sanan kadın güzel, yakışıklı sanan erkek de yakışıklıdır. eğer benim yaşam alanımı ihlal etmiyorsa, herkes istediğini giyer, istediğini de yapar. güzeldir, çirkindir, öyle sanıyordur, sanmıyordur, kime nedir! bize nedir!
    #34660 petra von kant | 2 yıl önce
     
  2. tümünü göster