"ben hep on yedi yaşındayım her ayak sesinde ürperirim demir kapının her açılışında göğsümün kafesine sığmaz yüreğim her türlüsünü tattım acıların, ayrılıkların her şeye biraz alıştım bir seni beklerken kendimi yenemedim."
enver karagöz
ne demişti aziz nesin?
"öyle bir ölsem öyle bir ölsem ki çocuklar size hiç ölüm kalmasa."
ve şükrü erbaş'ın dizeleri de geriye söz bırakmıyor;
"büyüklerin bunca uzun yaşadığı bir ülkede bir onur dersi midir çocukların ölümü?"