1. ligin devre arasına an itibariyle avrupa potasında girmiş olan izmir'in gururu.

    hatay maçı hariç, bir önceki girdide yazdığım "umarım ocak ayı arasına 3'te 3'le gireriz" totemini tutturmuş durumdayız. hatay maçını hem kötü oynadık hem de 'un deplasmanlarda takımı berbat oynatmasının bedelini halen ödüyoruz. ads maçı zaten beklendiği ölçüde rahat geçmişti. rize ise, son maçlarındaki berbat performansını bize karşı da sürdürünce, taraftarla kazanılan bir maç daha olmuş oldu. bu sezon ligin iç sahada kaybetmeyen 3 takımından biriyiz (diğerleri galatasaray ve başakşehir). zaten bu takımın 'nde maç kaybetmesi için mucizevi derecede berbat hakem performansı ve yoldaş'ın takımı gerçekten de kötü oynatması lazım. bunlar olunca rakip kim olursa olsun yeniliriz. henüz bu kadar kötü bir hakem performansı görmedik iyi ki. denilen arkadaş bile vasat sınırlarında maç yönetebiliyor bu sezon.

    istatistiklere sonra geri dönerim. oyuncu ve sistem bazında yazayım biraz.

    - kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçiriyor. bugünkü gol ve asistleriyle birlikte 16 maçta 5 gol, 6 asiste ulaştı şimdiden. aynı şekilde da sanırım bonservisi sezon sonunda korkunç boyutlara gelecek şekilde oynuyor, ki halen kiralık bizde. 15 maçta 8 gol, 5 asist baya iyi rakamlar şimdilik. bencilliği arşa çıkmış durumdaki 14 maçta 3 gol, 2 asist, uzun süre ülkeye alışamayan tsubasamız 14 maçta 2 gol, 4 asist, hücumcu bek 15 maçta 1 gol, 5 asist, sakatlanana kadar iyi iş çıkarmış olan de 11 maçta 2 gol, 2 asistle oynadı. ligin en çok gol atan 3., en az gol yiyen 7. takımıyız. buna göre gol atanların baya dengeli dağılması, asistleri de hücumcuların birbirlerine yapıyor olması güzel görüntü. umarım iç sahadaki yenilmeme serisi en az 2 yıl falan olur, ki şimdiden 1 yılı geçti zaten.

    - defansta çok iyi değiliz. bunda özellikle yoldaş'ın ısrarının, 'un ligin başındaki en az 5 maçta berbat oynamasının, djalma'nın lige ve ülkeye alışmasının zaman almasının etkisi oldu. gene de bu ligin en iyi kalecilerinden biri olduğunu bildiğimiz oynadığı 14 lig maçında 19 gol yedi. samsun ve başakşehir'den yediği 4'er gol berbat görünüyor tabii. yamulmuyorsam kayseri ve sivas maçlarında da hatalı gol yemişti. konsantrasyonunu kaybettiği anlarda kötü kaleci oluyor ve bunu zaten yoldaş'ın da biliyor olması gerek. heliton da lige kötü başlayınca, oynadığı ilk 6 maçta 8 gol yemiş oldu.

    - orta saha rotasyonunda sorunlarımız var ama bunların bir kısmı sakatlıklara bağlı. geçen seneki performanslarını ara ara da olsa verebileceklerini göstermiş olan ve sürekli alternatif olamıyorlar çünkü sakatlık geçmişleri şimdiki zamanlarını da baya etkiliyor. solet'nin de çapraz bağlarını koparıp sezonu kapatmasıyla birlikte - orta sahasını sık gördük. yoldaş lige stoper olarak başlayan ama sakatlığından sonra kadroya giremeyen 'yi dennis'le yan yana oynatıp önlerine victor hugo'yu attı. bu sistemin en büyük eksisi, ön taraftaki tijanic ve matsuki'den en az birini kaybetmek oluyor. çift forvetten vazgeçmeyeceğini de bildiğimiz yoldaş, miroshi-dennis-victor hugo orta sahasını umarım çok denemez çünkü tijanic bu kadar formdayken ve tsubasa ile de müthiş anlaşırken, ön taraftaki üretkenliği ilk öncelik sayması gerekiyor. bir ön libero kadroya dahil edilmeli zaten ama solet'nin sakatlığı nedeniyle bu sayı 2'ye de çıkabilir.

    istatistik demiştik, di' mi: izmir'de 7 maç üst üste kazandı bu takım, ki ligin başındaki olaylı fener maçını da kazansak 'nin 1967-68 göztepe'sinin rekorunu da şimdiden geçmiş olacaktı. gene de geçecek gibi görünüyor çünkü ocak ayı fikstüründe izmir'de bizi zorlayabilecek rakip yok. bu sezonki lig maçlarının 3'te 2'sinde rakipten önce golü bulabilmişiz. attığımız 31 golün 20'sinin asistler üzerinden gelmesi de yardımlaşmaya dayanan bir hücumumuz olduğunu net olarak gösteriyor. maç başına 1,9 gol atıp 1,3 gol yiyoruz ama 1,3'ü yükselten 4'er gollü mağlubiyetlerimiz oldu. bu sezon topa en az sahip olan takımlardan biri olacağımız şimdiden belli. maç başına %41 top bizde kalıyor. isabetli pas sayımız da, yüzdemiz de bu yüzden biraz düşük çünkü yoldaş'ın oyun felsefesinin temel amacı topun göztepe'de kalması, bol bol paslaşılması ve rakibin savunmasında çatlaklar aranması değil; doğrudan gole gitmek için en kısa yolun çizilmesi, rakibin özellikle savunma hattına en azından 75 dakika boyunca bitmeyecek bir baskı kurmak ve bir şekilde golü bulmak. bu yüzden, uzun toplardaki isabet oranımızın %43,5'tan daha iyi olması gerek. bunu %50 civarına çekersek, zaten oyun tarzımızın ters gelebileceği her rakibi yeneriz. beşiktaş maçında bunu gördük zaten. ikili mücadelelerin havadan olanlarında sorunumuz yok ama yerdeki mücadeleler sıkıntılı biraz. %44,7 isabetle bu mücadeleleri kazanabiliyoruz. bunun değişip gelişmesi lazım. özellikle uzun toplarla kontradan daha fazla gol bulabilmemiz de mümkündü bu sezon ama solet'nin sakatlığından sonra yoldaş sürekli oyuncu denedi dennis'in yanında. bunun geri dönüşü de victor hugo'nun neredeyse sürekli kaybettiği ikili mücadeleler olmuşa benziyor. 'a göre; maç başına neredeyse 15 şut çekiyoruz. bunların sadece 5'inin kaleyi tutuyor olması kötü ama bu 5 şutun neredeyse 2'sini her maç gole dönüştürüyor olmak güzel. maç başına 15 faul yapıp her maç 2 ve üstü sarı kart görmek de kötü. bu noktada dennis'in akılsızlığının ve toyluğunun cezasını ligin ikinci yarısında çok çekeceğiz bence.

    2 haftalık aradan sonraki fikstür baya sıkıntılı başlayacak. 5 ocak'ta ligte henüz mağlup olmayan galatasaray'a deplasmana gideceğiz. hemen 2 gün sonra erzurum'a uçup kupa maçı yapacağız erzurumspor fk ile. bence bunun tarihi değişir. 2 günde 1 maç yapan kimse kalmadı türkiye'de. 12 ocak'ta da izmir'de kasımpaşa'yı ağırlayacağız. kasımpaşa ayın 7'sinde fenerbahçe'yi konuk edeceği kupa maçından sonra dağılmış halde karşımıza çıkabilir. bu tempo için de bu 2 haftada özellikle 'nın ve juan'ın sakatlıklarının düzelmesi gerekiyor. fofana ameliyat olmuş sanırım, mart'a kadar beklemiyorum ben onu ama juan'ın bi' şekilde yetişmesi lazım ocak'taki maçlara. 13 ocak'ta başlayacak olan transfer dönemi için de şimdiden forvet, orta saha/ön libero ve sağ bek işinin bitirilmesi gerek ama büyük ihtimalle gene son günü bekleyecek ve 11 şubat'a kadar kadro darlığından şikayet etmemize neden olacak. en azından solet'nin yerinin hemen doldurulması ve romulo'nun yanına stabil, dengeli ve belli bir standartta her zaman katkı verebilecek bir forvetin alınması gerek. sağ bek almayacak bence ankersen ve - ikilisiyle sezon sonunu getireceğiz.

    güneşli günler göreceğiz gibi görünüyor şimdilik. en azından lig şimdi tatil edilse avrupa'ya gidiyoruz. şunu görmek bile güzel iş. her ne kadar göztepe ile 1 sene daha devam etmemesi gerektiğini düşünsem de, yoldaş'ı kutlamamak olmaz. bugünkü rize maçında tribüncülük dersi veren şanlı göztepe taraftarını da özellikle iç saha istatistiği için kutlamak, takımı yüzdesel açıdan ortalama stat doluluğunda ligin en iyi 4. takımı yaptıkları için de öpmek lazım.

    #bizkazanacağız
    #292755 lake of the hell | 3 ay önce (  3 ay önce)
    0spor kulübü