1. intikam almayı seven bir insan olmadığımdan sanırım, hayatım boyunca sadece iki tane intikam hikayem var. o da sayılırsa.

    2001 yılı mart ayında bir iş arkadaşımla birlikte bir projenin iki aylık ilk aşaması için yurt dışına çıktım.

    süre uzun, hafta sonları elin avrupalısı bizim gibi çalışmıyor. biz de fırsat bulup köşe bucak gezmeye çalışıyor, akşamları da markette ilginç bir şeyler var mı şöyle bir uğruyoruz.

    saçlarım var o zamanlar, ama giderek azalıyor. ben de acaba bir şifa bulurmuyum düşüncesi ile kozmetik reyonlarına bakıyorum. saç dökülmesinin bazen çinko eksikliğinden kaynaklandığını biliyorum. markette çinko içerikli bir şampuan görünce aldım.

    aldım ama arkadaşım benimle dalga geçmeyi çok sever, eline de malzemeyi vermiş olduk.

    her gün soruyor 'nooldu senin kıl tüy işleri' diye. o zamanlar genciz, ağır geliyor biraz. cinsiyet farkı nedeniyle ağır da konuşamıyorum, kız iyice sıkıştırdı beni. bir ders vermem lazım mutlaka ama dövsen dövülmez sövsen sövülmez.

    aradan 3 hafta kadar geçti, bir haftasonu kahvaltı sırasında kafamdan çıkmaya başlayan minik saç tellerini heyecanla gösterdim. 'bak, bu sabah fark ettim, saçlarım çıkmaya başlamış!'

    çok fazla soru sordu. o sordu ben anlatım:
    'bak böyle her yıkadığımda diplerine iyice masaj yaparak, parmak uçlarımla, dairesel hareketlerle...'

    türkiyeye dönmemize iki hafta kalmıştı. yani sonucu kendi üzerinde görme şansı yoktu. risk almamak için şampuanlardan bir çanta dolusu aldı. yüklü bir para verdi yani. valizinin ve cüzdanının imkanlarını sonuna kadar kullandı. her gün birlikte kafamı inceledik, gittikçe uzayan saçlarımın sevincini paylaştık.

    türkiyeye döneceğimiz gün valizleri teslim ettikten sonra sürprizi açıklama zamanı gelmişti:

    (k)eltox: ebrucum, hani sen dalga geçmiştin ya benimle, o şampuanı ilk aldığım gün?
    e: evet çok mu zoruna gitti?
    k: yok hayır da, sen daha fazla satın aldın ya.
    e: saçlarının çıktığını görünce emin oldum. lazımsa satarım sana bir kutu. ama ucuz olmaz.
    k: hah onu diyeceğim aslında saçımın çıktığı falan yok.
    e:...!
    k: sen öyle yüklenince ben de şey yaptım
    e:...?
    k: jiletle saçlarımın önünü kazıdım azıcık. o çıkanlar yeni değil, benim kestiğim saçlarımdı aslında.

    o gün iki şey öğrendim gençler.

    bir. o hanımefendi dediğimiz kızlar sinirlenince çok ama çok pis sövebiliyorlar.
    iki. elleri çok ağır, vurdukları yer morarıyor.

    olsun, pişman değilim.
    #29253 Keltox | 8 yıl önce
    2anket