1. Yazmadan duramayacağım bir başlık daha.

    Nice sanatçılar vardır işçi sınıfına umut olan, devrimci yürekleri ferahlatan. Yılmaz güney de bu sanatçılardan biridir. Tıpkı nâzım, Sabahattin Ali gibi.. ama bakıyoruz ki her dönemin siyasi iktidarı işçi sınıfının sanatçılarını hedef alır şekilde bir karalama kampanyası yürütüyor. Ne kadar yürütürlerse yürütsünler adları ölümsüzleşen sanatçıları silmeye güçleri yetmiyor. Çünkü insanlar bu sanatçıları yanlışlarına rağmen sahipleniyor. Yani tesadüf değildir zaman zaman bu sanatçıların kötülenmesi. Bu sanatçılar burjuvazinin sömürü düzeninin değil işçi sınıfının sanatçıları olmayı tercih etmişlerdir. Bu da herkesin yapabileceği bir şey değil.

    Öncelikle yılmaz Güney Türk sinemasının dünyaya açılmasında önemli bir yere sahiptir. Eserleriyle yurt içi ve yurt dışında çok kez ödül almıştır. 114 filmde oyuncu, 26 filmde yönetmen, 15 filmde yapımcı, 64 filmde senarist olarak yer aldı. Çok sayıda kitap yazdı. Yaşamının çoğunu cezaevinde sürgünde geçirdi. Ve pariste yaşamını yitirdi.

    Nâzım'a da yıllar boyu çapkın dediler. Aşklarından başka bir şey anlatmadılar. Bugün de yılmaz Güney için aynı şeyi tekrarlıyorlar. Gözden düşürmeye çalışıyorlar. Kürt ve sosyalist sanatçılara saldırıyorlar. Kendi mafya düzenlerinin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Her turlu kirli ilişkilerini sumen altı yapıp işçi sınıfının sanatçılarına saldırıyorlar. Sanki kendileri pürüpak, sütten çıkmış ak kaşıklar. Ama yemezler.
    #291976 katre | 5 ay önce
    0aktör