şehir hayatının vazgeçilmezi. lüks sitede de, şehrin göbeğindeki bin yıllık apartmanda da oturuyor olsanız; bunlarla illa ki bir düzeyde ilişkiniz olması gerekiyor. yoksa başınıza neler geliyor, bak yazayım:
- apartmandaki diğer dairelere sizinkinden daha fazla elektrik faturası geldi diye sizi doğrudan "aga sen yolunu bulmuşsun, ben duymadım görmedim ama bana ucu dokunmasın" diyerek iğneleyip kaçak elektrik kullanmayla suçlarlar. bak, ben bu girdiyi pandeminin göbeğindeyken, 3 yıl önce yazmışım (kaçak elektrik kullanımı/#204806). bu olayı bilmelerine rağmen, bakır kablosu girişinden bile isteye kesilmiş apartmanın topraklama hattını yaptırdığım için birkaç dakikalığına elektriği kesildi diye diyor bunu bak. siktirle kovalıyorsun, "mümkün mü sana bu kadar az fatura gelmesi? neden o zaman fatura geldiğinde hemen alıyorsun?" falan diyor. yıllardır nst 02 yellow içtiğim için "paket almıyon ya sen, pkklısın di' mi? tamam tamam, ben kimseye söylemem" diyen andavaldan gram farkı yok bunun, gram.
- apartmanın bir yöneticisi olmadığı için apartmanın elektrik faturasını yıllardır ödeyen adam kızıp bunu bırakınca "apartmanın elektriği kesilmiş, biz ödedik. sizin payınıza 45 kuruş düşüyor" diyerek kapıya gelirler. sıfır iletişimsizlik olunca böyle oluyor, yapacak bi' şey yok. hatanın bi' kısmını halâ kendimde buluyorum.
- son ses eski izmir entelektüelliği içeren aktivitelerle alt katmış, üst katmış; fark etmeksizin kafa sikerler. bunun içine haftalık temizlik yaparken elektrik süpürgesini bastırsın diye saatlerce gene son ses açılan güllü'yü, yıldız tilbe'yi; bütün akrabaların çocuklarını eve doldurup beton ayakkabılarıyla birlikte evi hayvanat bahçesine çevirmelerini; apartmanla ilgili herhangi bir sorunda 3 maymunu oynamalarını falan katabilirim. bütün bunlar şehir hayatına adapte olamamış cahil davranışları tabii. 30 yıllık sınıf öğretmeni eğitemez bunları, ben kimim ki.
- nedensiz iyiliği anlayamazlar. senin balkona üstten düşmüş dantelli don, atlet, sütyen bulduğunda doğrudan fırlatıp sokağa atman gerekir ama insan olduğun için yukarıya çıkarsın, zile basarsın. evde kimse olmadığı için kapılarına düzgünce tutturarak bırakırsın ne düştüyse. geri dönüş beklemezsin ama sonraki gün yolda karşılaştığında bi' teşekkür de beklersin. çünkü insan olan teşekkür eder.
- kendilerinden başka hiçbir canlı apartmanda barınamaz, barınsa bile onlarla yaşam alanları kesiştiği anda yok olmaya mahkumdur. kış günü apartmana kedi girer, kıvrılır bi' köşeye, uyur. hayvan sabaha kadar işemez, sıçmaz; fosur fosur uyur sadece. sabah işe giderken bağıra çağıra dışarı atarlar hayvanı. aynı insanlar düzenli aralıklarla apartmanın kapalı garajında arkadaşlarını çağırıp üçlü** partileri verir. garajın göt kadar olan alanında kısa sürede içilen cigaralıkların bütün dumanı, havalandırma yetersizliği nedeniyle senin banyona, mutfağına dolar. evde içmeden kafa olursun, elinde çorba kaşığıyla tarhana içerken. kafa olmamak istiyorsan, sert bi' dille uyarman gerekir yoksa müptezelliğe giriş 101 dersini alıyor bulursun kendini.
ayı olmak, empatiyi kökten kestirmek, herkes gibi duygusuzmuş gibi davranmaya şartlanmak, umursamaz olmak lazım.
komşu kötüdür, şehir içindeki hayat ise cangıl. 2024 hepinize empati yapabilen, birlikte yaşamaya alışmış, insan komşular versin.