tatil benim için bile isteye keyifle yorulmak demek şekerim. hiç “öğlene kadar uyudum.” diye başlayan tatil anısı duydunuz mu? duyduysanız da heyecanlı gelmemiştir. zira uyumak için dünyanın parasını vererek şehir değiştirmeye gerek yok. her anın tadına varılmalı. insanın ruhu dinlenirken bedeni yorulmalı. gezmeli, görmeli, yemeli, içmeli, sevişmeli…
ve dokuz günlük tatil sonrası ilk pazartesi…
dokuz gündür dinlenen ruhumuzu tekrar yormaya başladıkları bu kederli pazartesi günü gözlerinizin benim gibi sanat aradığından eminim. “rainbow gelse de sanatı ruhumuza ruhumuza dayasa keşke.” dediğinizi duyar gibiyim.
hiç merak etmeyin canikom. rainbow is here! (ingilizce bilmeyenler için: “ver bir alt dudak” demek.)
hepsini ayrı ayrı arzulayıp, her biriyle dudak uçuklatacak fanteziler kurduğum sevgili kulzos yazarları, yine sanat ve seksin buluştuğu bir girdi ile karşınızdayım. (şu girdi kelimesi de ne seksi ayol! resmen sekse davetiye.)
lafı o kadar uzatmışım ki, acaba hangi sanat eseri hakkında bilgi veriyorum diye dönüp başlığa baktım. yalamalı - emmeli bir başlık açmışım. neyse, yazdıklarım boşa gitmesin diye devam edeyim dedim. yoksa beni bilirsiniz, ben hep belgesel izlerim.
latince "cunnus" (vulva) ve "lingo" (yalamak) sözcüklerinden türetilmiştir ve bir kişi (kadın/erkek) tarafından başka bir kişinin vulva veya vajinasında gerçekleştirilen oral seks biçimidir. yani, halk arasında "sakso" olarak bilinen fellationun, kadına yapılanına verilen isim.
insan dişisinin en hassas bölgesi olan klitorisin ağız yoluyla uyarılması, sekse iştirak eden katılımcılar için son derece tahrik edicidir. cinsel birleşme öncesi uyarılmayı teşvik etmek için ön sevişme olarak icra edildiği gibi kendi başına erotik bir hareket olarak da yapılabilir.