içki üretirken kullanılan ana madde. içinde her zaman bir miktar metanol de bulunur.
yüksek alkollü içkilerdeki etanolün kişiyi rahatsız etmemesi için sıklıkla aroma kullanılır. ardıç ağacından elde edilen aroma cini, üzümden elde edilen aroma da rakıyı güzelleştirir. bunlar fabrika çıkışına kadar gırla kontrol edildiği için aroma/etanol dengesi bellidir. mesela, eskiden yeni rakı en sert rakıydı, artık değil. cinde aromanın dozuna göre hafiflik/sertlik kıyası yapılabiliyor halâ. beefeater neredeyse 200 yıldır aynı hafif ve lezzetli içimi sunuyor. ancak bu ayarı evde içki üretirken yapmak her zaman mümkün olmuyor. etanolün yetersiz geldiği, aromanın boğucu olduğu durumlar faciaya dönüşüyor.
başlık altındaki girdilerimin birinde su/etanol dengesinin 1,2-1,3 civarında kalmasının içimi yumuşattığını yazmıştım. halâ arkasındayım bunun ama içerken sizi kesmeyen bir alkol üretmiş oluyorsunuz. yani, hafif olduğunu bildiğiniz, su/etanol dengesi 1,3 civarında kalmış ev yapımı bir rakıyı bi' oturuşta 4-5 duble içersiniz ve beyninizin kıvrımlarında karıncalanma bile hissedemeyebilirsiniz. ama durum alkolün kana karışmasıyla ilgili zaten. seyrelttiğin alkol kana daha hızlı karışır ama sen bunu idrak edene kadar içmeye devam edersen, kafanın bi' milyon olduğunu çok geç anlarsın. bi' çeşit lag diyebiliriz buna. radyo yayınlarındaki 20-30 saniyelik "gerçek zamanlı gecikme", yüksek dozda alkol alan her insanda gerçekleşen "bu beni etkilemiyo" hissiyle ortak nedene sahiptir. bu yüzden, yüksek alkol oranına sahip içkiler habele gübele hızlı hızlı içilmez. kokteyllerin sizi daha geç etkilemesi de, gene aynı seyreltme ve böylelikle alkol oranının aşağıya çekilmesiyle ilgilidir.
evde etanolden rakı yaptınız ama aroma (esans) oranını tutturamadınız diyelim. yaptığınız her şey komple çöp mu olacak? tabii ki hayır. rakıda aromayı (yani anason yağını) etanole orantısız şekilde eklerseniz, etanol-anason bileşkesi doğrudan beyazlar. bu size "içmeye hazır bu yaae" gibi bi' tepki verdirebilir ama bu da doğru değildir. renginin yeniden saydam olmasını sağlamak için az miktarda etanol ekleyeceksiniz, hepsi bu. rakı için konuşursak, anason yağı etanolle birleştiğinde, etanoldeki suyla (h2o) da etkileşime girerek beyazlar. etanol oranı az olan bileşiklerde ise, doğrudan bir beyazlama görülür. aslında su oranının yeterli seviyede olmamasıyla alakalı bu. etanol ilavesiyle beyazlaşma sorunu çözülür ama etanol-anason dengesi de bozulmuş olur. tekrar tekrar anason ve etanol ilave etmeyin, yoksa elinizdeki içki gerçekten de komple çöp olur.
ev üretimi içkinin tadı her zaman çok sert oluyor. yani, alkol aldığınızı saniye saniye hissederek nöronlarınızı yakıyorsunuz. yukarıda anlattığım "içimi yumuşatma" taktiği, bu noktada sizin evde yapabileceğiniz bi' yöntem olmaktan çok uzak. suyu daha çok katarak etanolü seyreltmeniz de, aroma ile içimi yumuşatmanız da pek bi' etki sağlamıyor. fabrikasyon içkilerin içine başka maddeler katıldığını düşünüyorum. böylece alkolü bünyenize alırken, hiçbir zaman evde yaptığınız etanollü içkinin ağzınızda bıraktığı berbat tadı almıyorsunuz. belki de kullandıkları aromanın çeşitlendirilmesiyle alakalıdır bu. karşılaştırmak lazım ama bunun için de ağız tadınızın yerinde olduğundan emin olmalısınız. evde yaptığı içkileri içen birinin ağız tadından bahsedilemez.
kısaca, içmeyin. 2 haftada 1 kendi yaptığınız leş rakıdan içeceğinize, ayda 1 beylerbeyi alıp için. 3 haftada 1 etanolden ürettiğiniz cinle kokteyl hazırlayıp ağzınızın tadını bozacağınıza, ayda 1 beefeater için. evde viski yapmak falan saçmalıktan başka bi' şey değil zaten. hiçbir zaman o isli tadı tutturamazsınız, zorlamayın.