1. geçenlerde bear grylls'in katıldığı bir programda iklim değişikliği ve küresel ısınma yüzünden bir grup filin ufak bi su birikintisi için birbirlerini öldürmeye çalıştığını anlatıyordu, elinde bilgi, imkan ve tercih hakkı olduğu halde sonuçlarını bilinçli yalanlayarak buna sebebiyet veren canlı toplumu kötücüldür bana göre, neden ? çünkü ben toplumsal veya bireysel çıkarlarım yanında bir başka hayvan türünün durumuna empati yapabilir haldeyim fakat bu beni mutlak iyi yapmaz çünkü bu sadece benimle ilgili olmayan ve dar bir alanda verilen belki ortak payda da buluşmuş bir doğa toplumunun çıkarlarını benimsemiş olan benin duygusal bir tepkisidir, aslında bu topluluğun kendinden başka hayvanların yaşamlarını önemsemesinin yanında küresel ısınmayla birlikte buzulların erimesi ve dolayısıyla kendi yaşam alanını tehlikeye atacak sonuçlarının olması da bunu engellemek istemek için bir motivasyondur.

    bununla neyi açıklamak istiyorum ? örnek olması açısından şimdi daha büyük bir ortak paydada buluşmuş ötekilerden, mesela 2 temmuz sivas katliamında otel yanarken dışarıda ki bu olayı destekleyen kimselerin ortak olarak uzlaştığı bir ötekinin çıkarları doğrultusunda bu olaydan haz almış olmalarına bakalım, dışardan bir gözle gayet vahşi bir katliam iken bu kişilerin diğer tüm kurmacaların ötesinde gördüğü ölümden sonraki hayatta vaadedilen bir çıkar uğruna destekledikleri bu eylem destek veren kişiler için hiçte kötü bir eylem olarak sınıflandırılmaz aksine o topluluk için iyi bir olay olarak anımsanır, fakat bu topluluk içinde otelde yanan kimselerden tanıdığı veya en azından kendi türünden bir canlı yandığı için yine bir vicdan azabı söz konusu olsa da uzlaşılan bu kurmaca bireyin kendi duygularını bastırır.

    bu kurmacalara askerlerin savaş alanında kendi ülke çıkarları için insan öldürmeleri ve bu eylemleri çıkarları çatışan ve iki farklı konu üzerinde ötekilerle uzlaşan bireylerin sadece kendi çıkarlarını savunan askerlerle empati kurabilmesi örneği verilebilir, ve farkettiyseniz ilginç bir olay var bu kısımda eğer ki karşı tarafta öldürülen asker güzel bir kadın ise bu toplum içerisinde "evrimsel süreçten gelen" sağlıklı eli yüzü düzgün bir bireyle üreme fırsatını değerlendirdiğinden kişi bu konuda üzüntü duyabilir ve bunu zayiat olarak düşünebilir, bu aslında ne kadar büyük bir kurmacada ortak olsanız dahi ben'in ötekiyle oluşturduğu bu ortaklığın içgüdüsel olarak yanlışlanabilirliğini, sorgulanabilirliğini gösterir çünkü ikincil doğadan önce gelen ve ne kadar baskılanırsa yine o denli açığa çıkmak isteyen milyonlarca yıllık bir evrimsel sürecin izlerini taşırız.


    dolayısıyla iyi ve kötü, insanların veya topluluğun ortak bir paydada huzur içinde yaşamak, çıkarlarını korumak için yarattığı göreceli iki kavramdır ve aynı zamanda değişkendir.

    burda sadece kişinin kendini iyi veya kötü olarak sınıflandırması bir anlam ifade etmez çünkü bu yargıların öteki tarafından kişiye atfedilmesi gerekir, bununla neyi açıklamak istiyorum ?

    iyi ve kötü kavramı aslında ben ve öteki ile ilintilidir, ben kendi isteklerimi baskılayıp öteki ile bir konu hakkında uzlaşıya giderim ve bu uzlaşıların toplamı üzerinden bir değer ve denetim mekanizması kurar bu ortak iletişim kanalına uymayan veya reddeden kimseleri cezalandırır ve iletişimin sağlıklı ilerlemesini sağlarım.

    dolayısıyla bu ortak uzlaşıları benimsemeyen insanlar kötüdür, ıslah edilmesi veya cezalandırılması gerekir bu kendi topluluğumda çıkar sağlamak icin oteki ile kurmak istediğim sağlıklı iletişimin bir nevi güvencesi olur.

    devam etmeden önce doğal çıkar çatışması bağlamında iki şempanze grubu arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırma örneğiyle başlayalım çünkü bu örnek, insan dışında sistematik bir şekilde çevredeki başka bir grubun erkeklerini öldürmek için sınır devriyesi atan ve denk geldikleri erkekleri öldürmeleri ve böylece kendi bölgelerini genişletmek istemelerini konu alıyor tanıdık gelmiştir sanırım bu durum.

    (robert sapolsky - hate and brain kesit )

    sapolsky'nin konuşmanın tamamında öfke ve bunun biyolojik ve evrimsel tarafını, ırkçılık ve önyargı gibi kavramlara da değinerek anlatıyor bu konuşma üzerinden örnekler vereceğim yine kaynak olarak meraklısı videonun tamamına göz atabilir.

    çıkar çatışması ve koalisyona örnek teşkil etmesi açısından bir başka deney olan (bkz: )'ne bakalım.


    -alıntı

    -- spoiler --


    Robbers Cave Deneyi: Ön Yargı Azaltılabilir Mi?
    Muzaffer Sherif, sosyal psikolojinin kurucularından biri olarak kabul edilen ve bu alanda önemli katkıları olan sosyal psikologlardan biridir. Bu alandaki çalışmalarından bazıları ‘Gerçekçi Çatışma Kuramı’nı içermektedir. Bu kuram kısaca; sınırlı kaynakların gruplar arasında çatışmaya neden olduğunu, bunun sonucunda da ön yargı ve ayrımcılığın doğduğunu savunur. Muzaffer Sherif ve arkadaşlarının bu kuramı test etmek için yaptığı çalışmalardan en dikkat çekici olanı 1954 yılında Oklahoma’da izci kampında yapılan Robbers Cave Deneyi’dir. Bu deney 3 aşamadan oluşmaktaydı:

    Bağ Kurma Aşaması: Kamptaki katılımcılar; 11-12 yaşlarında birbirini önceden tanımayan 22 çocuktan oluşmaktaydı. İki gruba ayrılan çocuklar birbirlerinin farkına varmadan önce, kendi grupları içerisinde birbirleriyle bağ kurmaları ve sosyal normlar oluşturmaları amacıyla yüzme ve yürüyüş gibi aktivitelere katıldılar. Bu aşamada gruplar kendilerine “The Ratters” ve “The Eagles” isimlerini verdiler ve kendi kültürel normlarını ve kendi kültürlerini oluşturdular.

    Rekabet Aşaması: Bu aşamada araştırmacılar iki grubun birbirine karşı rekabet içine girebileceği futbol, beyzbol, halat çekme gibi etkinlikler düzenlediler. Kazanan takım ödüllendiriliyordu. Bu çekişmeli oyunlar iki grup arasında çatışma ve gerilim yaratmıştı. “The Ratters” grubu kazanacaklarından oldukça emindi. Araştırmacıların berabere kalınmayacak, bir grubun mutlaka kazanacağı şekilde organize ettikleri yarışmalar süresince saldırganlık ilk olarak sözlü atışmalar ile başladı. Daha sonra bu atışmaların şiddeti giderek arttı. Beyzbol maçında The Eagles grubu, The Rattles grubunun bayrağını yaktı. Ardından buna karşılık olarak The Rattles grubu The Eagles grubunun odasına girip kişisel eşyalarını çalarak ortalığı dağıttılar. Daha sonrasında kavga eden çocukları, araştırmacılar ayırmak zorunda kaldı. Çatışma aşamasının en sonunda The Eagles grubunun kazandığı ilan edildi.

    Sürtüşmeleri Azaltma Aşaması: Çocuklardan diğer üyeleri tanımlamaları istendi. Çocuklar kendi gruplarını överken, diğer gruptaki çocuklar için negatif özellikler söylediler. Bu sırada çekişmeli oyunların yerini çok sayıda film izleme gibi çatışma içermeyen sosyal temas aldı. Ancak Sherif grupların birbiri ile temas etmelerinin sürtüşmeyi azaltmak için yeterli olmadığına inanıyordu. Temasın yanı sıra ortak amaçlar için birlikte mücadele edilmesi de gerekliydi. Örneğin; araştırmacılar su şebekesini bozarak acil durum yarattılar. İki grubun da iş birliği yaparak arızayı gidermesi gerekiyordu. Başka bir sefer de yemek taşıyan kamyonun çamura saplanması sonucu çocuklar hep birlikte halat çekerek bu sorunu çözdüler. Bunlar gibi iş birliği ve ortak bir amaç için beraber mücadele etmeyi gerektiren durumlar; iki grup arasındaki düşmanca duyguların azalmasını sağlamakla birlikte, diğer gruptaki çocuklar için söylenen negatif özelliklerin yerini pozitif özelliklerin almasında rol oynadı.

    Sonuç olarak Robbers Cave deneyinde ‘Gerçekçi Çatışma Kuramı’nı test eden Muzaffer Sherif ve arkadaşları; grupların sınırlı imkanlar uğruna çatışmasının ön yargı ve ayrımcılığa yol açtığını, sadece bir arada olarak sosyal temas içinde olmanın bu ön yargıların azalmasında yeterli olmadığını, ayrıca ortak bir amaç için birlikte mücadele etmenin istenen sonuca ulaştırdığını gözlemlemişlerdir.


    -- spoiler --


    alıntı-

    dolayısıyla rekabetin yoğun olduğu zamanlarda kendi türünüzün ve grubunuzun çıkarlarını korumak için koalisyon oluşturabilirsiniz, farklı görüşte olan toplulukların ortak bir paydada buluşarak yine ortak bir sorunla mücadele ettiğini ve kötülediğini görebiliriz.

    kötülük ve iyilik kavramlarını, sadece tanrı ile bağdaştırmak zaten başlı başına hatalı bir sorgulama, çünkü zaten varlığı konusunda emin olunamayacak bir şeyi var kabul edip bunun üstüne sorgulama yapmak güncel tüm biyolojik ve sosyolojik araştırmaları hiçe saymak demek bir açıdan, kötü kelimesinin karşılığı olan evil sözcüğünün adam yerine eve sözcüğüne ses olarak yakınlığı bile bu ataerkil tranformasyona ibretlik bir işaret baktığımızda.

    dolayısıyla genel olarak bu konu, ben'in öteki ile uzlaşı içerisinde yarattığı kurmacanın bir denetim mekanizmasıdır ve farklı koalisyonların yine çıkarları doğrultusunda başkalarını kendi kurmaca değer yargılarıyla sınıflandırmasıdır.

    kaynaklar;

    www.gordiondanismanlik.com/...
    youtu.be/...
    youtu.be/...



    #278235 isthatnotokey | 3 yıl önce
    3kavram