1. İntihar'ı sosyoloji açısından irdeleyeceğim için kategori olarak sosyoloji terimi'ni seçtim. tabi bu irdeleme işini de durkheim açısından yapacağım. o kim derseniz sizi başlığına alalım.

    öncelikle intihar tdk'da "Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi" olarak tanımlanmaktadır. bu tanım da bizim için yeterlidir. lakin dikkat çekmemiz gereken bir nokta vardır; "toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi" ile diyor yani anlayacağınız üzere intiharın sebepleri vardır. ben de bu şekilde düşünüyor ve intiharın her zaman sebebi vardır diyorum. toplum ise intihar tanımında ayrılıklar yaşamaktadır. kimisi için intihar, hayatın zorluklarıyla baş edemeyip kestirme bir yoldur, çabuk kurtuluştur. kimisi için ise çok cesur bir olaydır, bu durumun sebebi de kişinin kendi canını alacak kadar korkusuz olduklarını düşünmeleridir. (bunlar benim gözlemim sadece).

    intihar bir olgudur. X kişisinin intihar etmesi olaydır ve bireyseldir. Lakin durkheim toplumdaki intihar eğilimini araştırmaya başladığından bireysel olay ve olgu olan intihar, sosyologlar için toplumsal bir olay ve olgu haline gelmiştir. durkhheim bu araştırmayı istatistik, nedensel açıklama, korelasyon, olasılık teknikleri bakımından yapmıştır. ben bunlara hiç değinmeyeceğim, meraklısı durkheim'ın yazmış olduğu "intihar" kitabını alabilir.
    durkheim nedensellik bakımından intiharı dört farklı kategoriye ayırır. başlığında buna kısa kısa değindim burada daha detaylı aktarmaya çalışacağım.
    her şeyden önce durkheim intihari genel olarak aşırı bireyselleşmeye bağlar. aşırı bireyselleşmede bireyin toplum ile arasındaki bağlar kopar kolektif bilinç'den ayrı düşer ve bu durum da bireyi yalnızlaştırır, sürekli bir ıstırap kaynağı oluşturur ve birey intihara yönelir.

    dönelim konumuza durkheim intihar'ı dörde ayırır, ilki:

    Bencil intihar
    "intihar bireylerin bir parçasını oluşturdukları toplumsal grupla bütünleşme dereceleriyle ters orantılıdır. ait olduğu gruplar gücünü yitirdikçe onlara bağlılığı azaldıkça birey neticede kendisine bağlı hale gelir ve özel çıkarına dayalı olanlar dışındaki davranış kurallarını kabul etmez. bireysel egonun toplumsal ego karşısında ve onun pahasına aşırı öne çıkmasını bencillik olarak kabul ettiğimizde, aşırı bireycilikten kaynaklanan bu intihar tipini bencil intihar olarak adlandırabiliriz." (intihar, 209) anlayacağınız üzere kişinin ait olduğu grup gücünü yitirmeye başlayınca birey de aynı oran da güçsüzleştiğini hissedip tamamen gruba karşı olarak intihara yönelir.

    Özgeci intihar
    bu intihar tipi 3 alt başlık içerir
    1-mecburi özgeci intihar: bireyler belirli koşullarda intihar etmek zorundadır. (ben bunu savaş esiri vb durumlar olarak öğrendim)
    2-seçme hakkı içeren özgeci intihar: bireyler intihar etmek zorunda değillerdir, ancak belirli koşullarda intihar onlar için bir gelenektir. (savaşta kaybedip intihar etmek)
    3-akut özgeci intihar: bireyler kendilerini "sadece kendini feda etmenin hazzı nedeniyle öldürürler. çünkü özel bir neden olmasa bile, kendi hayatından vazgeçmenin övgüye değer olduğu düşünülür" (intihar, 223)
    genel olarak özgeci intiharda da çok az sebep belirtilir.

    anomik intihar
    bireyin toplum içinde yeterli düzeyde yer alamaması durumudur. birey ve toplum arasında kopukluk, açıklık olduğunda görülür. bir çeşit topluma yabancılaşma söz konusudur, birey için toplumsal değerler önemini yitirir, grupla arasındaki ilişki zedelenir. bu yüzden birey intihara yönelir.

    fatalist intihar
    "aşırı düzenlemenin, gelecekleri acımasızca engellenmiş ve tutkuları baskıcı disiplin tarafından şiddetle boğulmuş kişilerin ürünü" (intihar, 276)
    birey toplumsal değerleri kaybettiğinde anomik intihar oluyor. birey toplumsal değerler altında ezilirse fatalist intihar oluyor, bu ayrım önemlidir. ve ne yazık ki çevremden de birçok kişiyi fatalist intihar nedeniyle kaybettim. bir ara da fatalist intihar'a kalkıştım lakin beceremedim belki bir gün ondan da bir yerlerde bahsederim.

    durkheim'in intihar açıklaması şu şekilde devam eder:
    "İnsanların, düzenlenmesi ve kontrol altında tutulması gereken potansiyel olarak sınırsız arzular ve tutkulara sahip oldukları görülebilir. Ancak tutkular ve arzuları tamamen düzen altına alınması hayatın anlamını tamamen yitirmesi yol açar." (intihar gerçekleşir)
    "İnsanlar kişiler arası bağlılık ve bu bağlılıkların kolektif amaçlarla ilişkili olması ihtiyacı içindedirler. Ancak, birey için hayat anlamını yitirdiği noktada aşırı bağlılık kişisel özerkliği zayıflatabilir." (yine intihar)

    toparlamak adına bunlar genel olarak intiharın nedenleridir elbette ki başka sebepler, bağlantılar vardır lakin en başta dediğim gibi ben durkheim izinden gittim. sonuç olarak intihar eden kişilerin davranışlarını inceleyerek hangi intihar tipine uygun olduğunu yahut kişilerin davranışlarına bakarak intihara yaklaşıp yaklaşmadığını anlayabilirsiniz. karışıp karışmamak size kalmış. etik midir değil midir diye başka bir girdide konuşuruz.

    son sözüm intihara bilim açısından bakmak insanın kalbini zedeliyor, köreltiyor bunun için en başta ya kalbinizi köpeklere yem edeceksiniz ya da ağlayarak bu satırlarda dolaşacaksınız.

    Kaynakça olarak:
    durkheim- intihar
    sosyoloji teoriler
    bilgi ve birikimimi kullandım.

    bu girdi 2018'de fatalist intihar ile hayatına son veren yakın arkadaşım Bilge Kağan içindir.
    #272800 yavuzthehun | 3 yıl önce
    0sosyoloji terimi