Valar Arda’ya inip Ilúvatar’ın Çocukları için yaşanılacak yerler yaratırken Vala Aulë elflerin uyanmasını bekleyemedi, sabırsızdı. Aulë kendi başına, dağ altında, kimseden habersiz Cücelerin 7 Atası’nı yarattı lakin tahmin edemedi şekillerini ve boyutlarını, bu yüzden de cüceler kısa boylu oldu ve erkek ile dişinin ayrımı yapılamadı, her ikisi de bodur, şişman ve sakallıydı. Eru Ilúvatar ise her şeyden haberdardı, sessizce izliyordu olanları. Aulë dilini öğretmeye başladı cücelere, onlarla konuştu bu sırada Eru Ilúvatar konuştu Aulë ile: Neden yaptın bu işi? Neden teşebbüs ettin böylesi bir işe; bilirsin ki aşar bu iş kuvvetini de, salahiyetini de katbekat. Sunduğum ihsan yalnız kendi nefsin içindir, ötesi yok; öyleyse elinin ve zihninin can verdiği bu yaratıklar ancak senin varlığınla hayatta kalabilir, aklından hareket ettiklerini geçirirsen adım atar, aklın başka yere kaydığı anda öylece kalakalırlar; bu mudur arzun, bu mudur dileğin?
Karşılık verdi Aulë: Arzum değildi böylesi bir hakimiyet. Benden başka şeylerin varlığını arzuladım, onları sevmeyi ve öğretmeyi, benimle birlikte onlar da görebilsinler diye Eä'nın güzelliğini, o Eä ki varlığının sebebi sizsiniz. Arda'da dirlik ve neşe içinde bulunacak pek çokları için bol bol yer var gibi geliyor bana, lakin pek çok yeri hâlâ ıssız ve sessiz. Sabırsızlığım sürükledi beni deliliğe. Fakat söylemem lazım ki kendi yaratılışımdan beri kalbimdedir yaratma hevesi ve aklı kıt bir çocuk babasının işlerini kendisine oyun ederken, babası ile alay etmeyi bir an dahi üşünmez,
yalnızca babasının oğlu olduğu için yapar tüm bu şeyleri. Peki, ne yapıp da önleyeyim kalbinde sonsuza dek bana karşı bir öfke beslemeni? Bir evlat olarak, senin bana verdiğin bu ellerle yaptığım bu şeyleri sunuyorum sana, kabul edersen. Dilediğince senindir onlar, her ne yapmak istersen. Yoksa uygun olan, haddimi aşıp da becerdiğim bu işi kendi ellerimle yok etmem midir?
Sözleri bitti Aulë’nin ve çekicini kaldırıp cücelere vuracaktı lakin gözünde yaşlar birikti, cüceler ise korkup kaçmaya başladı. Eru Ilúvatar ise merhamet gösterdi hem cücelere hem Aulë’ye ve dedi ki: Dünya'nın başlangıcında Ainur'un düşüncelerine varlık bahşettiğim gibi, şimdi de senin arzunu kabul edip bir yer sunuyorum ona orada; bir çivi bile çakmıyorum ellerinle yaptığın bu işlere, senin yarattığın gibi kalacaklar bundan böyle de. Ama onların benim tasarım olan İIkdoğanlardan önce gelmelerine müsaade edecek değilim, zira bu, senin sabırsızlığının ödüllendirilmesi anlamına gelir. Şimdilik, taşların altında karanlıkta uyuyacaklar ve İlkdoğanlar Dünya üzerinde gözlerini açmadan da peydah olmayacaklar, o vakte dek sen de onlarla birlikte bekleyeceksin, ne kadar uzun gelirse gelsin. Fakat zamanı geldiğinde uyandıracağım onları ve onlar senin çocukların gibi olacaklar ve sık sık husumet doğacak seninkiler ve benimkiler arasında, kabullenişimin çocuklarıyla ve seçimlerimin çocuklarıyla.
Bunun üstüne Aulë aldı çocuklarını ve dağ altına sakladı, sonra Valinor’a dönüp uzun yıllar bekledi uyanmalarını.
--
spoiler --