10 ayda %136 zamlanan un fiyatları nedeniyle, fiyatı gevrekle aynı fiyata gelmiş (hatta bazı şehirlerde gevrek daha pahalı) temel gıda maddesi. haber linki burada .
buğdayın gdolu olmasından sonra mahalle fırınlarındaki normal ekmeği satın almayı tamamen kesmiştim. ev ekmeği olarak bilinen, ekşi mayayla yapılan, genelde kilo ile ölçülen boyutlarda olanlarından alma sıklığımı artırmıştım. son zamlardan sonra ise, ekşi mayalı olanlar 20 liranın üzerine çıkmış durumda. "esma ana" diye bi' marka ege bölgesi'nde pek bilindiktir. bu sene içinde, pandemi döneminde 12 liraya 1 kilo ekşi maya ekmeğini alıyordum. şimdi internetten satışı 25 lira. aynı boyuttaki siyez ekmeği ise 35 lira. küçük şarküterilerden elden almak istesem, sırasıyla 30 ve 40 lira bandında olacağını tahmin ediyorum. yolum düştüğünde camekanına bile bakmadan geçiyorum.
evine günlük 4-5 normal ekmek alması gereken, hanede 4 boğaz doyuran bir asgari ücretlinin aylık ekmek ihtiyacını gidermek için aylığının %10'undan fazlasını harcaması berbat. sürekli olarak sadece un tüketmek hem daha fazla acıkmaya hem de şeker hastalığına sebep olacak. unun karbonhidrat olarak gereksinim karşılaması tamam ama sadece unla bu iş yürümeyecektir. zaten zorunlu aylık giderleri aylığının %50'sini aşan bir insan için ekmeğin lüks olmaya başladığını söylemek abartılı olmayacaktır. daha bunun süt ürünleri (yıllık zam oranı %40), et ürünleri (tavuk etinin yıllık zam oranı %64, dana etininki %23, balığınki %34), bakliyat (mercimeğin yıllık zam oranı %42, nohutunki %34) ve yağ (ayçiçek yağının yıllık zam oranı %61, mısırözününki %47) alamama durumu da var. sadece ekmek üzerinden bile değerlendirilse, sağlıksız nesiller, iyi beslenememekten tükenen çalışanlar ve covid-19 gibi gırla abuk subuk hastalığı taşıyıp yayma ihtimali çok fazla olan yoksuldan bahsetmek mümkün.
özetle; dahi gibi davranarak çay-simit hesabı ile geçinmeyi dikte etmek ne insani ne etik ne de mümkün. malum karikatürdeki "millet aç, aç" diyen dayının midesindeki gurultu olduğumuzu düşünüyorum artık.