1. ve 'un yapımcılarının son iki kişilik oyunu.

    eşimle beraber dün bitirdik, deneyimlerimiz henüz tazeyken hakkında yazmak istedim çünkü bu deneyimi her çiftin bir kez yaşaması gerektiğini düşünüyorum. sadece beraber oyun oynayabilen çiftlerin, oyun oynamaktan hoşlanan çiftlerin değil, daha önce hiç beraber oyun oynamamış çiftlerin de oynaması gereken bir oyun bence. oyunda şakacı bir dille ifade edilen, "çift terapisi" olarak görülen dört bölümlük bir kısım var, dört seans çift terapisine katılması gereken karakterlerimizi oynatırken hakikaten bir ilişkide dinamiklerin nasıl olması gerektiğini çok hoş bir biçimde görüyorsunuz çünkü.

    oyunun konusu şöyle ki, boşanma arifesindeki bir çift olan may ve cody, çocukları rose'a boşanmaları gerektiğini açıklamak zorunda kaldıkları o çirkin öğle yemeğinden yeni kalkarlar. ancak rose, durumu beklediklerinin aksine olgunlukla karşılayıp masadan kalktığında cody ve may, biri oturduğu sandalyede, diğeri kanepede kestirmeye başlarlar. rose ise ebeveynlerine "ben de odama gidip biraz oynayayım madem, n'apalım, olur..." diye olgunluk göstermişse de odasına gidince annesi ve babasına benzeyen iki minik kuklayı ellerine alır ve ağlamaya başlar. ve işte o anda biz, sinematikten bir anda oyunun içine girmiş oluruz çünkü üzüntünün verdiği miskinlikle kestiren cody ve may'in ruhları vücutlarını terk edip kızlarının göz yaşı üzerlerine değince biri kilden, diğeri tahtadan yapılmış iki kuklanın içine girer.

    bütün oyun boyunca iki kişilik dinamiklerle evde yalnız kalan rose'u korumaya çalışacak, rose'un başına bir şey gelmeden bedenlerinize geri dönmek için elinizden geleni yapacaksınız ama bu o kadar da kolay olmayacak çünkü rose'un üzerinize damlattığı göz yaşlarının başlattığı sihir, ancak "book of love" adlı sinir bozucu bir kitabın dediklerini yapabilirseniz ortadan kalkacak.

    inanılmaz şirin, sevimli, yer yer zor ve bir yandan da hakikaten terapi gibi bir deneyimdi, bir oyuna aşık olunabilir mi bilmem ama ben oyunun her karesine, sanatına, oynanış biçimine, seslendirmelerine, ortamına, müziklerine, yan karakterlerine aşık oldum. oyunu oynarken bizim aramızda may ve cody gibi bir sorun çok şükür ki hiç olmadı ve yoktu ama bizim de geçirdiğimiz zor zamanlar, birbirimize destek olmamız gereken çok dinamik olmuştu geçmişte. hepsini gülümseyerek hatırladık, neleri doğru yaptığımızı gördük, sevindik, heyecanlandık, gülümsedik, may ve cody'i oynarken onların yanlış diyaloglarının ne kadar yanlış olduğunu çözebildik, giderek o diyaloglar güzelleştikçe, onlar da bize yakınsadıkça sevindik. biri düştüğünde, diğerinin onun kalkmasını beklemeden ilerleyemediği tüm o bölümlerde içim sıcacık oldu, biz bu oyundan önce de öğrenmiştik, yeniden pratik ettik.

    sonuç olarak, iki kişilik oyun diye lütfen gidip bodoslama bir arkadaşınızla beraber oynamayın. sevgilinizle, eşinizle oynayın, eğer bir sevgiliniz ya da eşiniz yoksa olmasını bekleyin ve oyunu kenarda saklayın. bu oyunu arkadaşıyla beraber oynadığını ve eğlendiğini söyleyenlere acırım, bir çift olma deneyimini bilmeden, "eşiyle" beraber oynamadan bu oyunun tadını kimse alamaz çünkü, net bir şekilde çiftler için tasarlanmış ve yapılmış bir oyun.

    çocuğunuzla falan da oynamayın çok sevimli diye kanıp, bir bölümde oyuncak bir filin bacaklarını, kulağını falan biçmek zorunda kalıyoruz ve hakikaten bir çocuk için "fazla" olabilecek sahneler içeriyor. ayrıca bence bir çocuk için fazla uyaran içeren bölümler de var, gerek yok çocukların gözünü, algısını yormaya.

    bu oyun şirketinin daha önceki iki oyununu da çok beğenmiştik ama bu benzersiz bir oyundu, bunun gibi daha çok oyun yapsınlar isterim, çok yakından takip edeceğim artık bunları, çabuk yapsınlar, oynarken hiç bitmesin istedik ya, bitince üzüldük, günlerce kaç akşam boyunca bizim içimizi sıcacık yaptı, bizi güldürüp eğlendirdi, video oyunları sadece vakit geçirmek için değil, bunun gibi kişisel gelişime dair ufak kırıntılar da barındıran güzel hikayeleri için de oynansın artık, bu yeni norm olsun dilerim.


    -- spoiler --


    not: son bölümde, may'in evliliklerinde bir kenara atıp unuttuğu tutkusunun şarkı söylemek olduğunun ortaya çıktığı, book of love'ın o bölümde may'in sesine karşılık cody'e de eşlik edici "silah" olarak bir davul zili verdiği kısımda çığlık attık artık, bir de may'in eski, unutulmuş piyanosunun üzerinde gezmek durumunda kaldılar, yerimizde tepindik zevkten. eşim davulcu, ben klavyeciyim ve şarkı da söylemeyi çok severim. o bölümde iyice oyunun bizim için yapıldığını düşündük artık haha, bu da kişisel bir anımızdı.


    -- spoiler --

    #270197 taro | 3 yıl önce
    0video oyunu