Hayatım boyunca yaşadıklarım, toplumun çevremin benliğimdeki olumlu olumsuz etkileri ahlaki yargılar ve etik kuramları üzerinde sürekli kafa yoruyorum özellikle son dönemlerde yaşadığımız aşırı olumsuz olaylar bunu inanılmaz derecede tetikliyor, ruhen daralıyor bunalıyor kendimi kalbimi dev bir elin sürekli sıktığını hissediyorum, içinde bulunduğumuz toplumda yaşadıklarımız özellikle belirtmek gerekirse cinayetler taciz tecavüz hırsızlık ve gündemin overdose yoğunluğu sebebiyle yeterince tepki veremeyerek mecburen kanıksamamız beraber yaşadığımız insanların aklımızla dalga geçercesine savunmalar&saldırılar yapması ve tüm bunlarla mücadele ederken gelen tükenmişlik hissi.
İnsanlık tarihinin yazılı yada yazı öncesi devirlerinden bu yana süregelmiş birikimlerin çıkarımların bütünüyle sağlanan eğitim üstünde durmak istediğim bir nokta, bir diğeriyse sistemin sağladığı şartların eşitsizliği nedeniyle bu eğitime az orta çok erişebilen yahut hiç erişemeyen insanlarla beraber yaşamanın getirdiği yıkım ve tarihteki birtakım olaylar örneklerle çıkarımlar yaparak irdelemek istiyorum.
Öncelikle isim hafızamın yetersizliği ve unutkanlığım yüzünden yaptığım göndermelerin çoğunun kim tarafından ortaya atıldığını ismen veremeyecek olduğum için özür diliyorum.
Başta belirttiğim gibi vahşi bir hayvan olarak ele aldığım insan yaşamın başlangıcından bu yana hayatta kalma içgüdüleri ve geliştirdiği savunma mekanizmasi sonucu yalanı keşfetmiştir, korku, açlık, çoğalma isteği gibi birçok duygu zihinsel gelişiminin temellerini oluşturmuştur ve bu temeller üzerine değerler katarak bügünlere gelmiştir.
Toplum düzeninin sağlandığı ve ideale yakın her düzende unutulsa bile insan içgüdüsel olarak sürekli bu olguların yanımsamalarıyla oluşturduğu simülasyonda önce kendi sonra toplum çıkarları ve dolayısıyla yine kendi için atılımlarda bulunmuş bunun neticesinde birçok yeni keşifler yapmıştır, fakat bu gelişmeler toplumun her kesiminde eşit bir şekilde algılanamadığından hazmedilemediğinden ve eğitimin öğretimin yetersizliğinden dolayı 21. yüzyıl kaotik heterojen toplumunu sunmuştur.
Konuyu çok dağıtmamak adına yakın tarih ve son ikibin yılın toplumsal yapısına, dinlerin, ideolejilerin artı ve eksilerine tarihsel gelişimine sadece değinerek asıl olarak günümüz toplumlarının durumunu konusmak istiyorum.
İnsan ahlak ve etikleri bireyin toplum üzerindeki durumu var oldugu sürece değerlidir, insan tek başına bu durumları örneklendirmek için yetersizdir, insanlar birden fazla olduğu durumlarda adaletin tesisi için birtakım etikler yaratmıştır ve bunun temellerini başta değindiğim üzere hayatta kalma ve korku iç güdüsüyle oluşturmuştur, doğal seçilim gibi güçlü olanın kazandığı kesin ve net sonuçları olan fakat bir okadar acımasız bir gercekle savaşarak yapmıştır bunu doğru yada yanlış olması tartışmaya açık bir konu olmakla birlikte bu tartışmaya değinmeden geçiyorum. Adaletin tesisi ve duyguların tanımı için toplumlar güçlü mitlerle bu konuları destekler nitelikle örneklendirip yıllarca üstünde durmuştur, bu mitler ortaya çıktığı tarihte yaşayan insanların dünyayı algılayabilme kapasitesiyle ve yorum yeteneğiyle doğru orantılı olarak gelişmiştir, bilinen yazılı ilk eserlerle sümer mitolojisinde geçen, tufan, insanın yaratılışı hikayesi(birçok kaynak tarafından günümüz dinlerindeki yasak elma olayının esin kaynağı olarak kabul edilir)
ölüm sonrası yaşam miti cennet (Sümer mitolojisinde “Dilmun”, aslanların öldürmediği, kurtların kuzuları kapmadığı, kuzgunların seslerini çıkarmadığı, oğlakların yabani köpekler tarafından kapılmadığı, emin bir yer olarak betimlenmektedir.)
sırat köprüsü olarak esinlenilen (Sinvat (tişinvet, cinvat) köprüsünün, Ahura Mazda’ya inanıp, iyiliği tercih eden mümin için çok geniş, kâfir için ise kıldan ince ve kılıçtan keskin olacağı belirtilmektedir.)
Benzer bir örnek yunan mitolojisinden ve günümüz dinlerinin esin kaynağı olan akherusian.(Bunların dışında ana babasına karşı gelip, şiddet uygulayan ve daha sonra da pişman olanlar, hafifletici sebeplerle cana kıyanlar vb. suçları işleyenler, bir yıl cehennemde cezalandırıldıktan sonra, bir dalga vasıtasıyla oradan dışarı “Akherusian” gölüne atılırlar ve daha önce kendilerine karşı haksızlık yaptıkları insanlardan af dilerler. Affedilmeleri halinde bulundukları gölde yıkanıp, azaptan kurtulurlar. Affedilmezlerse, tekrar bir yıl daha cehenneme atılırlar. Mağdurlar tarafından affedilinceye kadar buişlem böyle devam eder.)
Örneklerdeki gibi bilinen ilk toplumların kurucusu olan insanların korku temelli adaletin tescili için kurguladıkları mitlerle insanları yönetmek, düzene sokmak arzusuyla çaba sarfettiği açıktır, İnsanlar günümüz modern ve post-modern tarihine kadar bu mitleri etikleri esas alarak adalet sistemleri geliştirmişler ve birtakım değerler ekleyerek kullanmışlardır, Nietzschenin ahlak felsefesi ve tanrının ölümü; insanların mitlerden kurtularak kendi benliği çerçevesinde ele alarak yeni ahlak değerleri edinmesine bir pencere açmıştır diyebiliriz. Bu gelişmelerin daha birkaç yüzyıldır konuşulduğunu varsayarak, kültürel ve mitelojik inanışların bilinen tarihle 6-7 bin yıldan beri getirdiği ilkel inanışların daha doğum sancıları yaşayan birkaç yüzyıllık bir düşünce akımına ne denli baskın geldiği açıkca görülmektedir. Postmodern bu düşünceyi topluma entegre etmek için akılcı ilerici atılımlar yaparak entellektüel birey olarak düşünebilen kimseler yaratma hayaliyle çıkan diktatöryalar bile toplumun genelindeki cahiliyeti kontrol altına alamamış ve zamanla bu ezici çoğunluğun engeliyle tıkanmıştır. Ve popülarist liderler aracılığıyla bu cahil çoğunluğun dayatmaları günümüz toplumunu oluşturmuştur. Entellektüeliteye değer veren toplumlarda arı bilgi liyakat sahibi kimseler tarafından modere edildiği için yozlaşma azdır ve ideale yakın bir düzen kurulabilir, fakat yine kanayan yara olan toplumsal ahlak mevzusu maalesef hala akılcı ilerici kimseler yerine binlerce yıl öncesinin mitleriyle yaşayan ve ahlak olgusunu bu çerçevede oluşturmuş kimseler tarafından sabote edildiği için birçok toplumda yozlaşma hakim. İşte bu yüzden köpekleri sevip inekleri yiyen, ineklere tapıp köpekleri yiyen, et bulamayınca birbirini yiyen, gayları şeytanlaştırıp kendi kararlarını verecek akli ve fiziki yeterliliğe sahip olmayan bireylerle birlikte olan, korkan, utanan, yakan, bozan, yıkan, çalan, yağmalayan kimseler hala toplumlarda ezici çoğunluğu oluşturuyor ve maalesef bu insanlar hala problemin gerici hukuk yöntemleriyle çözülebileceğine inanıp kurtuluşun mesihten geleceğini düşünüyor.
Çocuk
Çocuk, bebeklik ve ergenlik çağları arasındaki insan. Genellikle konuşma ve yürüme kabiliyetleri kazanıldıktan sonra çocukluğun başladığı; cinsel gelişimin başladığı ergenlik dönemi ile birlikte çocukluk döneminin bittiği kabul edilir. Ama bu tanımlamalar görecelidir ve kesin sınırları yoktur.
Cinsel rüşt yaşı, bir kişinin yasal olarak cinsel eylemlerinin bilincinde sayıldığı ve bu eylemlere rıza gösterebildiğinin yasal olarak kabul edildiği en küçük yaştır. Rüşt yaşı, cezai ehliyet yaşı, evlenme yaşı ve seçme yaşı gibi diğer yaş sınırlarından farklı olabilir. Cinsel rüşt yaşı için ülkelere göre yasalar farklılık gösterir: genellikle 15 ile 18 arasında olacak şekilde belirlenmesine karşın, 13'e kadar düşebildiği ve 20'ye kadar çıkabildiği ülkeler bulunmaktadır.
Ülkelere göre yasal evlilik yaşı
(Ebeveyn izni ile)
Ülkeler Erkek Kız
Afganistan 18 16
Arnavutluk 18 18
Cezayir 19 19
Andorra 14 14
Angora 16 15
Arjantin 18 18
Ermenistan 16 16
Avustralya 16 16
Avusturya 16 16
Azerbaycan 18 17
Bahreyn 18 15
Bangladeş 21 18
Barbados 18 18
Belarus 16 14
Belçika 18 18
Belize 16 16
Benin 18 18
Butan 18 18
Bolivya 16 14
Bosna Hersek 16 16
Botsvana 18 18
Brezilya 16 16
Brunei 13 13
Bulgaristan 16 16
Burundi 21 18
Kamboçya 20 18
Kamerun 18 15
Kanada 16 16
Cape Verde 18 18
Orta Afrika 18 18
Çad 18 17
Şili 16 16
Çin 22 20
Kolombiya 14 12
Komorlar 18 18
Kongo 21 18
Kosta Rika 15 15
Fildişi Sahili 20 18
Hırvatistan 18 18
Küba 16 14
Kıbrıs 16 16
Çek Cumhuriyeti 16 16
Kongo 18 15
Danimarka 18 18
Cibuti 18 18
Dominika 16 16
Dominik Cumhuriyeti 16 15
Ekvador 14 12
Mısır 18 18
El Salvador 14 14
Ekvator Ginesi 18 18
Eritre 18 18
Estonya 15 15
Etiyopya 18 18
Fiji 16 16
Finlandiya 18 18
Fransa 18 18
Gabon 18 15
Gambiya 18 18
Gürcistan 16 16
Almanya 16 16
Gana 18 18
Yunanistan 18 18
Grenada 18 18
Guatemala 16 14
Gine 18 18
Guyana 16 16
Haiti 18 18
Honduras 18 16
Macaristan** 16 16
İzlanda 18 18
Hindistan 18 21
Endonezya 19 16
İran 13 15
Irak 15 15
İrlanda 16 16
İsrail 16 16
İtalya 16 16
Jamaika 16 16
Japonya 18 16
Ürdün 15 15
Kazakistan 16 16
Kenya 18 18
Kiribati 16 16
Kosova 16 16
Kuveyt 17 15
Kırgızistan 16 16
Laos 15 15
Letonya 16 16
Lübnan 18 17
Lesotho 21 21
Liberya 18 18
Libya 20 20
Lihtenştayn 18 18
Litvanya 15 15
Lüksemburg 16 16
Makedonya 16 16
Madagaskar 18 18
Malawi 18 18
Malezya 18 16
Maldivler 18 18
Mali 18 16
Malta 16 16
Marşal Adaları 18 16
Moritanya 18 18
Meksika 16 14
Buğdan 18 16
Monako 18 18
Moğolistan 18 18
Karadağ 16 16
Fas 18 18
Mozambik 18 18
Myanmar 20 20
Namibya 18 18
Nepal 18 18
Hollanda 16 16
Yeni Zelanda 16 16
Nikaragua 15 14
Nijer 18 15
Nijerya 18 18
Kuzey Kore 17 18
Norveç 16 16
Umman 18 18
Pakistan 18 16
Panama 16 14
Paraguay 14 14
Peru 16 16
Filipinler 18 18
Polonya 18 18
Portekiz 16 16
Katar 18 16
Romanya 18 15
Rusya ve 16 16
Ruanda 18 18
San Marino 16 16
Suudi Arabistan 10 10
Senegal 18 16
Sırbistan 16 16
Seyşeller 18 15
Sierra Leone 18 18
Singapur 18 18
Slovakya 16 16
Slovenya 15 15
Somali 18 16
Güney Afrika 18 15
Güney Kore 18 16
Güney Sudan 18 18
ispanya 16 16
Sri Lanka 18 16
Sudan 10 10
Surinam 17 15
Svaziland 18 18
İsveç 18 18
İsviçre 18 18
Suriye 15 13
Tayvan 18 16
Tacikistan 17 17
Tanzanya 14 14
Tayland 17 17
Bahamalar 15 15
Timor-Leste 16 16
Gitmek 16 16
Tonga 18 18
Trindad ve Tobago 16 12
Tunus 18 18
Türkiye 16 16
Türkmenistan 18 18
Tuvalu 18 18
Uganda 18 18
Ukrayna 16 16
Birleşik Arap Emirlikleri 18 18
Birleşik Krallık 16 16
Amerika Birleşik Devletleri 14 12
Uruguay 14 12
Özbekistan 17 16
Venezuela 16 14
Vietnam 20 18
Zambiya 18 16
Zimbabve 18 16
Pedofili ya da sübyancılık, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık. Bu rahatsızlığa sahip kişilere pedofili ya da sübyancı denir.
Günümüzde pedofiliyi normal karşılayan ve normal karşılanması için faaliyet gösteren, pedofili kişilere karşı hoşgörülü davranılması gerektiğini söyleyen dernek, kurum, kuruluş ve aktivistler vardır. 1970 yılında, önce Rotterdam'da, daha sonra diğer şehir ve ülkelerde, pedoseksüel ilişkilerin yasallaştırılmasını alenen savunan pedofil dernekleri ortaya çıktı. İlerleyen yıllarda ABD'de Kuzey Amerika Erkek / Erkek Aşk Derneği (NAMBLA), Fransa'da Groupe de recherche pour une enfance différente (GRED), Büyük Britanya'da Pedophile Information Exchange (PIE) ve Belçika da De Rooie Vlinder pedofiliyi savunmak amacıyla kuruldu. İngiltere’de bir gazete olan Gay News'i çıkaran Ian Campbell Dunn (1 Mayıs 1943 - 10 Mart 1998), aynı zamanda Paedophile Information Exchange adlı aktivizm grubunu kurmuş ve rıza yaşının kaldırılmasını savunmuş, yetişkinlerin çocuklar ile cinsel ilişkiye girmelerinin anlayışla karşılanması için kampanya yürütmüştü.[9] ABD’de eşcinsellik bilinciyle ilgili olan Radical Faeries hareketinin kurucusu Henry "Harry" Hay Jr. (7 Nisan 1912 - 24 Ekim 2002) pedofilinin meşrulaştırılmasını destekliyordu ve rıza yaşının kaldırılmasıyla pedofilinin yasallaşmasını savunan Kuzey Amerika Erkek/Oğlan Aşk Derneği'nin (NAMBLA) aktif bir destekçisiydi.[10] Aynı zamanda pedofiliyi LGBT hareketine dahil etmeye çalışan Harry Hay, resmi onur yürüyüşlerine NAMBLA’yı kabul ettirmeyi başaramamış ve 1994 yılındaki onur yürüyüşüne katılmayı reddetmiş, bunun yerine diğer bir yürüyüşe katılmak zorunda kalmıştır.
Günümüzde özellikle Avrupa ve Amerika ülkelerinde pedofiliyi savunan dernek ve kuruluşlar vardır.
Parantez içleri ve son bölümleri vikipedia'dan alıntıdır. Bahsi geçen konulardaki düşünceler kendi okumalarım olup mantıklı argüman sunulduğu taktirde yanlışlanabilir.
Son dönemlerde şahitlik ettiğimiz iç karartan üzücü olaylara karşı doluluğumu bu şekilde bir dışavurumla açıklayarak ancak bir nebze rahatlayabildim 21 yüzyılda şiddetin ve istismarın çözüm ve hak olduğunu iddaa edenlere ithafen yazmak gereği duydum.
Aklıma gelmeyen değinemediğim çok noktalar var başka girilere artık.
Şiddet ve istismar suçtur.
Edit(1): iran evlilik yaşı yasayla 2019'da kız için min 13 erkek için 15 olarak güncellenmiştir.