1. Toplumsal ahlak ve değer yargıları üzerine

    Hayatım boyunca yaşadıklarım, toplumun çevremin benliğimdeki olumlu olumsuz etkileri ahlaki yargılar ve etik kuramları üzerinde sürekli kafa yoruyorum özellikle son dönemlerde yaşadığımız aşırı olumsuz olaylar bunu inanılmaz derecede tetikliyor, ruhen daralıyor bunalıyor kendimi kalbimi dev bir elin sürekli sıktığını hissediyorum, içinde bulunduğumuz toplumda yaşadıklarımız özellikle belirtmek gerekirse cinayetler taciz tecavüz hırsızlık ve gündemin overdose yoğunluğu sebebiyle yeterince tepki veremeyerek mecburen kanıksamamız beraber yaşadığımız insanların aklımızla dalga geçercesine savunmalar&saldırılar yapması ve tüm bunlarla mücadele ederken gelen tükenmişlik hissi.
    İnsanlık tarihinin yazılı yada yazı öncesi devirlerinden bu yana süregelmiş birikimlerin çıkarımların bütünüyle sağlanan eğitim üstünde durmak istediğim bir nokta, bir diğeriyse sistemin sağladığı şartların eşitsizliği nedeniyle bu eğitime az orta çok erişebilen yahut hiç erişemeyen insanlarla beraber yaşamanın getirdiği yıkım ve tarihteki birtakım olaylar örneklerle çıkarımlar yaparak irdelemek istiyorum.

    Öncelikle isim hafızamın yetersizliği ve unutkanlığım yüzünden yaptığım göndermelerin çoğunun kim tarafından ortaya atıldığını ismen veremeyecek olduğum için özür diliyorum.

    Başta belirttiğim gibi vahşi bir hayvan olarak ele aldığım insan yaşamın başlangıcından bu yana hayatta kalma içgüdüleri ve geliştirdiği savunma mekanizmasi sonucu yalanı keşfetmiştir, korku, açlık, çoğalma isteği gibi birçok duygu zihinsel gelişiminin temellerini oluşturmuştur ve bu temeller üzerine değerler katarak bügünlere gelmiştir.

    Toplum düzeninin sağlandığı ve ideale yakın her düzende unutulsa bile insan içgüdüsel olarak sürekli bu olguların yanımsamalarıyla oluşturduğu simülasyonda önce kendi sonra toplum çıkarları ve dolayısıyla yine kendi için atılımlarda bulunmuş bunun neticesinde birçok yeni keşifler yapmıştır, fakat bu gelişmeler toplumun her kesiminde eşit bir şekilde algılanamadığından hazmedilemediğinden ve eğitimin öğretimin yetersizliğinden dolayı 21. yüzyıl kaotik heterojen toplumunu sunmuştur.

    Konuyu çok dağıtmamak adına yakın tarih ve son ikibin yılın toplumsal yapısına, dinlerin, ideolejilerin artı ve eksilerine tarihsel gelişimine sadece değinerek asıl olarak günümüz toplumlarının durumunu konusmak istiyorum.

    İnsan ahlak ve etikleri bireyin toplum üzerindeki durumu var oldugu sürece değerlidir, insan tek başına bu durumları örneklendirmek için yetersizdir, insanlar birden fazla olduğu durumlarda adaletin tesisi için birtakım etikler yaratmıştır ve bunun temellerini başta değindiğim üzere hayatta kalma ve korku iç güdüsüyle oluşturmuştur, doğal seçilim gibi güçlü olanın kazandığı kesin ve net sonuçları olan fakat bir okadar acımasız bir gercekle savaşarak yapmıştır bunu doğru yada yanlış olması tartışmaya açık bir konu olmakla birlikte bu tartışmaya değinmeden geçiyorum. Adaletin tesisi ve duyguların tanımı için toplumlar güçlü mitlerle bu konuları destekler nitelikle örneklendirip yıllarca üstünde durmuştur, bu mitler ortaya çıktığı tarihte yaşayan insanların dünyayı algılayabilme kapasitesiyle ve yorum yeteneğiyle doğru orantılı olarak gelişmiştir, bilinen yazılı ilk eserlerle sümer mitolojisinde geçen, tufan, insanın yaratılışı hikayesi(birçok kaynak tarafından günümüz dinlerindeki yasak elma olayının esin kaynağı olarak kabul edilir)

    ölüm sonrası yaşam miti cennet (Sümer mitolojisinde “Dilmun”, aslanların öldürmediği, kurtların kuzuları kapmadığı, kuzgunların seslerini çıkarmadığı, oğlakların yabani köpekler tarafından kapılmadığı, emin bir yer olarak betimlenmektedir.)

    sırat köprüsü olarak esinlenilen (Sinvat (tişinvet, cinvat) köprüsünün, Ahura Mazda’ya inanıp, iyiliği tercih eden mümin için çok geniş, kâfir için ise kıldan ince ve kılıçtan keskin olacağı belirtilmektedir.)

    Benzer bir örnek yunan mitolojisinden ve günümüz dinlerinin esin kaynağı olan akherusian.(Bunların dışında ana babasına karşı gelip, şiddet uygulayan ve daha sonra da pişman olanlar, hafifletici sebeplerle cana kıyanlar vb. suçları işleyenler, bir yıl cehennemde cezalandırıldıktan sonra, bir dalga vasıtasıyla oradan dışarı “Akherusian” gölüne atılırlar ve daha önce kendilerine karşı haksızlık yaptıkları insanlardan af dilerler. Affedilmeleri halinde bulundukları gölde yıkanıp, azaptan kurtulurlar. Affedilmezlerse, tekrar bir yıl daha cehenneme atılırlar. Mağdurlar tarafından affedilinceye kadar buişlem böyle devam eder.)

    Örneklerdeki gibi bilinen ilk toplumların kurucusu olan insanların korku temelli adaletin tescili için kurguladıkları mitlerle insanları yönetmek, düzene sokmak arzusuyla çaba sarfettiği açıktır, İnsanlar günümüz modern ve post-modern tarihine kadar bu mitleri etikleri esas alarak adalet sistemleri geliştirmişler ve birtakım değerler ekleyerek kullanmışlardır, Nietzschenin ahlak felsefesi ve tanrının ölümü; insanların mitlerden kurtularak kendi benliği çerçevesinde ele alarak yeni ahlak değerleri edinmesine bir pencere açmıştır diyebiliriz. Bu gelişmelerin daha birkaç yüzyıldır konuşulduğunu varsayarak, kültürel ve mitelojik inanışların bilinen tarihle 6-7 bin yıldan beri getirdiği ilkel inanışların daha doğum sancıları yaşayan birkaç yüzyıllık bir düşünce akımına ne denli baskın geldiği açıkca görülmektedir. Postmodern bu düşünceyi topluma entegre etmek için akılcı ilerici atılımlar yaparak entellektüel birey olarak düşünebilen kimseler yaratma hayaliyle çıkan diktatöryalar bile toplumun genelindeki cahiliyeti kontrol altına alamamış ve zamanla bu ezici çoğunluğun engeliyle tıkanmıştır. Ve popülarist liderler aracılığıyla bu cahil çoğunluğun dayatmaları günümüz toplumunu oluşturmuştur. Entellektüeliteye değer veren toplumlarda arı bilgi liyakat sahibi kimseler tarafından modere edildiği için yozlaşma azdır ve ideale yakın bir düzen kurulabilir, fakat yine kanayan yara olan toplumsal ahlak mevzusu maalesef hala akılcı ilerici kimseler yerine binlerce yıl öncesinin mitleriyle yaşayan ve ahlak olgusunu bu çerçevede oluşturmuş kimseler tarafından sabote edildiği için birçok toplumda yozlaşma hakim. İşte bu yüzden köpekleri sevip inekleri yiyen, ineklere tapıp köpekleri yiyen, et bulamayınca birbirini yiyen, gayları şeytanlaştırıp kendi kararlarını verecek akli ve fiziki yeterliliğe sahip olmayan bireylerle birlikte olan, korkan, utanan, yakan, bozan, yıkan, çalan, yağmalayan kimseler hala toplumlarda ezici çoğunluğu oluşturuyor ve maalesef bu insanlar hala problemin gerici hukuk yöntemleriyle çözülebileceğine inanıp kurtuluşun mesihten geleceğini düşünüyor.

    Çocuk
    Çocuk, bebeklik ve ergenlik çağları arasındaki insan. Genellikle konuşma ve yürüme kabiliyetleri kazanıldıktan sonra çocukluğun başladığı; cinsel gelişimin başladığı ergenlik dönemi ile birlikte çocukluk döneminin bittiği kabul edilir. Ama bu tanımlamalar görecelidir ve kesin sınırları yoktur.

    Cinsel rüşt yaşı, bir kişinin yasal olarak cinsel eylemlerinin bilincinde sayıldığı ve bu eylemlere rıza gösterebildiğinin yasal olarak kabul edildiği en küçük yaştır. Rüşt yaşı, cezai ehliyet yaşı, evlenme yaşı ve seçme yaşı gibi diğer yaş sınırlarından farklı olabilir. Cinsel rüşt yaşı için ülkelere göre yasalar farklılık gösterir: genellikle 15 ile 18 arasında olacak şekilde belirlenmesine karşın, 13'e kadar düşebildiği ve 20'ye kadar çıkabildiği ülkeler bulunmaktadır.

    Ülkelere göre yasal evlilik yaşı
    (Ebeveyn izni ile)

    Ülkeler Erkek Kız
    Afganistan 18 16
    Arnavutluk 18 18
    Cezayir 19 19
    Andorra 14 14
    Angora 16 15
    Arjantin 18 18
    Ermenistan 16 16
    Avustralya 16 16
    Avusturya 16 16
    Azerbaycan 18 17
    Bahreyn 18 15
    Bangladeş 21 18
    Barbados 18 18
    Belarus 16 14
    Belçika 18 18
    Belize 16 16
    Benin 18 18
    Butan 18 18
    Bolivya 16 14
    Bosna Hersek 16 16
    Botsvana 18 18
    Brezilya 16 16
    Brunei 13 13
    Bulgaristan 16 16
    Burundi 21 18
    Kamboçya 20 18
    Kamerun 18 15
    Kanada 16 16
    Cape Verde 18 18
    Orta Afrika 18 18
    Çad 18 17
    Şili 16 16
    Çin 22 20
    Kolombiya 14 12
    Komorlar 18 18
    Kongo 21 18
    Kosta Rika 15 15
    Fildişi Sahili 20 18
    Hırvatistan 18 18
    Küba 16 14
    Kıbrıs 16 16
    Çek Cumhuriyeti 16 16
    Kongo 18 15
    Danimarka 18 18
    Cibuti 18 18
    Dominika 16 16
    Dominik Cumhuriyeti 16 15
    Ekvador 14 12
    Mısır 18 18
    El Salvador 14 14
    Ekvator Ginesi 18 18
    Eritre 18 18
    Estonya 15 15
    Etiyopya 18 18
    Fiji 16 16
    Finlandiya 18 18
    Fransa 18 18
    Gabon 18 15
    Gambiya 18 18
    Gürcistan 16 16
    Almanya 16 16
    Gana 18 18
    Yunanistan 18 18
    Grenada 18 18
    Guatemala 16 14
    Gine 18 18
    Guyana 16 16
    Haiti 18 18
    Honduras 18 16
    Macaristan** 16 16
    İzlanda 18 18
    Hindistan 18 21
    Endonezya 19 16
    İran 13 15
    Irak 15 15
    İrlanda 16 16
    İsrail 16 16
    İtalya 16 16
    Jamaika 16 16
    Japonya 18 16
    Ürdün 15 15
    Kazakistan 16 16
    Kenya 18 18
    Kiribati 16 16
    Kosova 16 16
    Kuveyt 17 15
    Kırgızistan 16 16
    Laos 15 15
    Letonya 16 16
    Lübnan 18 17
    Lesotho 21 21
    Liberya 18 18
    Libya 20 20
    Lihtenştayn 18 18
    Litvanya 15 15
    Lüksemburg 16 16
    Makedonya 16 16
    Madagaskar 18 18
    Malawi 18 18
    Malezya 18 16
    Maldivler 18 18
    Mali 18 16
    Malta 16 16
    Marşal Adaları 18 16
    Moritanya 18 18
    Meksika 16 14
    Buğdan 18 16
    Monako 18 18
    Moğolistan 18 18
    Karadağ 16 16
    Fas 18 18
    Mozambik 18 18
    Myanmar 20 20
    Namibya 18 18
    Nepal 18 18
    Hollanda 16 16
    Yeni Zelanda 16 16
    Nikaragua 15 14
    Nijer 18 15
    Nijerya 18 18
    Kuzey Kore 17 18
    Norveç 16 16
    Umman 18 18
    Pakistan 18 16
    Panama 16 14
    Paraguay 14 14
    Peru 16 16
    Filipinler 18 18
    Polonya 18 18
    Portekiz 16 16
    Katar 18 16
    Romanya 18 15
    Rusya ve 16 16
    Ruanda 18 18
    San Marino 16 16
    Suudi Arabistan 10 10
    Senegal 18 16
    Sırbistan 16 16
    Seyşeller 18 15
    Sierra Leone 18 18
    Singapur 18 18
    Slovakya 16 16
    Slovenya 15 15
    Somali 18 16
    Güney Afrika 18 15
    Güney Kore 18 16
    Güney Sudan 18 18
    ispanya 16 16
    Sri Lanka 18 16
    Sudan 10 10
    Surinam 17 15
    Svaziland 18 18
    İsveç 18 18
    İsviçre 18 18
    Suriye 15 13
    Tayvan 18 16
    Tacikistan 17 17
    Tanzanya 14 14
    Tayland 17 17
    Bahamalar 15 15
    Timor-Leste 16 16
    Gitmek 16 16
    Tonga 18 18
    Trindad ve Tobago 16 12
    Tunus 18 18
    Türkiye 16 16
    Türkmenistan 18 18
    Tuvalu 18 18
    Uganda 18 18
    Ukrayna 16 16
    Birleşik Arap Emirlikleri 18 18
    Birleşik Krallık 16 16
    Amerika Birleşik Devletleri 14 12
    Uruguay 14 12
    Özbekistan 17 16
    Venezuela 16 14
    Vietnam 20 18
    Zambiya 18 16
    Zimbabve 18 16

    Pedofili ya da sübyancılık, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık. Bu rahatsızlığa sahip kişilere pedofili ya da sübyancı denir.

    Günümüzde pedofiliyi normal karşılayan ve normal karşılanması için faaliyet gösteren, pedofili kişilere karşı hoşgörülü davranılması gerektiğini söyleyen dernek, kurum, kuruluş ve aktivistler vardır. 1970 yılında, önce Rotterdam'da, daha sonra diğer şehir ve ülkelerde, pedoseksüel ilişkilerin yasallaştırılmasını alenen savunan pedofil dernekleri ortaya çıktı. İlerleyen yıllarda ABD'de Kuzey Amerika Erkek / Erkek Aşk Derneği (NAMBLA), Fransa'da Groupe de recherche pour une enfance différente (GRED), Büyük Britanya'da Pedophile Information Exchange (PIE) ve Belçika da De Rooie Vlinder pedofiliyi savunmak amacıyla kuruldu. İngiltere’de bir gazete olan Gay News'i çıkaran Ian Campbell Dunn (1 Mayıs 1943 - 10 Mart 1998), aynı zamanda Paedophile Information Exchange adlı aktivizm grubunu kurmuş ve rıza yaşının kaldırılmasını savunmuş, yetişkinlerin çocuklar ile cinsel ilişkiye girmelerinin anlayışla karşılanması için kampanya yürütmüştü.[9] ABD’de eşcinsellik bilinciyle ilgili olan Radical Faeries hareketinin kurucusu Henry "Harry" Hay Jr. (7 Nisan 1912 - 24 Ekim 2002) pedofilinin meşrulaştırılmasını destekliyordu ve rıza yaşının kaldırılmasıyla pedofilinin yasallaşmasını savunan Kuzey Amerika Erkek/Oğlan Aşk Derneği'nin (NAMBLA) aktif bir destekçisiydi.[10] Aynı zamanda pedofiliyi LGBT hareketine dahil etmeye çalışan Harry Hay, resmi onur yürüyüşlerine NAMBLA’yı kabul ettirmeyi başaramamış ve 1994 yılındaki onur yürüyüşüne katılmayı reddetmiş, bunun yerine diğer bir yürüyüşe katılmak zorunda kalmıştır.

    Günümüzde özellikle Avrupa ve Amerika ülkelerinde pedofiliyi savunan dernek ve kuruluşlar vardır.

    Son olarak erken yaşta eviliklerin yarattığı toplumsal problemler üzerine Aslıhan doğan tezi.

    Parantez içleri ve son bölümleri vikipedia'dan alıntıdır. Bahsi geçen konulardaki düşünceler kendi okumalarım olup mantıklı argüman sunulduğu taktirde yanlışlanabilir.

    Son dönemlerde şahitlik ettiğimiz iç karartan üzücü olaylara karşı doluluğumu bu şekilde bir dışavurumla açıklayarak ancak bir nebze rahatlayabildim 21 yüzyılda şiddetin ve istismarın çözüm ve hak olduğunu iddaa edenlere ithafen yazmak gereği duydum.

    Aklıma gelmeyen değinemediğim çok noktalar var başka girilere artık.

    Şiddet ve istismar suçtur.

    Edit(1): iran evlilik yaşı yasayla 2019'da kız için min 13 erkek için 15 olarak güncellenmiştir.
    #261286 isthatnotokey | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0kavram