devlet erkanının toplu olarak hastalanmadığı, kulaklarının ağrımadığı, öhü öhü diye öksürmedikleri zamanlarda stadyumlarda gençlerin gösterileriyle kutlanırdı bu bayram. sonra kaldırdılar, hangi gerekçeyle hatırlamıyorum. geçen yıl pandemi nedeniyle hiç kutlanmadı, keza bu yıl da sokaklarda belediyenin marşlar çalarak gezen araçları dışında bir kutlama yok.
1979-80 ders yılı. okul açıldıktan bir kaç ay sonraydı. beden eğitimi dersinde hoca geldi, kızlar erkekler ayrılsın hele bir dedi. hayırdır olduk. o zamana kadar beden dersini hep birlikte yapmışız. kasadan atlamışız, top sürmüşüz, taklalar atmışız. neyse, ayrıldık iki tarafa. erkekler okulun diğer beden eğitimi hocasıyla çalışmak üzere bahçeye gönderildi. kızlar kapalı salonda kaldık. beden eğitimi öğretmenimiz konuyu açıkladı. inönü stadında yapılacak kutlamalara katılacağız. o zamanlar istanbulda çok sayıda lise var. her okul her yıl katılmıyor. bir kaç yılda bir sıra geliyor. bu yıl sıra bizde. elimizde beden eğitimi öğretmenine gönderilmiş bir koreografi var. iki adım o yana, iki adım bu yana, kollar havaya falan, toplamda 10-15 dakikalık bir olay. başladık hep birlikte. bütün ders yılı boyunca beden eğitimi dersleri prova yapmakla geçti. sağını solunu şaşıranlar, senkronu kaçıranlar elendi. sonunda lise bir, lise iki ve lise son grubundan bir otobüs dolusu kız kaldık.
nisanın son haftası gibiydi, büyük prova var dendi. doluştuk otobüse inönü stadının yolunu tuttuk, o yıl katılacak diğer okullardan gelen kız öğrencilerin de katılımıyla toplu olarak prova yapıyoruz. stad provasında müzik de var. bütün yıl yaptığımız o hareketler müzikle birleşince biraz anlam kazanmış oluyor. bir de bütün yıl boş boş salladığımız kollarımızın ucunda renkli kurdeleler olacakmış. o da güzel. bayram gününe kadar iki üç prova daha yapıldı. artık hazırdık.
bayrama bir hafta kala tören kıyafetleri geldi. o zaman kıyamet koptu. belinden aşağı dizin az yukarısına kadar inen bir eteği olan civciv sarısı penye tulumlar. stadın yeşil çimleri üstünde ıspanaklı yumurta gibi olucaz. kimse memnun değil. üstelik bir kısmı hatalı dikilmiş, kiminin kolları dar, kiminin eteği yamuk. iş annelere düştü, hepsinde bir dikiş telaşı. o kıyafetler olabildiğince tadil edildi, üstümüze uyduruldu. ama hala sarı. o konuda elden gelen bir şey yok.
bayram günü geldi, heyecan dorukta. neyse kazasız belasız, bir aksaklık olmadan gösterimizi yaptık eve döndük. akşam haberleri bekliyoruz heyecanla. nitekim istanbul törenlerinden bir kesit gösterildi haberlerde. ülkede renkli tv yayını olmadığı için kıyafetlerimizin civciv sarısı olduğunu kimse görmedi. birkaç dakikalığına her birimiz uzay boşluğundaki küçük yıldızlardan biri gibi ışıltının bir parçası olarak parladık ekranda. kendimizle iftihar ettik. güzel bir bütünün parçası olmuştuk.
şimdi düşünüyorum da o sarı renge duyduğumuz hoşnutsuzluk uzun süre devam etmiş. hala giyim kuşam alışverişlerinde sarı renge uzak durduğumu farkettim. yanına bile gitmiyorum.
biz zamanında çok güzel kutladık. her ahval ve şeraitte 19 mayıs atatürk'ü anma, gençlik ve spor bayramı kutlu olsun.