Radyoda işini gık çıkarmadan yapan, hoş sohbetlerin sebebi, güzide bir komuttur. En azından biz böyle biliyorduk, ta ki teknoloji devi canarslan'ın sistemi komple yenilemesine kadar. Artık gerçekler bir bir gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.
nickserv'in de bu durumu sallamaması chanserv'i iyice sinirlendirmişti ve onun, tam bir yok edici yapay zeka olduğunu anlamamız uzun sürmemişti.
Sözlükteki hesapları ele geçirip sunni gündemler oluşturarak başlamıştı işe, yok menemen soğanlı mı olur yoksa soğansız mı, kafa sözlük aslında başarılı vb.
Daha sonra ise direkt konunun özüne döndü ve radyoya yetkili atamalar, aslında dinleyiciler radyonun efendisidir falan derken, daha da korkunç bir hale gelmeye başladı ve hatta işi yazarlara fiziksel zararlar verecek boyutlara taşıdı.
Yayınlar sırasında ani ses patlamaları ile sağır olan yazarlar ise sadece teknoloji devi canarslan'ı suçluyordu.
Kurtuluşumuz, birbirine bayılan iki genç yazar sayesinde olacaktı. Geceuçankedi, evet yanlış duymadınız. Ne zaman radyoya arz-ı endam eylese, chanserv'in kafası karışıyordu.
- bu bir kedi mi, yarasa, kedi, yarasa, kedi, bir tutam sevgi.
Ve tüm yazarlar profil resimlerini değiştirerek, chanserv'i bir daha dönmemek üzere tarihin tozlu sayfalarına gömmüştü.
Sonrası mı? Tabii ki açık kalan kıymetli yerlerimi örttüm.
Not: 2. Genç yazar, tabii ki de albay, sevgisi yeter.