1. bunları yazmak için hangi başlığı seçsem diye düşündüm. konular darma dağın bir hale geldi. her yerde bir paylaşım, yorum veya laf çarpmak adına başlıklar. şahsımla ilgili olduğu için de buraya yazmaya karar verdim.

    dün radyoda yaşananlar için derli toplu bir şekilde yazmam gerektiğini düşündüm. bugün haricinde bireysel olarak muhattap alıp konuşan olmadı. özür dilemesi gereken kişi kendisi olmamasına rağmen özür de diledi. ancak ben olayları yeteri kadar düzgünce anlatamadığım kanaatindeyim.

    bu kanaate vardım çünkü hala tasarımdan, iyileştirmelerden, sabit fikirlilikten ve gelişememekten bahsedenler ve bana gelen tepkiler bu olaya son açıklama ihtiyacını getirdi. olayın içeriğini bilmeyenler varsa tekrar anlatırım önemli değil ama girdimde olayın ana temasını anlatacağım.

    dün yayınımda insanlar "chate katlanamıyorum" diyerek gittiler. dün bazı insanlar girmek istese de chate giremediği gibi yayına da giremedi. dün benim yayınım esnasında chat ve yayın ayrılmamıştı. insanlar radyoya girdiğinde otomatik chate atıyordu, yayınımın sonlarına doğru halledildi. yayınım esnasında yazdığım yazılar iletilmedi, tasarımın kötülüğünden yazılanlar da o kadar anlaşılmadı.

    bütün bu olumsuzluklar yaşandı ve bir sürü insan gördü. inkar etmeye gerek yok. bazı yazılarda görüyorum ki benim yayın saatime kadar güya problemler giderilmiş. dalga geçiliyor gibi hissediyorum.

    insanım ve doğal olarak tepki verdim. "emeğim baltalandı" dedim. karşı taraf bana "asıl sen benim emeğimi baltalıyorsun" dedi. ben kodları mı değiştirdim, siteyi mi çökerttim, paneli mi bozdum? kim kimin emeğini baltalamış? insanların ortasında, yapmadığım bir şey için suçlandım.

    o anki duygularımı dinleyicilerime yansıttım, yayında özür diledim, tekrar özür diliyorum.

    bütün bunlara rağmen, benim yayınım sonrasında çalışmaların 19:00'a kadar bittiği ve benim yayınımda olumsuzluk olmadığı yazıldı. sinirlendim, 'in yayınında, chatte bunlar yazılınca tepki verdim, sinirlendim. yine de ağzımdan şahıslar ve onların karakterleri hakkında en ufak bir kötü laf çıkmadı. buna rağmen "senin seviyene düşmeyeceğim" lafı edildi. ben kimsenin seviyesine, şahsına, karakterine laf etmemişken, sadece iş odaklı konuşurken bu ithamlar yapıldı. daha çok sinirlendim. başkasının yayının ortasında, herkesin içinde tartışmaya girdim, keyif kaçırdım, yayında özür diledim, tekrar özür dilerim.

    ben bugün 'la konuştuktan sonra bu tartışmaları artık kafamda bitirmiştim ki , gibi başlıklarda insanın karakterine yönelik ithamlar içeren girdilerden sonra tekrar bu girdiyi yazma mecburiyetinde hissettim.

    ben yaşanan tartışmalar içerisinde, insanların şahsına ve karakterine en ufak laf dahi söylemezken, benim gözümde "insan karakterini aşağılayıcı" ifadeler kullanan bu insanlar güya nezaket içerisinde düşünelerini dile getirdiler. bu yapılan ayıp tarif edilemez boyutta gözümde.

    not: cümle düşüklükleri ve imla hataları giderildi.
    #256365 marophat | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0sözlük yazarı