7 sezon 100 bölümlük dizi. kıyamet sonrası uzayda yaşamaya başlayan insanlar kaynaklarının tükenmeye başlamasıyla dünyanın yeniden yaşanılabilir olup olmadığını merak ederler. bunu anlamanın yoluysa hüküm giymiş ve zaten 18 yaşına bastıklarında infaz edilecek olan 100 genci dünyaya göndermektir.
üzerine konuşmaya ne kadar değer inanın bilmiyorum. ama hakkında neler yazılmış diye bakmak isterken ukde olduğunu gördüm, o yüzden biraz ileri geri konuşabilirim.
spoiler'lı kısma geçmeden önce önerip önermediğimle ilgili şunu belirtmek isterim ki, dizi ilk bölümden son bölüme kadar saçmalık dolu. oyunculukların bir kısmı (başrol dahil, hatta özellikle başrol) berbat. bunları gözardı edebileceğiniz müddetçe ilk birkaç sezon (özellikle ilk iki, zorlarsak ilk beş) zevkle izleyebilirsiniz. eğlenceli yani. ben eğlendim en azından.
eleştirirken hepsinin dünyada elini kolunu sallayarak gezebilmesi, radyasyon, çoktan kırk kere enfeksiyon kapmış olmaları gerektiği, bu kadar tehditin arasında dünyaya geldikleri ilk hafta çoktan ölmüş olmaları gerektiği gibi apaçık ortada olan şeyleri eleştirmeyeceğim.
dizinin konusu gerçekten ilgi çekici olsa ve yapay zeka bilmemneleri işin içine girince senaryo tahmin ettiğim kadar sarpa sarmasa da, bir kopukluk olduğu aşikardı. birçok karakter sonradan o sırada uydurulup söylenmiş gibi senaryoya sıkıştırıldı. en basitinden Sheidheda mesela. keşke öncelerde de biraz bahsetseydiniz de biraz altı dolsaydı karakterin.
sürekli bir olmamışlık vardı dizide ama çözemedim gitti. ilk 2 sezon o kadar yoktu ama özellikle son 2 sezon o kadar gereksizdi ki sırf yarım bırakmamak için izledim desem yeridir.
o kadar çok bahsedecek şey var ki komik derecede yanlış olan... senaryodaki yanlışlıklar yerine karakterlerden bahsetmeyi tercih ederim.
marcus ve indra harika değiller miydi? ben bu ikiliye o kadar bayıldım ki keşke sürekli beraber görseydik onları. bir de roan. şu an kim olduğunu bile hatırlamıyor olabilirsiniz ama favori karakterimdi kendisi. favori seçmek için en saçma karakter gerçekten haklısınız. ama napalım. diziyle ilgili sevdiğim şeylerin neredeyse tamamını sığdırdım şu paragrafa.
echo çok gereksizdi ama hiçbir şey bellamy ve echo çifti kadar gereksiz değildi. hayır bir saniye, bellamy'nin son sezondaki varlığı ve ölmesi en az bu çift kadar gereksizdi.
octavia bence çok iyi bir karakterdi. en sevdiğim zamanlar skairipa zamanlarıydı ama blodreina'yı her şeye rağmen anlayabiliyorum galiba. en azından sona yaklaşmadığı hallerini.
clarke hakkında konuşmak dahi istemiyorum. ilk başlarda seviyordum kendisini ama gittikçe artan bir yanlış kararlar verme yeteneği kazandı. özellikle madi'den sonra.
murphy, emori, diyoza, hope, gabriel gibi karakterlerle neredeyse hiç bağ kurmadım. benim için dizi vaktinden erken bitti bu karakterlerin gelişimlerini reklam izliyor gibi izledim pek umurumda olmadılar.
raven da fena karakter değildi. bu hikayede yanansa kesinlikle luke oldu. lexa'dan 40 kere bahseden clarke luke'u bir kere bile anmadı...
bu kadar şey yazıp kayda değer hiçbir şey yazmamışım gibi duruyor ya, dizi de aynı öyle işte. roan harikaydı ya keşke daha çok gördüğümüz bir karakter olsaydı. keşke blodreina zamanlarına kalsaydı.
neyse işte, may we meet again veya Yu gonplei ste odon dediklerinde ağlayabilecek yaşta olsaydım kesin çok daha fazla sever ve eğlenirdim.
final yolunda her bölüm "daha da saçmalayamazlar" demem ve bir sonraki bölüm yanılmamla geçti. çok merak ettim gerçekten nasıl bağlayacaklarını. levitt'in "şu an test ediliyoruz" dediği ve vurulduğu sahneye kızmış ama güzel bir son olduğunu düşünmüştüm. en azından verilecek bir mesaj vardı ama bu seri bu kadar mutsuz bir sonu da hak etmiyordu. o yüzden o şekilde bitmemesine sevindim. aslında sonunu çok sevdim, hep mutlu olsunlar ne diyeyim.