bu başlık kişiye özel bir başlıktır
  1. mekân isimlerinin başına “meşhur” ibaresinin konmasına gıcık oluyorum. “meşhur bilmem ne köftecisi” mesela. hele hiç duymadığım bir isimse iyice sinir oluyorum. sinir olacak yer arıyor da olabilirim tabii, o ayrı.

    mesela ben şimdi ben bir dükkân açsam, adını “meşhur kara kedi köftecisi” koysam... tabii bu durumda meşhur olan kara kedi de olabilir, köfte de olabilir. neyse dil bilimi işine girmeyelim... bu köftemi meşhur yapar mı? yapmaz. zaten benim köftelerimi yemeyin derim. hiç beceremem. annem de beceremezmiş, anneannem de. daha gerisini bilmiyorum ama en baştan biri köfte yapmayı bilmiyormuş ki, sonraki nesiller hiç öğrenememiş belli ki.

    yanlış anlamayın, annem de anneannem de nefis yemek yaparlar. ama annemin köftesi kâbus gibi olurdu. zaten iştahsız bir çocukmuşum, yemeyi sevmezmişim, köfte olunca iyice facia. allahım o köfte ağızda çiğnedikçe büyür sanki. dağdan aşağıya inen kartopu gibi. ay yutamam, ölüm resmen. o tabak bitecek! bitmezdi ama. annem anlatır hep, “sabah uyandığında kaç kez yanağının içinde köfte buldum” diye. niye kalkıp, gece atmıyormuşum onu da bilmiyorum. büyüdükçe farklı taktikler geliştirdim sonra.

    elalemin babası pasta yapmayı öğrenirken, benim annem köfte yapmayı neden öğrenemedi? bana kimse neden öğretmedi? eski kayınvalidemin de köftesi güzel olmazdı diyelim bırakalım. gıybet olmasın. neyse, ne diyordum? meşhur bilmem neci’lerden hiç haz almıyorum.

    bunun kadar sinir olduğum bir şey daha var, o da ankara’nın cıları. onlar da meşhur koyuyorlar dükkânın adını. bir meydanda üç tane aspavacı mı olur yav? ''allah sağlık, para, afiyet versin amin''. o arada bir de köfte versin kara kediye. aslında bana köfte verme, bana köfte yapmayı öğret.
    #254629 lachattenoire | 4 yıl önce
    8kişiye özel