İngiliz kraliyet ailesi mensubu olan bir zaattı kendileri. İngiliz kraliyet ailesi ve tarihine karşı anlamsız ilgimden kaynaklı kendisinin hakkında sahip olduğum bilgileri paylaşmak isterim. 1. Dünya Savaşı sonrasında Mustafa Kemal tarafından başlatılan Kurtuluş Savaşı’nda son etap Yunanın denize dökülmesi sırasında kulaklarda çınlayan bir Prens Andreas vardır. Yunan Kolordu Komutanı olarak geri çekilirken gelip geçtikleri her yeri yakıp yıkın, taş taş üstünde kalmasın, tecavüz edilmedik kadın bırakılmasın, herkesin ölmesi yönünde verilen emir bu kişiye ait olup, bu kişi bizim Prens Philip’in özbeöz babasıdır. Aslına bakarsanız, Prens Philip’in soy ağacına bakıldığında babasının Danimarka kökenli, annesinin de bir Rus olduğu bilgisi var. Ama Prens Andreas kim, hem babası hem abisi Yunan krallığı yapmış bir prens. Tabii işin içinde İngilizler ve batı medeniyetinin buradan doğduğu düşünülen Yunanistan olunca, adamlar Danimarka’dan adam getirtip Yunan kral yapmışlar. Neyse bu başka bir mevzu. Kurtuluş Savaşında başarısız olunca el etek çektirilip Fransa’ya sürgün gönderiliyor( tabi işin içinde yine İngilizler var adamı öldürmeyip sürgüne yolluyorlar sayelerinde). Philip yunanistan doğumlu, başından bir sürü olay geçiyor ve Almanya ve İskoçya’da eğitim aldığı bilgisi var. O dönemde Almanya’da bulunmak sıkıntılı tabii, ailesinin nazilerle bağlantıda olması ile ilgili flu noktalar var. Neyse Philip bi şekilde İngiliz Kraliyet Donanmasına katılıyor. 2. Dünya Savaşında İngiliz saflarında görev yapıyor. Başarılı bir asker. Kraliyete girme süreci biraz sıkıntılı tabii. Elizabeth ile ilk defa 1934te tanıştıkları daha sonra 1939da birbirlerinden etkilenip, evleninceye kadar devam eden bir mektuplaşma süreçleri var. İlk tanıştıklarında Elizabeth’in babası daha kral bile değil. Tabi romantik meselelerden kaynaklı esas kral olup uzun yıllar kral olması beklenen kişi, George ismini tercih eden 6. George un abisi Galler Prensi (geleneksel olarak veliaht prenslere verilen hanedan ünvanı.) -sonradan Windsor dükü- 8. Edward aşık olduğu kadınla yaşayabilmek için Krallık ünvanını kardeşine bırakınca, hiç ortada olmayan veliaht Kral George’ dan dolayı Prenses Elizabeth oluyor. -ve tabii hayatı değişiyor— Philip ile evlilik sürecindeki en büyük sıkıntı Elizabethin geleceğin kraliçesi olacak olması ve Philip’ i yanına yakıştıramamaları. Neyse prenses bir şekilde ikna ediyor babasını ama, o güne kadar Yunan Prensi olarak ünvan sahibi olan Prens Philip sahip olduğu tüm ünvan ve meslek hayatından feragat etmek durumunda kalıyor. İngiliz kraliyet ailesine girmek için sadece Philip Mountbatten olmak zorunda. Tabi bir prenses ile evlenince Kralımız kendisine Edinburgh dükü ünvanı vermiş. Kendisinin görevi Prenses daha sonra Kraliçe Elizabeth’e konsortluk etmek. Elizabeth’in görev bilinci sebebiyle ailesine fazla zaman ayıramaması, kraliçe olmadan önceki dönemde 2 çocuk sahibi olmaları ama daha sonra uzaklaşmalarına sebep oluyor. Elizabeth’in kraliçe olmasıyla, çoğu aldığı kararın uygulanmaması erkeklik gururunu zedelediğindendir belki farklı alışkanlıklar ediniyor bir ara. Kraliçe durumun farkına varınca kendisine Prens ünvanını veriyor 1957de. Evlendiğinde kaybettiği ünvanına sonraları konsort prens olarak kavuşuyor Prens Philip. Bu onların evliliklerini biraz daha canlı tutmaya sebep. 2 çocukları daha oluyor Elizabeth kraliçe olduktan sonra. Hayatının geri kalanında hayır işlerinde ismi sıklıkla geçiyor Prens Philip’in. Sonuç olarak farklı dünyaların insanıymışçasına yaşamışlar, eninde sonunda inzivaya çekildiği ve kraliçeyle sadece telefondan konuşarak iletişim sağladıkları haberlere konu olmuştur. Tüm yazdıklarımı baştan okuduğumda yine de kendisini şanslı göremiyorum. Doğduğu aile, yetişirken çektiği sıkıntılar, başına talih kuşu konmuş varsayılan kraliçe elizabeth ile tanışıp evlenmeleri ve en uzun konsort prens olma ünvanına sahip olma sürecinde yaşadıkları için acıyorum. Yine de tahmin edemeyeceği şekilde lüks bir hayat sürdü. Çoluğu çocuğu kraliyet devam ettikçe kral ünvanına sahip olacak tabi. Bunu göz ardı etmemek lazım. 9 Nisan 2021de aramızdan ayrılmış. Toprağı bol olsun.