bu başlık kişiye özel bir başlıktır
-
geçenlerde bir yere giderken “saklı bahçe sitesi” diye bir yer gördüm. 20 katlı, etrafı beton duvarla çevrili tek bir binaydı. etrafında tek bir ağaç bile yoktu. biraz çim vardı. öyle büyük bir bahçe falan da değildi. ama adı saklı bahçe. iyi saklamışlar bahçeyi belli. kimse göremiyor.
ülkedeki doğa anlayışı bu işte. beton çevresinde çim ya da saksı bitkiler. bkz taksim meydanı, bkz istanbul’un neredeyse tamamı. hatta bkz ülkenin tamamı. sorsan çevrecinin daniskasıyız. betonu dök, en kötü yeşile boyarsın. al sana yeşil. çünkü yeşilden anladıkları dolar yeşili. ağaç dediğin de zaten sevgilinin adını kazıyabileceğin bir şey sadece. evet, burak gamze'yi seviyor. bütün ağaçları keserseniz, aşkınızı kazıyacağınız yer kalmayacak. bari öyle anlatalım.
canlı hiçbir şeye saygımız yok. ne bitkilere, ne hayvanlara. dün niğde’de, nesli tükenmekte olan bir vaşak ölü bulunmuş. haberi ya da fotosunu eklemeyeceğim ama hayvancağızı öldürmekle kalmamışlar, ağzını patilerini bağlayıp işkence edip öldürmüşler. sonra bir baktım, denizli’de tüfekle öldürülmüş 2 leylek haberi. sürekli silahlarla vurulmuş yunus haberleri geliyor zaten. ülkede kaçan da kurtulamıyor, uçan da, yüzen de.
hayvan hakları yasası mı? insan haklarına bile saygı yok ki hayvanların olsun. bir de kadın şiddeti diyoruz. hayvana bunu yapan, karısına, sevgilisine, çocuğuna ne yapmaz ki?