1. türkçeye "veronique'nin ikili yaşamı" olarak çevrilmiş, 1991 yapımı filmi. posteri zaten başlıkta mevcut.

    film, kieslowski'nin ilk uluslararası filmidir. (aslında da batı almanya ortak yapımıdır, ancak filmlerde almanya'ya dair bir şey yoktur. tamamı polonya'da çekilmiştir, almanya olaya sadece filmlere para lazım olduğu için dahil edilmiştir.) aynı şekilde, kieslowski, fransa'da film çekmesini "bütçe" olarak açıklar.

    filmin görüntü yönetmeni , daha önceden televizyon için dekalog 5, ve onun uzatılmış sinema versiyonu olan (öldürme üzerine bir film) filmlerinde görev almıştı. izlediyseniz hatırlayacaksınız, filmde varşova'yı yeşil filtreyle göstererek oldukça çirkin bir görünüme sokmuştu, ancak bu da filme yakışmıştı. bu filmde de kieslowski'ye sarı filtre kullanmayı öneriyor. kieslowski de altına çalan bir sarı rengini kabul ediyor. ancak idziak daha yeşile çalan bir sarı filtre kullanıyor. sonucunda görüntü açısından ve ışık ile renk kullanımı açısından çok güzel bir film çıkmış ortaya. tabii bunda maddi olanakların fazlalaşmasının etkisi de vardır. film zaten müzikleriyle meşhur, o konuya hiç değinmiyorum.

    oldukça bilinen bir film ama adet yerini bulsun diye spoiler içinde devam edeceğim. bir de bazı sahneler üzerine oradan buradan okuduğum şeyleri de yazacağım.


    -- spoiler --


    1966'da biri polonya'da (weronika), diğeri fransa'da (veronique) olmak üzere iki kız çocuğu doğar. iki kız fiziken aynıdır ve birbirlerine bağlıdırlar. ikisi de annelerini küçük yaşta kaybetmişlerdir. ikisinin de eşsiz müzik yeteneği vardır, ve birinin hayat tecrübesinden diğeri ders çıkarabilir. (bkz: )

    kieslowski, ilk kez filminde aynı insanın farklı hayat versiyonları konusunu ele aldı. ancak orada daha çok olasılıklar ve seçimler üzerine, birbirinden bağımsız senaryolar vardı. burada ise karakterler birbirini etkiliyor, hayatlar birbirine bağlı. öte yandan ana karakterler dekalog 9'dan bir karakterle büyük benzerlikler gösterir.

    1968'de, kızlar iki yaşındayken, weronika'ya annesi gökyüzündeki yıldızları gösterir, veronique'e ise annesi ilkbaharla birlikte ortaya çıkan ilk yaprakları gösterir. bu sahnede gökyüzü doğu'yu (polonya'yı), yeryüzü ise batı'yı temsil eder. kızlar da bu metafora uygundur. aynı kişiler olsalar da, weronika daha artistik kaygıları olan ve bazen aklı bir karış havada olan birisiyken, veronique ise daha gerçekçi, ayakları yere basan ve mantıklı düşünen bir tiptir. weronika kalptir, veronique ise beyin. weronika bilinçaltıdır, veronique ise bilinç.

    1990'da weronika'nın büyümüş halini görürüz. yağmurun altında ıslanmasına bakmadan şarkısını söyler, hayat doludur. ancak içten içe de tuhaf hissetmektedir. bir gün babasına "bu dünyada yalnız olmadığımı hissediyorum" der. teyzesini ziyaret etmek üzere krakow'a gitmek ister. krakow'a giderken, trende elindeki kauçuk topa bakarak binaları ters görür. (filmin sonlarına doğru bu ters bina görüntüsü veronique'in rüyasında oluşacaktır.)

    krakow'da bir koronun seçmelerine katılır ve başarılı olur. polonya'da komünist rejim henüz yeni sona ermiştir, meydanda polisle gençler arasında arbede vardır. nolu girdide bez konca'nın kieslowski'nin son politik filmi olduğunu yazmıştım. adeta politikayı artık hiç umursamadığını göstermek istercesine, o sahnede olaylara hiç odaklanmaz. weronika neşeli neşeli, eylemcilerin arasından yürümektedir. derken bir eylemciye çarpar ve elindeki nota kağıtlarını düşürür. toplamak için uğraşırken kayar düşer. (filmin ilerleyen sahnelerinde veronique tren istasyonundan çıktıktan sonra kayıp düşer. dekalog 7 ve Kırmızı filmlerinde de kadın başrolün kayıp düşme sahnesi mevcuttur)

    kalktıktan sonra ilerlerken, bir turist kafilesinin arasında veronique'i görür ve donup kalır. veronique, ise onu görmemiştir, üstelik farkında olmadan fotoğrafını çekmiştir ancak yine de görmemiştir. sonrasında otobüs kalkar ve turist kafilesi gider.

    katıldığı seçmelerde, weronika'nın kalp rahatsızlığının ipuçlarını görürüz. bir parkta kalbini tutarak yığılır, ve yarı baygınken pardösü giymiş yaşlı bir adam ona yardım etmek yerine penisini göstererek umursamadan ilerler. bunun üzerine weronika kalp ağrısını unutup, olayın absürtlüğüne olsa gerek, gülümser. (bu sahne niye var bilmiyorum. ama bir anlamı olmalı.) ama kalp rahatsızlığına rağmen vazgeçmek istemez ve hayatını riske atarak devam eder. ilk konserinin olacağı gün hazırlanırken, yoldan geçen yaşlı bir kadın görür. elinde eşyalar vardır ve zorlanmaktadır. weronika yardım etmek istediğini söyler pencereden bağırarak ama yaşlı kadın umursamadan ilerler.

    filmde weronika'nın yardım etmeye çalıştığı yaşlı kadın, hemen hemen her kieslowski filminde görmeye alışık olduğumuz gizemli karakterdir. filmin ilerleyen kısımlarında veronique de paris'te görecektir aynı kadını ama o sadece izlemekle yetinecektir. filmindeki siyah köpek, serisinde 8 filmde kritik anlarda görünen "young man", üçlemesindeki yaşlı kadın ve adam. dekalog serisindeki gizemli karakter önemli anlarda ortaya çıkarken, bazı durumlarda ölümün habercisi olmuştur. bez konca filmindeki siyah köpek, antek'in hayaletini görebilmektedir ve filmde kadının, kocasının kendisine bir şeyler anlattığını anlamasına yardımcı olmuştur. üç renk üçlemesinde, yaşlı insanlar ve ana karakterler arasındaki etkileşimler renklerin sembolize ettiği kavramlara uygundur .

    ve sanırım bu filmde ise, gizemli karakter, weronika için ölümün habercisidir. kadını gördükten birkaç saat sonra, ilk konserinde sahnede kalp krizi geçirir ve ölür. gerçi aynı kadını veronique de gördü ama ölmedi. ama onu da şöyle yorumlamak mümkün: ikisi birbirinin hayatından ders çıkarabiliyor. weronika çocukken elini sobada yaksa, veronique sobaya yaklaşmıyor. burada da yaşlı kadınla iletişim weronika'yı öldürünce, veronique hiçbir şey demeden sadece izlemiştir kadını. belki onu bu korumuş olabilir. (gerçi kieslowski, filmlere gizemli yaşlı karakter koyarak, ana karakterlere onların da yaşlanacağını göstermek istiyorum diyor. çocukken arkadaşları hep yardıma muhtaç yaşlılarla dalga geçerlermiş, günah çıkartıyormuş falan filan. ama ben ikna olmadım.)

    ancak filmde bir diğer ölüm habercisi sahne daha var. 'ı görmek ölüm ya da kötü şans habercisidir . hatırlarsanız meydanda weronika, veronique'i görmüştü, ancak veronique, weronika'yı görmemişti. (ilerleyen sahnelerde buraya tekrar geleceğim.) ancak bu da filmdeki gizemli yaşlı kadını tamamen amaçsız yapıyor ki, ben her sahnenin bir amacı olması gerektiğini düşünen biriyim.

    tam weronika'nın öldüğü vakit, veronique okuldan eski bir arkadaşı ile cinsel ilişkiye girmektedir. birden cinsel ilişki sırasında hüzün kaplar içini, gözleri dolar. ne kendisi, ne de cinsel ilişkiye girdiği şahıs anlam veremez. sonrasında sahne kariyerini sonlandırıp, müzik öğretmenliği ile devam eder hayatına (weronika'nın hatasından ders almıştır yine.)

    tıpkı weronika'nın babasına "yalnız olmadığımı hissediyorum" demesi gibi, veronique de babasına weronika'nın ölümünün ardından "bir süre önce tuhaf bir hisse kapıldım. Yalnız olduğumu hissettim. Birdenbire. Ama hiçbir şey değişmedi." der.

    veronique, alexandre adlı bir yazar ve kuklacının gösterisini izler. gösteri manidar bir şey anlatmaktadır; kendine işine adamış bir balerin sahnede aniden düşüp ölür ve sonra başka bir kuklanın yardımıyla yeniden doğar. alexandre, bir şekilde veronique'i etkilemeyi başarır ve yakınlaşır. tesadüf eseri, veronique'in çantasında durmakta olan fotoğraftaki weronika'yı kast ederek fotoğraf hakkında konuşur. veronique fotoğraftaki kendisini ilk kez görmüştür, o zaman kendisinden bir tane daha olduğu gerçeğini fark eder. o hep hissettiği hisleriyle hareket etme duygusunu, ve son dönemlerdeki yalnızlığını anlar. hüngür hüngür ağlamaya başlar. kuklacı ise onun duygusal boşluğundan faydalanıp cinsel ilişki başlatır.

    filmin meşhur sahnelerinden birinde kuklacı veronique'in kuklasını yapar, ancak iki tane. "neden 2 tane yaptın" diye sorar veronique. "Çünkü gösteri sırasında onları çok ele alırım. Kolayca hasar alabilirler". sonra ona yazdığı hikayeyi okumaya başlar:

    "23 kasım 1966 onların hayatlarındaki en önemli gündü. O gün ikisi de ayrı şehirlerde ve ayrı kıtalarda, sabah doğdular. Her ikisi de siyah saçlarla ve ela gözlerle doğdu. İki yaşına geldiklerinde, yürümeyi henüz öğrenmişken onlardan birisi elini sobada yaktı. Birkaç gün sonra diğeri sobaya elini değdirdi. Ama zamanında elini çekti. Ancak kendini yakmak üzere olduğunu bilemezdi.”
    “Beğendin mi? Sanırım ona şöyle isim vereceğim ‘Birilerinin ikili yaşamı…’ Onlara ne isim vereceğime henüz karar vermedim."

    veronique, sanırım kullanıldığını anlar ya da korkar. orayı terk eder.

    filmin final sahnesinde veronique arabayla babasının yanına gider. evin yakınlarındaki ağacın yanında durur ve ağacı okşar. evin içindeki babası hissetmiştir.

    filmin abd dağıtıcısı bu sonun abd seyircisi için güzel olmadığını düşününce, abd için alternatif son çekmişlerdir: veronique eve döner ve babasına sarılır.

    şimdi ilk olarak doppelganger meselesine dönersek: Fotoğrafla birlikte, veronique de kendi doppelganger'ını görmüş oldu. ama o da ölecek mi belirsiz, film onu cevaplamadan bitiyor.

    ikinci olarak kuklacı meselesine dönersek: bu filmle ilgili çok bilinen bir metafor, kuklacı aslında tanrı. iki kuklası da weronika ve veronique. dahası, kuklacı, veronique'e ilk görüşünden sonra sürekli isimsiz mektuplar yollayarak weronika'nın hayatına dair şeyler gönderdi. (söylerken öldüğü şarkının kaydı. weronika'nın koro yöneticileriyle deneme yaparken eline doladığı ayakkabı bağcığı vs.) yani kuklacı en başından beri weronika'yı da biliyordu. zaten neden iki tane aynı kuklayı yaptığı sorusuna verdiği cevap ve okuduğu hikaye de bunları gösteriyor. bu da tanrı metaforunu güçlendiren bir etmen. tıpkı kuklacının dediği gibi, weronika film boyunca veronique'i koruyan hayat tecrübesi olmuştur. weronika'nın ölümü, veronique'in kaderini değiştirebilmesine olanak sağlamıştır. (doppelganger'dan ölecek mi, o konuya hala takığım)


    filmle alakalı meşhur ve en kolay teoriye gelirsek:


    eğer filmi lineer zamanda düşünmezsek, belki bir şekilde "weronika'nın hayatı aslında veronique'in hayali" ya da "veronique'in hayatı aslında weronika'nın hayali" diyebiliriz. ama bu da filmdeki o kadar başkasının yerine hissetme, kuklacı olayları, yaşlı kadın sahnesini boşa çıkarıyor. yukarıda yazmadığım iki sahnenin ilkinde; weronika koroya seçildiğinde, şapkalı bir orta yaşlı kadının kıskançlıktan asılmış suratını görüyoruz. ikincisinde ise veronique, paris'te tren istasyonundayken aynı kadın onu görüyor. kadın muhtemelen weronika ölünce onun yerine koroya dahil oldu, ve turneye çıktılar. yani weronika'nın öldüğünü biliyor, ama tren istasyonunda aynısını görünce şaşırıp kalıyor. bu sahneler de iki tane aynı kişinin olduğunu gösteriyor, dolayısıyla yukarıdaki teoriyi yalanlıyor. ama yine de göz önünde bulundurmakta fayda var.

    filmle alakalı bir diğer detay ise, filmin weronica kısmında sık sık camlardan yansıması görünür. o öldükten sonra, veronique kısmında bunu görmeyiz. ta ki kuklacı ile karşılaşıncaya kadar. o andan sonra onun da yansımalarını görünür. şu linkte o detayı fotoğraflarla anlatmışlar.



    -- spoiler --


    kieslowski'nin tüm filmleri arasındaki ilişkiler, kullanılan metaforlar, teoriler ve diğer detaylar için ilk kaynağa bakabilirsiniz.
    bradscholars.brad.ac.uk/...
    etd.fcla.edu/...
    www.classicartfilms.com/...
    altyazi.net/...
    www.brightwalldarkroom.com/...
    filmloverss.com/...

    #245991 ben buyum abi ya | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    2film