"dört gün önce öldüm..."
film, Antek'in artık bir hayalet olarak, uyuyan eşi Ula'yı ve çocuğunu seyrederken, ölümün nasıl bir şey olduğunu anlattığı monologla başlıyor. Ulla bir çevirmendir, orwell'in kitabını çevirmektedir, Antek ise avukattır ve ölmeden önce, grev başlattığı için yargılanan bir işçiyi (Darek) savunmaktadır.
Filmin başındaki monologdan sonra, Antek bir daha hiç konuşmuyor ancak filmdeki çeşitli sahnelerde Ula'yı, çocuğunu ve müvekkilini izliyor. Bu dikizcilik bir yandan
krotki film o milosci'deki dikizciliği anımsatırken (kadın başrol oyuncusu aynı olunca, ister istemez.) diğer yandan
dekalog'da her filmde önemli anlarda beliren gizemli adamı anımsatıyor. okuduğum bir yorum, bu hayaletin dayanışma hareketi'ni temsil ettiğini, ve asla ölmeyip her yerden izlediğini söylüyor ama tabii bunlar sadece izleyici yorumu.
Ula acıyla baş etmeye çalışmaktadır ancak bir yandan da kocasının hayaletinin varlığını hissetmektedir. kocasının eski eşyalarını karıştırırken, onun hayatıyla ilgili daha çok şey öğrenirken, kocasını hayattayken yeteri kadar sevmediğini ancak öldükten sonra sevmeye başladığını fark eder. Eşinin eşyalarının arasında, kafa kısmı kesilmiş çıplak kadın fotoğrafları bulur. Bu kadın Ula'nın ta kendisidir. evlenmeden önce, rehberlik yaparken, maddi yetersizlikler sebebiyle para karşılığı cinsel ilişkilere girmiştir. Ve Antek bunların hepsini bilmesine rağmen evlilikleri boyunca hiç bu konuyu açmamıştır. bunu fark edince ölmüş eşine karşı daha da mahcup hisseder Ula.
diğer yandan, Antek'in müvekkilinin eşi Ula'dan dava dosyasını istemektedir, başka avukata vermek için. Ula ona eşinin bir zamanlar öğrencisi olduğu, yaşlı avukat Labrador'a gitmesini önerir.
(bir detay: Avukatın ismi garip şekilde Labrador. Ve filmin ilk yarısında sürekli siyah esrarengiz bir köpek görürüz. Köpeğin cinsi Labrador mu, avukatla bir alakası var mı, filmin neden sadece ilk yarısında var, kieslowski'nin anlatmaya çalıştığı ne gibi sorulara cevap veremiyorum. Ancak eşinin kendisine bir şeyler söylemek istediğini bu köpeğin varlığı ve avukatlar listesinde Labrador'un yanına esrarengiz bir biçimde birisinin soru işareti koymasıyla derinden hisseder Ula.)
Labrador son politik davasını 30 sene önce almıştır ve müvekkili idam edilmiştir. O tarihten bu yana basit davalar almaktadır. O yüzden davayı almaya pek gönüllü olmaz. Ancak komünist yönetimin 70 yaş için zorunlu emeklilik yasası çıkarttığını duyan yaşlı kurt, "zaten emekli edecekler, son davam olsun" mantığıyla alır davayı.
Bir sahnede oğlu kendisine "yatakta babamla sizi çıplak gördüm, ne yapıyordunuz" diye sorar. Ufaktan
oidipus kompleksi'ne giriyor gibi gelir ama orayı fazla kurcalamaz kieslowski.
Bir sahnede Ula bir kafede otururken abd'li bir turist kendisini hayat kadını sanar ve 50 dolar teklif eder. Ula kabul eder ve bir cinsel birleşme vuku bulur. Cinsel birleşmenin ardından, yatakta çırılçıplak otururlarken, Ula ingilizce bilmesine rağmen lehçe kocasının ölümünden ve onu ne kadar sevdiğinden bahseder.
Giderek ölmüş eşinin müvekkilinin eşiyle arkadaşça ilişki kuran Ula, ona, kocasını aldattığını ve kötü hissettiğini söyleyince, bir hipnoz seansına gidip hafızasını sildirme tavsiyesi alır. Hipnoz sırasında ise eşiyle iletişim kurar, yani eşini silemez hafızasından.
Sonucunda, Antek'in de izlediği bir duruşma sonunda, müvekkil 2 sene ertelenmek üzere 18 aylık hapis cezası alır, ve bu başarı olarak görülür. Ancak mahkeme salonunda kimse mutlu değildir. Girdinin içinde pek bahsetmediğim nokta, işçiyi hapis cezasından kurtarmak çok zor olmuştur. Çünkü oldukça onurlu birisidir. Hapishanede bile eylemlerine devam etmiş, açlık grevi başlatmıştır. haliyle hem eşini hem de avukatları baya süründürmüştür. sanırım o kadar üzüntünün üstüne, kurtulunca bile kimse mutlu olmaz. hukuk ve adalet konusunda avukatların konuşmaları çok güzeldir. ben filmin politik yönüne fazla değinmedim, filmi izlerseniz hukuk ve adaletle ilgili güzel sahneleri de görmüş olursunuz.
Acıyla daha fazla baş edemeyen Ula, çocuğunu babaannesine bırakır. Dişlerini fırçalar, siyah elbisesini giyer, telefonun kablosunu keser, kendi ağzını bantlar ve gazı açarak ölmeyi bekler. Biz de onunla birlikte gergin şekilde bekleriz. Sonucunda eşine kavuşur ve eşiyle el ele tutuşarak giderler.
--
spoiler --