yassıada yargılamaları'nda adnan menderes'in kendisi hakkında söyledikleriyle ne mal olduğu ortaya çıkmış (ölmemiş olsan da bunları yazar, söylerdim), edebi yönüyle türk şiiri açısından önemli, kişiliğiyle ise bitik bir edebiyatçı. kısakürek'i düşündüğümde, aklıma hep hüseyin nihal atsız gelir. birinden birinin fazla değer gördüğünü düşünmeye ilkokulda başlamıştım sanırım. halen hangisinin daha rezil bir karaktere sahip olduğu konusunda kararsızım. her iki edebiyatçının da ufkumu genişletmed noktasında -öyle ya da böyle- müthiş katkıları olduğu için "fazla değer verme" mevzusunda kararsız kalıyorum sanırım.
kısakürek'in büyük doğu dergisi ile ilgili menderes'in mahkemedeki açıklamaları, bence çok önemli. şurada bir kısmı var. videonun sonundaki gülüşmeler nedeniyle ve menderes'in anlattıkları özelinde başkası adına utanan sadece ben olamam. cihan haber ajansı'nın arşivinde bulunan, habertürk'te yayınlanan "yassıada gerçeği belgeseli"'nde de aynı kısım mevcut. burada da, kısakürek'in menderes'e yalvaran mektuplarından bölümler var (gene habertürk).
büyük edebiyatçı olmak ile büyük karakter sahibi olmak birbirlerine sıkça karıştırılabiliyor. kısakürek'te bunlardan birinin olduğunu düşünüyorum, ikisine birden sahip olmadığından ise eminim.