Kavuncu ayrıca şu ifadeleri kullanmış: “Cumhuriyetin ilk yıllarında toplumda baş gösteren batı hayranlığı, yozlaşmaya dikkat çekmek için 1924 yılında Frenk Mukallitliği ve Şapka" (Batı Taklitçiliği ve Şapka) isimli kitabının yayım tarihinden 1 buçuk yıl sonra, 1 Kasım 1925 tarihinde şapka inkılabı çıkartılıyor. Atıf Hoca'ya dava açılıyor, çıkarılan şapka kanunundan 1,5 yıl önce yazdığı bu kitabı nedeniyle mahkeme savcısı sadece 3 yıl hapsini istiyor. Ancak İskilipli Atıf Hoca, talimatla kurulan, idam mangaları, sabıkalı İstiklal Mahkemeleri'nin* verdiği karar neticesinde haksız ve hukuksuz bir şekilde 4 Şubat 1926 yılında ulus'taki Birinci Meclisin avlusunda zulmen idam ediliyor. Gelinen nokta itibariyle bu gün; vatanı, milleti, inancı uğruna canını feda eden Atıf Hoca'yı zulmen idam eden zihniyetin bir özür borcu vardır. Esasen, onun ve onun gibilerin iadeiitibara ihtiyacı da yoktur. Doğrusu ona bu zulmü reva görenler; aslında bu haksızlığı itiraf ederek, özür dileyerek belki kendilerine itibar kazandırabilirler. İskilipli Atıf Hocamızın şehadetinin 95. seneidevriyesinde şehitlerin efendisi Hazreti Hüseyin başta olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum”