-
1934 yazında türkiye'nin trakya bölgesi'nde gerçekleşen, yahudilerin hedef alındığı olaylar dizisidir. sonraki yıllarda gerçekleşecek diğer gayrimüslim karşıtı yağmalama olaylarının ve pogromların bir ön provası niteliğinde olup türkiye içerisindeki ırk ayrışmasının ilk somut örneği olarak tarihe geçmiştir.
iki dünya savaşının arasındaki anti-demokratikleşme süreci sırasında diktatör adolf hitler tarafından yönetilen nazi almanyası başta olmak üzere, tüm avrupa'da nasyonal sosyalizm akımı yükseliş göstermiş ve tabii türkiye de bu akımdan nasibini almıştır. antisemitizm ile birlikte faşizm dalgası türkiye'de de taraftar toplamış ve bu ideolojiler kimi ırkçı yazarlar tarafından desteklenmiştir.
ünlü nazilerden biri olan julius streicher'nın yanında aylarca kalarak güç kullanma, yıldırma taktikleri öğrenen ve türkiye'nin hitler'i olarak bilinen cevat rıfat atilhan, anadolu isminde bir dergi çıkararak yahudi düşmanlığını halkta yaymaya çalışmıştır.
aynı zamanda din karşıtı bir turancı olan nihal atsız'ın birçok yazısını yazdığı millî inkılâp adındaki dergi, yahudilerden reklam almayacağını ve yahudi karşıtı bir çizgide yayın yapacağını ilan edererek istanbul'da dağıtılmaya başlanmış ve derginin birçok sayfası yahudilerin alçak bir ırk olarak nitelendirildiği, ülkemize büyük zarar verdikleri iddialarına ayrılmıştır. bununla birlikte yine nihal atsız, orhun dergisi'nde yahudilere yönelik şöyle bir tehdit yazısı yazmıştır.
-- spoiler --
Yahudi denilen mahlûku dünyada Yahudiden ve sütü bozuklardan başka hiç kimse sevmez. Çünkü insanlık daima kuvvete, kahramanlığa ve iyiliğe tapındığı halde Yahudi zilletin, korkaklığın, kötülüğün ve karaktersizliğin örneği olmuştur. Dilimizdeki "Yahudi gibi", "çıfıtlık etme", "çıfıt çarşısı", "havraya benzemek", "Yahudi'den yumurta alan içinde sarısını bulamaz" gibi sözler bu alçak millete ırkımızın verdiği değeri gösterir. Almanya'dan kovulan Yahudileri kabul etmek misafirperverliğinde bulunan Fransa'da bile Yahudiler hakkındaki en basit iltifatın "pis Yahudi" terkibi olduğunu o memlekete gitmiş olan arkadaşlarımız söylüyor.
İkide bir Yahudileri Türkleştirme cemiyetleri kurarak bizi kandırmaya çalışacaklarına namuslu Türk tebaası olarak kalsınlar yetişir.
Çünkü biz onların Türkleşeceklerini asla ummadığımız gibi bunu istemeyiz de. Çamur ne kadar fırına verilse demir olmayacağı gibi Yahudi de ne kadar yırtınsa Türk olamaz. Türklük bir imtiyazdır; her kula, bilhassa Yahudi gibi kullara nasip olmaz.
Onlara yapılacak ihtar şudur: Hadlerini bilsinler. Sonra biz kızarsak Almanlar gibi Yahudileri imha etmekle kalmaz, daha ileri giderek onları korkuturuz. Mâlûm ya ataların sözüne göre Yahudiyi öldürmektense korkutmak yektir.
-- spoiler --
yahudi heyeti mayıs sonunda başbakan inönü'ne bu yazıların önüne geçmek adına bir dilekçe sunmuş ancak yardım isteme amaçlı bu dilekçe önce farklı bakanlıklara paslanmış ve en sonunda çok önemsenmemiştir.
bunun da üstüne 14 haziran'da meclis'te "tek dilli, bir düşünen, aynı hissi taşıyan bir türkiye yaratmak" amacıyla türk nüfusunun yoğunlaştırılması için içişleri bakanlığına "casus olabileceği sezilenleri sınır dışı etme" yetkisi tanınmış ve ardından önde gelen yahudilere ölüm tehditleri gönderilmiş, halka da yahudilerden mal almamaya davet eden bildiriler dağıtılmıştır. yazarların başı çektiği bu propagandada meclisten çıkan yasanın arkasına sığınılarak "hükümet ve ismet inönü'nün yahudilerin trakya'dan sürülmesini istediği" iddia edilmiştir.
günlerdir artmakta olan gerilim 21 haziran 1934'te çanakkale'de patlak vermiştir. ekonomik boykot adı altında başlatılan yahudi karşıtlığının dozu kaçınca fiziki saldırılar gerçekleşmeye başlamıştır. yağma ve dayak olayları önce kırklareli'ne oradan da diğer iki trakya şehrine sıçramış; dükkanlar tuzla buz edilip evler yağmalanmış, onlarca kadına tecavüz edilmiştir. yahudi vatandaşları himaye etmeye çalışan bir türk jandarma onbaşı, öfkeli grup tarafından öldürülmüştür. olayların sonucunda 15.000 civarı yahudi trakya'yı terk ederek istanbul'a veya yurt dışına kaçmış, sonrasında da israil devleti'nin kuruluşuyla oraya göç etmişlerdir.