1. iki yaz önceydi. kuşadasında yaşıyordum o sıra, hava sıcak, balkon kapısı açık. sarman kedi mayışık ben mayışık salonda yayılırken içeri bir serçe giriverdi. fırladım hemen, havlu gibi bir şey kaptım, hemen dışarı kovaladım hayvanı. benim sarman yaman avcıdır. ama serçe bir türlü gitmiyor balkondan, çırpınıyor, çığlık çığlığa bağırıyor, içeri doğru pike yapıyor yine girmeye çalışıyor ama kovalıyorum dışarı. anlamıyorum derdi ne. ama bir derdi var. büyük bir derdi var. kapattım balkon kapısını ve o an evin içinden bir kuş sesi daha geldiğini fark ettim. benim sarman bir serçe yakalamış, bana bakıyor ayakkabılığın içinden. beynimden kaynar sular indi. meğer iki serçe girmiş balkondan, ben birini dışarı kovalarken sarman ikinciyi kapmış götürmüş. dişisini bırakmıyormuş dışarıda bağıran serçe. ciğerim yandı ne demek o an anladım ben. aldım sarmandan dişiyi, balkondan saldım. uçup gittiler; ama kuşlar çok dayanıksızdır. eğer yaralandıysa muhtemelen ölmüştür o dişi. o panikle kontrol etmeyi akıl edemedim sağını solunu. umarım ölmemiştir ya. uçabiliyordu en azından. ne bileyim. dişisinin peşinden bağıran erkek kuşun sesi, beni delip geçen bir detay olarak kaldı hafızamda.

    sarman da yemin ederim saatlerce söylenerek gezdi evin içinde. geldi gitti suratıma pis pis miyavladı. it oğlu it.
    #237129 istenc | 4 yıl önce
    2anket