1. sezonun ilk üç maçı itibariyle çıldırmış pivottur kendileri. şu anda ondan daha iyi bir oyun kurucu yok basketbolda.

    oyun kuruculuğu sadece asist olarak görmemek lazım. oyun kurmanın bir kaç aşaması vardır. ilk önce rakibi, sonra kendi takım arkadaşlarınızı görmeniz gerekir. sonra pozisyon almak gerekir. aslında eski tip oyun kurucular guard olduğu için, pozisyon alma dertleri çok fazla yoktu çünkü topla buluştukları noktaların genelde dışarıda olması onlara yeterli açıyı veriyordu. ancak jokic pota altı dahil, topla her yerde buluştuğu için, pası atma aşamasında aldığı pozisyonda önemli oluyor haliyle. bir kaç derece sağa sola fazla dönse, yarım adım içeri veya dışarı taşsa savunmacısı en azından pas opsiyonunu kesebilir. bunun üstesinden öncelikle oyun bilgisiyle geliyor. fundamental olarak çok üst seviyede. neredeyse hiçbir hareketi yanlış değil. bununla beraber 2.13 metre boyunda bir adam için akıl almaz bir el kol kordinasyonu vardır.

    şöyle anlatayım sinirsel iletimin hızı en hızlı yerde 120m/s olarak geçer. tabi bu en hızlı olduğu yerler. kasılma hareketlerinin bir kısmında 30-40 m/s olabiliyor bu hız. dolayısı ile çok büyük, çok uzun vücutlara sahip kimselerin bırakın çevik hareketler yapmasını, düzgün el ve kol kordinasyonuna sahip olması bile önemli bir şey. zaten antrenörler şunu söyler: "2.10 metre boyunuz varsa, düzgün bir el kol kordinasyonuna sahipseniz nba'de oynayabilirsiniz". bu boyda cidden önemli bir özellik. jokic ise bunun tavan yapmış hali. evet, çok çevik görünmüyor olabilir ama gerçekten o boy ve kilo için çevik. ayrıca akıl almaz bir el kol kordinasyonu var. yani basketbol bilgisi muhteşem bir fiziksel özellikle birleşmiş.

    iş böyle olunca uzun boy oyun kurmada bir avantaj daha sağlıyor: oyunu yukarıdan görmek. bu oyunu daha rahat görmeyi sağladığı gibi, pasları da defans oyuncusunun üzerinden verebilmeyi sağlıyor. bu aslında çok göz ardı ediliyor olabilir ancak alçak postta pas opsiyonu azalan birisi için muazzam bir çıkış yolu. jokic çevresini de çok iyi kontrol ettiği için, ölü açı diyebileceğimiz bir çok pozisyonda terse pas atarak asist yapabiliyor.

    bunun yanında şut yeteneği de oldukça iyi. dolayısı ile onun sadece pasını savunarak idare edemiyorsunuz. mesela ben simmons hiç şut atamadığı için, sadece driplingini kontrol ettiğinizde dahi savunmadan istediğiniz bir çok şeyi yerine getirmiş oluyorsunuz. jokic ise öyle değil. hangi taraftran savunursanız savunun, sizi öbür taraftan vurabiliyor.

    20 yıldır aktif olarak basketbol izliyorum, hatta bu sporu o kadar çok seviyorum ki bir çok eski maçı bile internetten izlemişimdir. ben böyle bir hücum gücü görmedim. gerçekten muazzam, gerçekten kusursuz. böyle bir oyuncuyu izlemenin keyfi gerçekten tarifsiz.
    #235812 marophat | 4 yıl önce
    0basketbolcu