Hem derin biri olabilmeyi hem de yüzeyde kalabilmeyi başarmış, siyasi düşünceler noktasında kendini yetiştirememiş fakat duygulu bir şair olan nihal atsız. Yukarlarda bir arkadaş yazmış, “atı yoksa at alsınlar” diye. attan daha yüce şeylere ihtiyacı varmış, olmamış :)
Kendisini siyah dünya şiiriyle tanımış, sevmiştim. Madem hoş anılmak ile derdi yok onun hakkındaki ikilemde kalan düşüncelerimle siyah dünya’ yı okuyup, kendisini analım.
“Bana gözlerini gönderme mektuplarında can,
Mavilere alışık değilim ben.
Yıllar var ki siyah bir yalnızlık büyür şiirlerimde.
Her şeyim karadır benim, kaderim gibi.
Kaç mevsim ki, zifir bir gece uzar gider;
Hiç sabah olmaz gözlerimde..
Bana gülüşlerini gönderme mektuplarında can,
Yıllar var ki, bu kalem sevinçleri hiç yazmadı.
Gamzelerini anlatamam kırık dökük mısralarımda,
Dertle bütünledim ben kendimi söylemiştim.
Ne zaman gülmeye kalksam biraz buruksu,
Tebessümler en ufak olur dudaklarımda..”