puslu ve soğuk bir gündü. fırına gittim sıcak ekmek hayali ile fırına girdiğimde, fırıncının sıcak ekmek olmadığı yüzünden okunuyordu besbelli ama bir umuttur dedim "iki ekmek verir misiniz? sıcak olsun lütfen" dedim, fırıncı tedirgin bir bakış attı yüzüme ikimiz de çok gerilmiştik bu gergin hava birden çıkıp gelen beyaz atletli ve beyaz önlüklü kıllı kolları ile sıcak ekmek kasası taşıyan çırağın "ekmek çıktı" nidası ile bozulmuştu bu öyle bir nidaydı ki sanki soğuk puslu hava gitmiş bahar gelmiş, kuşlar cıvıldamış, denizler şavkımıştı, fırıncı sıcak ekmeği yürümeyi yeni öğrenmiş bebek telaşı ile kağıda sardı ve bana verdi. mutlu mesut eve geldim sıcak ekmeğin arasına tereyağını sürdüm uzun süre tereyağının sıcak ekmekle giriştiği o mükemmel ilişkiyi izledim ve ardından gelen beyaz peynirin serin esintisi ile dağılan eşsiz buharın sıcaklığı adeta yüzüme buseler konduruyordu. bilgisayarımın başında sıcak çayımla beraber ekmek arası peynirimi yerken youreads' de kulzos başlığını gördüm ve " allah allah ne ola ki acaba" dedim ve inceledim, üye oldum.